31 Ekim 2026 tarihli ve 33416 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 201 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile 112 Acil Çağrı Merkezlerinin teşkilat yapısında kapsamlı değişikliğe gidildi.

Düzenlemeyle birlikte 112 Acil Çağrı Merkezlerinin mevcut yapısı yeniden düzenlenirken, hizmetlerin ülke genelinde tek merkezden belirlenen standartlar doğrultusunda yürütülmesi hedefleniyor.

112 ACİL ÇAĞRI VE KOORDİNASYON GENEL MÜDÜRLÜĞÜ KURULDU

İçişleri Bakanlığı merkez teşkilatına 112 Acil Çağrı ve Koordinasyon Genel Müdürlüğü ekleniyor.

Yeni genel müdürlükle birlikte 112 hizmetlerinin standartlarının belirlenmesi, uygulamaların izlenmesi, kurumlar arası koordinasyonun geliştirilmesi ve hizmet kalitesinin artırılması amaçlanıyor.

Genel Müdürlüğün görevleri arasında;

  • Acil çağrı hizmetlerine ilişkin standart, usul ve esasları belirlemek,

  • Acil çağrı hizmetlerinin ülke genelinde etkin ve kesintisiz yürütülmesini sağlamak,

  • Çağrı merkezlerinin hizmet kalitesini izlemek ve değerlendirmek,

  • Personelin hazırlayıcı ve hizmet içi eğitimlerini planlamak,

  • Acil yardım kurumları arasında koordinasyonu sağlamak,

  • Ulusal operasyon merkezleri, santral ve iletişim sistemlerini geliştirmek,

  • Yapay zekâ destekli karar sistemleri ve büyük veri analiz altyapılarını oluşturmak,

  • Siber güvenlik ve felaket kurtarma merkezlerini kurmak,

  • Acil çağrı hizmetlerinde teknolojik gelişmeleri takip etmek ve uygulamak

gibi önemli sorumluluklar bulunuyor.

81 İLDE YENİ MÜDÜRLÜKLER KURULACAK

Düzenlemenin en önemli değişikliklerinden biri, 112 Acil Çağrı Merkezlerinin mevcut idari yapılanmasının değiştirilmesi oldu.

Kapsam dışı kalan geçici görevlendirmeler 1 ay içinde bitecek
Kapsam dışı kalan geçici görevlendirmeler 1 ay içinde bitecek
İçeriği Görüntüle

Önceki sistemde büyükşehir bulunan illerde Yatırım İzleme ve Koordinasyon Başkanlığı (YİKOB), diğer illerde ise valilik bünyesinde faaliyet gösteren 112 Acil Çağrı Merkezleri, yeni düzenlemeyle tüm illerde İl 112 Acil Çağrı ve Koordinasyon Müdürlükleri adı altında yapılandırılacak.

Böylece iller arasındaki teşkilat farklılığı ortadan kaldırılarak ortak bir idari yapılanmaya geçilecek.

Yeni sistemde acil yardım müdahale hizmetiyle görevli kamu kurum ve kuruluşlarının çağrı hizmetini yürüten personeli, ilgili mevzuat çerçevesinde bu müdürlüklerde görevlendirilecek.

PERSONEL GÖREVLENDİRMELERİNDE ÖNEMLİ DEĞİŞİKLİK

Kararnamenin 112 çalışanlarını yakından ilgilendiren en önemli düzenlemelerinden biri de personel görevlendirme hükümlerinde yapılan değişiklik oldu.

Önceki düzenlemede, yeterli personel bulunmaması halinde valiliklere; personelin kadrosuna, görev yerine ve unvanına bakılmaksızın uzman, sözleşmeli personel ve memurları 112 Acil Çağrı Merkezlerinde görevlendirme imkânı tanınıyordu.

Yeni düzenlemeyle bu özel yetki hükmü kaldırıldı.

Ayrıca 112 Acil Çağrı Merkezlerinde 375 sayılı KHK'nin ek 25'inci maddesi kapsamında geçici görevlendirme yapılmasına ilişkin özel hüküm de yürürlükten kaldırıldı.

Bu değişiklikle birlikte 112 merkezlerindeki personel ihtiyacının karşılanmasında ilgili kurumların kendi personel mevzuatı ve görevlendirme usullerinin esas alınması öngörülüyor.

