Kamu Denetçiliği Kurumuna başvuran sağlık memuru; 2020 yılının sonundan itibaren hiçbir objektif gerekçe sunulmaksızın sırasıyla Satın Alma, Ayniyat ve Ameliyathane birimlerinde görevlendirildiğini iddia etti. Özellikle 2025 yılının Eylül ayında, okul dönemi başlamadan hemen önce ve mesai bitimine dakikalar kala acil ihtiyaç gerekçesiyle ameliyathaneye görevlendirilmesinin aile düzenini ve çalışma dengesini sarstığını belirtti. Başvuran ayrıca; hakkında şikayette bulunduğu idari amirin süreçlerde yer aldığını, rapor süreçlerinde baskı gördüğünü, kurum içinde dışlanarak hakkında dedikodu yapıldığını ve soruşturma sürecinde tarafsız davranılmadığını savunarak yaşananların sistematik mobbing niteliği taşıdığının tespit edilmesini talep etti.
Valilik ve Hastane Yönetimi: "Uygulama Kişiye Özel Değil, Hizmet Gerekliyor"
Balıkesir Valiliği İl Sağlık Müdürlüğü aracılığıyla savunma yapan hastane yönetimi ise 350 yataklı ve tıp fakültesi afiliye hastanesinin çok yoğun bir sağlık hizmeti sunduğunu bildirdi. Hastanede görev yapan 102 tıbbi sekreterden 72'sinin saha ve kliniklerde, 30 kadarının ise idari birimlerde istihdam edildiğini belirten idare şu savunmalara yer verdi:
-
Görev yeri değişikliklerinin 657 sayılı Kanun ve ilgili yönetmelikler çerçevesinde, tamamen hizmetin aksamaması ve personel ihtiyacının karşılanması amacıyla yapıldığı.
-
Değişikliklerin aynı unvan ve kadro kapsamında, mali ve özlük haklarında herhangi bir kayıp yaratılmaksızın, ortalama 2 ila 2.5 yıllık aralıklarla gerçekleştirildiği ve uygulamanın yalnızca başvurana özgü olmadığı.
-
Başvuranın rapor onay süreci ve dilekçelerine ilişkin idari işlemlerin olağan prosedürler çerçevesinde yürütüldüğü, iddiaları destekleyecek somut ve objektif bir delil bulunmadığı.
KDK: "Kasıtlı ve Sistematik Bir Taciz Unsuruna Rastlanmadı"
Dosyayı ve ilgili mevzuatı inceleyen Kamu Denetçiliği Kurumu, Anayasa Mahkemesi kararlarına atıfta bulunarak mobbingin; belirli bir kişiyi hedef alan, sürekli, sistematik ve kasıtlı bir şekilde aşağılama, dışlama, yıldırma veya çalışma şartlarını ağırlaştırma eylemleri bütünü olması gerektiğini hatırlattı.
İl Sağlık Müdürlüğü tarafından yürütülen incelemelerde, birim değişikliklerinin Yataklı Tedavi Kurumları İşletme Yönetmeliği'ne uygun olduğunun tespit edildiği, başvuranın daha sonra Evrak Kayıt Biriminde "Birim Sorumlusu" olarak görevlendirildiği vurgulandı. Dosya kapsamında idarenin başvuranı aşağıladığına, kötü muameleye tabi tuttuğuna veya takdir yetkisini kamu yararı aleyhine kullandığına dair somut bir veriye rastlanmadığı ifade edildi.
İdareye "Çalışan Konforu" Uyarısı
Talebi hukuka uygun bulmayarak reddeden KDK, buna karşın iyi yönetim ilkelerine dikkat çekerek şu hatırlatmalarda bulundu:
-
İdarelerin kamu hizmetini yürütürken gerekli önlemleri alması esas olmakla birlikte; iyi yönetim ilkelerini benimseyen kurumların, personelin motivasyonunu, ihtiyaçlarını ve huzur içinde çalışmasını ön planda tutması gerekmektedir.
-
Çalışanların çalışma arzusunu ve tatminini artıracak tedbirlerin alınması, çalışma konforunun sağlanması kurumsal hedeflere ulaşmada kritik önem taşımaktadır. Bu hususun idareye hatırlatılmasına gerek duyulmuştur.
Açıklanan gerekçelerle başvuru reddedilirken, kararın ardından idari yargı yolu açık bırakıldı.




