İZMİR – İzmir İl Sağlık Müdürlüğü’nün banka promosyon anlaşması ve ihale sürecinde ortaya çıkan ciddi iddialar, yaklaşık 45 bin sağlık çalışanını ilgilendiren bir skandala dönüştü. Genç Sağlık Sendikası İzmir Şubeleri, sürecin başından itibaren hukuka ve kamu yararına aykırı şekilde yürütüldüğünü savunarak, konuyu Sağlık Bakanlığı Teftiş Kurulu’na taşıdı ve hukuki sürecin başlatıldığını duyurdu.
Sendika yetkilileri, ihale sürecinde şeffaflık eksikliği, çalışan aleyhine düzenlemeler ve kamu zararına yol açabilecek maddelerin bulunduğunu belirterek, sürecin artık sadece bir promosyon meselesi olmadığını, bir hak, adalet ve hesaplaşma meselesine dönüştüğünü vurguladı.
“Bu promosyon anlaşması artık yok hükmündedir. Derhal feshedilmeli ve günümüz ekonomik şartlarına uygun, adil ve şeffaf bir ihale yapılmalıdır. 45 bin sağlık çalışanı, masa başında kaybettirilmemeli ve bankalara kurban edilemez” ifadelerini kullanan Genç Sağlık Sendikası İzmir Şubeleri Başkanı Özgür Yıldırım, sürecin tüm boyutlarıyla hukuki takibinin yapılacağını belirtti.
İhale Süreci ve Usulsüzlük İddiaları
30 Kasım 2021’de başlayan 5 yıllık promosyon anlaşması, 8 Mart 2023’te yapılan yeni bir ihale ile bir kez daha 5 yıl uzatıldı. Aynı dönemde Türkiye genelinde yapılan 3 yıllık ihalelerde daha yüksek bedeller oluştuğu göz önüne alındığında, İzmir’deki rakamların düşük kalması ciddi bir mağduriyet yaratıyor.
Süreçle ilgili dikkat çeken diğer iddialar ise şunlar:
• İhale dosyalarına erişim sağlanamaması, şeffaflık eksikliğini ortaya koyuyor.
• 15 bankanın davet edildiği iddia edilmesine rağmen yalnızca İhale kararında ihaleye altı bankanın katıldığı belirtilmiş. Ancak üç bankanın teklifinin yer aldığı görülmektedir. Diğer üç banka teklif vermedi mi, teklif verdiyse teklifleri değerlendirilmedi mi, veya teşekkür mektubu mu verdiler. Bununla ilgili açık bir ifade yok …diğer bankaların sürece neden dahil edilmediğine dair ciddi soru işaretleri yaratıyor.
• Tek kalan bankanın ikinci teklifinde bazı gruplara yapılan orantısız artışların gerekçesi açıklanmamış durumda.
Genç Sağlık Sendikası yetkilileri, bu durumun sadece bir ihale hatası olmadığını, çalışanların hakkının sistematik olarak gasp edildiğinin kanıtı olduğunu belirtiyor.
Sözleşme Maddeleri ve Kamu Zararı
Sözleşmenin bazı maddeleri, doğrudan kamu zararına yol açabilecek nitelikte. Özellikle erken fesih durumunda kurumun bankaya yüksek faizle geri ödeme yapmak zorunda bırakılması, çalışanların ve kurumun bankalara mahkûm edildiğini gösteriyor.
Ayrıca sözleşme metninde yer yer “kurum” yerine “kuruluş” ifadesinin kullanılması, metin üzerinde sonradan oynama yapıldığı şüphesini artırıyor. Sendika, bunun basit bir hata olmadığını, ciddi bir güven krizini işaret ettiğini ifade ediyor.
Temsil Krizi ve Sendikanın Tepkisi
Sağlık-Sen yöneticilerinin protokolde yer alması, İzmir’de sağlık çalışanlarının nasıl bir temsil boşluğu ile karşı karşıya bırakıldığını ortaya koyuyor. Genç Sağlık Sendikası, sağlık çalışanlarının haklarının korunması için hukuki sürecin sonuna kadar takip edileceğini ve sürecin üzerinin örtülmesine izin verilmeyeceğini duyurdu.
Yıldırım, sürecin çözümüne yönelik yapıcı yaklaşımı nedeniyle İzmir İl Sağlık Müdürü Doç. Dr. Ayhan Kul’a teşekkür ettiklerini ancak bunun yeterli olmadığını vurguladı:
“Bu yaklaşım somut adımlarla desteklenmeli, mağduriyetler hızla giderilmeli. Aksi takdirde 45 bin sağlık çalışanının hakkı bir kez daha görmezden gelinmiş olur.”
Hukuki Süreç ve Hesap Sorulacak
Genç Sağlık Sendikası, promosyon sürecinde emeği ve hakkı gasp edilen sağlık çalışanları için hukuk yolunun sonuna kadar takip edileceğini ve sorumluların hesap vermesini sağlayacaklarını duyurdu.
“Bu artık sadece bir promosyon meselesi değil. Bu, bir hak mücadelesidir. Bu, bir adalet meselesidir. Ve bu, kaçınılmaz bir hesaplaşmadır.”





