Sağlık Bakanlığı tarafından yayımlanan yeni “Disiplin Amirleri Yönetmeliği”, teşkilat yapısında dikkat çeken değişiklikleri beraberinde getirdi. Yönetmelik ile birlikte, uzun süredir uygulanan klasik hiyerarşik yapıdan kısmen uzaklaşıldığı ve bazı ara kademe yöneticilerin devre dışı bırakıldığı görülüyor.
personel sağlık
İl sağlık müdürlükleri özelinde en dikkat çeken değişimlerden biri, başhekimlerin bağlılık yapısında yaşandı. Daha önce sağlık müdürlüğü bünyesindeki ilgili başkanlıklara bağlı olarak görev yapan başhekimler, yeni düzenleme ile doğrudan İl Sağlık Müdürü’ne bağlandı. Yapılan bu bypass , karar alma süreçlerinde hız ve doğrudanlık sağlama amacı taşısa da, ara yönetim kademelerinin etkisinin azalması yönünde yorumlanıyor.
Makamları var ama disiplin amiri değiller : Başkan yardımcısı, şube müdürü ve uzmanlar artık disiplin amiri değil !
Benzer bir dönüşüm müdürlük bünyesindeki personel yapısında da gerçekleşti. Önceki sistemde uzmanlar ve başkan yardımcıları üzerinden yürüyen hiyerarşik bağlılık yapısı değiştirilerek, tüm memurun doğrudan başkana bağlandığı görülüyor. Bu durum, klasik disiplin amirliği zincirinin dışına çıkıldığı eleştirilerini beraberinde getirdi.
Hastane tarafında ise başhekim yardımcılarının yetki ve sorumluluklarının artırıldığı dikkat çekiyor. Yeni düzenleme ile başhekim yardımcılarının disiplin süreçlerindeki rolü güçlendirilerek, hastane içi yönetimde daha aktif bir konuma getirildiği değerlendiriliyor.
Öte yandan, hukuk birimlerinde görev yapan avukatların yanı sıra düz memurların da doğrudan İl Sağlık Müdürü’ne bağlanması, yönetmelikteki en çarpıcı değişikliklerden biri olarak öne çıkıyor. Bu durum, hem iş yükü hem de idari denetim açısından yeni tartışmaları beraberinde getirebilir. Örneğin destek hizmetleri başkanlığından çalışan bir memurun disiplin amiri destek hizmetleri başkanı iken hukuk biriminde çalışan bir memurun disiplin amiri il sağlık müdürü oldu. Avukatlar ve destek yada personel başkanı bypas edildi.
Genel çerçevede değerlendirildiğinde, yeni Disiplin Amirleri Yönetmeliği ile birlikte alışılmış “sıradan” hiyerarşik yapının dışına çıkıldığı ve daha merkeziyetçi bir modelin benimsendiği görülüyor. Ancak bu modelin sahadaki etkileri, uygulama sürecinde daha net ortaya çıkacak.