Önemli bir ayrıntı: Bu hükümlerin kaldırılması, kamu idarelerinin diğer kanun ve mevzuatlardan kaynaklanan bütün görevlendirme yetkilerinin sona erdiği anlamına gelmiyor. Ancak eski düzenlemedeki kadro, yer ve unvan gözetilmeksizin görevlendirmeye imkân veren özel yetki artık bulunmuyor.

SAĞLIK BAKANLIĞI PERSONELİ AÇISINDAN NE DEĞİŞECEK?

112 Acil Çağrı Merkezlerinde sağlık hizmetlerine ilişkin çağrıların karşılanması, değerlendirilmesi ve ilgili sağlık ekiplerine yönlendirilmesi süreçlerinde görev yapan personel açısından yeni düzenleme dikkat çekiyor.

Kararnamede, acil yardım hizmetiyle görevli kurumların çağrı hizmetini yürüten personelini ilgili mevzuat uyarınca il müdürlüklerinde görevlendireceği hükme bağlanıyor.

Bu kapsamda sağlık hizmetleri için görevli personelin de yeni il müdürlüğü yapılanmasında görev alması öngörülüyor.

Ancak düzenlemede sağlık personelinin Sağlık Bakanlığı kadrosundan çıkarılması, İçişleri Bakanlığı kadrosuna geçirilmesi veya bütün personelin otomatik olarak başka görevlere atanması yönünde bir hüküm bulunmuyor.

Dolayısıyla personelin kadro ve kurum bağı, özlük hakları, çalışma koşulları ve görevlendirme usullerinin ilgili mevzuat çerçevesinde değerlendirilmesi gerekiyor.

YİKOB BÜNYESİNDEKİ 112 YAPILANMASI SONA ERİYOR

Yeni düzenlemeyle Yatırım İzleme ve Koordinasyon Başkanlıklarının görev tanımındaki acil çağrı hizmetlerine ilişkin ifadeler de kaldırıldı.

Böylece 112 Acil Çağrı Merkezlerinin YİKOB ve valilik bünyesinde farklı şekilde örgütlenmesine dayanan mevcut sistem yerine, bütün illerde ortak bir müdürlük yapılanmasına geçiliyor.

Geçiş sürecinde YİKOB'ların kullanımında bulunan 112 hizmetlerine ilişkin taşınır, araç, gereç, kayıt, doküman, hizmet sunucuları ve bilgi sistemleri yeni il müdürlüklerine devredilmiş sayılacak.

MEVCUT MÜDÜRLERİN KADRO VE UNVANLARI DEĞİŞTİRİLDİ

2 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin kadro cetvellerinde yapılan değişiklikle mevcut "112 Acil Çağrı Merkezi Müdürü" kadroları, "İl 112 Acil Çağrı ve Koordinasyon Müdürü" olarak değiştirildi.

Bu kadrolarda görev yapanlar, kadro dereceleriyle yeni kadrolara başka bir işleme gerek kalmaksızın atanmış sayılacak.

Böylece mevcut müdürler açısından yeniden atama süreci öngörülmeden unvan değişikliği gerçekleştirilecek.

YENİ DÖNEMDE BEKLENTİ: STANDART, KOORDİNASYON VE PERSONEL HAKLARI

112 Acil Çağrı Merkezlerinde gerçekleştirilen bu yapısal değişikliğin uygulamada nasıl hayata geçirileceği önem taşıyor.

Özellikle sağlık personelinin görev tanımlarının, çalışma usul ve esaslarının, vardiya ve nöbet düzeninin, özlük haklarının ve kurumlar arası sorumluluk sınırlarının açık biçimde belirlenmesi gerekiyor.

Yeni yapılanmanın yalnızca idari bir değişiklik olarak kalmaması; 112 hizmetlerinde görev yapan tüm personelin çalışma koşullarını iyileştiren, görev karmaşasını ortadan kaldıran ve kurumlar arası koordinasyonu güçlendiren bir sisteme dönüşmesi bekleniyor.

112 hizmetlerinin temelinde insan hayatı vardır. Bu hizmetin kesintisiz ve etkin yürütülmesi kadar, bu sorumluluğu taşıyan personelin haklarının korunması, görev güvencesinin sağlanması ve çalışma koşullarının adil biçimde düzenlenmesi de büyük önem taşımaktadır.