Dr. Odyolog Emel Uğur, baş dönmesi, sersemlik hissi ve denge kaybı şikâyetleriyle başvuran hastaların değerlendirilmesinde kullanılan VNG (Videonistagmografi) testinin, iç kulak ve denge sistemine ait problemlerin tanısında son derece önemli bir yer tuttuğunu belirtti. Günlük yaşamı ciddi şekilde etkileyebilen bu şikâyetlerin, doğru tanı konulmadığında uzun süreli ve tekrarlayıcı hale gelebildiğini ve bireylerin yaşam kalitesine önemli düzeyde etkisi olduğunu vurguladı.

VNG testinin, göz hareketlerini kaydederek denge sisteminin nasıl çalıştığını değerlendiren ileri bir tanı yöntemi olduğunu ifade eden Dr. Odyolog Emel Uğur, “Denge sistemi; iç kulak, gözler ve merkezi sinir sisteminin birlikte çalışmasıyla sağlanır. VNG testi, özellikle iç kulak kaynaklı baş dönmelerinin ayırt edilmesinde objektif veriler sunar” dedi. Test sırasında özel kameralarla donatılmış gözlükler aracılığıyla göz hareketlerinin kayıt altına alındığını belirtti.

Baş dönmesinin her zaman aynı nedene bağlı olmadığını vurgulayan Emel Uğur, “Vertigo (Baş dönemsi), denge kaybı (Dizziness)i; iç kulak hastalıkları, sinir sistemi sorunları ya da farklı sistemik nedenlerle ortaya çıkabilir. Bu nedenle şikâyetin kaynağını doğru belirlemek, tedavinin başarısını doğrudan etkiler” açıklamasında bulundu. VNG testinin bu noktada ayırıcı tanıda önemli katkı sağladığını ifade etti.

YÖK, lisansüstü eğitimde denklik şartlarını güncelledi
YÖK, lisansüstü eğitimde denklik şartlarını güncelledi
İçeriği Görüntüle

VNG testinin hangi durumlarda uygulandığına da değinen Dr. Odyolog Emel Uğur, sık tekrarlayan baş dönmesi atakları, denge kaybı, düşme hissi, mide bulantısı eşliğinde vertigo ve kulak hastalıklarından şüphelenilen durumlarda bu testin sıklıkla tercih edildiğini söyledi. Ayrıca kulak çınlaması ve işitme kaybı ile birlikte seyreden denge problemlerinde de VNG testinin yol gösterici olduğunu belirtti.

Testin hasta açısından konforlu ve güvenli olduğunu vurgulayan Emel Uğur, “VNG testi cerrahi bir işlem değildir ve genellikle 45–60 dakika içinde tamamlanır. Test sırasında bazı bölümlerde kısa süreli baş dönmesi hissi oluşabilir ancak bu durum geçicidir” dedi. Test öncesinde hastaların bazı ilaçları kullanmaması ve özel hazırlık kurallarına uyması gerektiğini de sözlerine ekledi.

VNG testinin sonuçlarının, hastaya uygulanacak tedavi planını doğrudan etkilediğini belirten Dr. Odyolog Emel Uğur, “Test sonuçlarına göre hastanın vestibüler rehabilitasyon programına yönlendirilmesi, medikal tedavi planlanması ya da farklı branşlara yönlendirilmesi mümkün olur. Bu nedenle VNG, sadece tanı koymakla kalmaz, tedavinin yol haritasını da çizer” dedi.

Denge problemlerinin yaşam kalitesini ciddi şekilde düşürebileceğini vurgulayan Emel Uğur, bu sorunların ihmal edilmemesi gerektiğine dikkat çekti. “Baş dönmesiyle yaşamak zorunda değilsiniz. Doğru tanı ve uygun terapiyle birçok denge problemi kontrol altına alınabilir” şeklinde konuştu. Özellikle yaşlı bireylerde denge bozukluklarının düşme riskini artırdığına ve bu durumun ciddi sonuçlar doğurabileceğine değindi.

VNG testinin, kulak burun boğaz uzmanları ve nöroloji hekimleriyle iş birliği içinde değerlendirilmesi gerektiğini belirten Dr. Odyolog Emel Uğur, multidisipliner yaklaşımın tanı ve tedavi başarısını artırdığını ifade etti. “Odyolojik testler, klinik muayene ve görüntüleme yöntemleri birlikte ele alındığında çok daha net sonuçlar elde edilir” dedi.

Dr. Odyolog Emel Uğur, VNG testinin baş dönmesi ve denge bozukluklarının anlaşılmasında vazgeçilmez bir tanı aracı olduğunu vurgulayarak sözlerini şöyle tamamladı: “Denge problemleri kader değildir. VNG testi sayesinde sorunun kaynağı net şekilde ortaya konabilir ve kişiye özel tedavi planlarıyla hastalar güvenli bir şekilde günlük yaşamlarına dönebilir.”