Hekimden, Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’ya Açık Mektup

Milas Devlet Hastabesi hekimlerinden Genel Cerrah Opr. Dr. Süleyman Koç; hekimlerin içinde bulunduğu sorunlar, sağlıkta şiddet olayları, hekimlerin siyasiler ve imamlar tarafından hedef gösterilmesi vd. konularda, Sağlık Bakanı Fahrettin Koca'ya facebook hesabı üzerinden bir açık mektup yayınladı. Koç, hekimlerin içinde bulundukları zor çalışma koşullarını, ücret adaletsizliğini ve döner sermayaden yararlanamadıklarını dile getirdi...

Hekimden, Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’ya Açık Mektup

Sayın Hekim büyüğüm Dr. Fahrettin Koca,

Siz benim sağlık bakanımsınız ama bu sıfatınızla size yazmak istemedim. Sağlık bakanı olarak size yazsaydım aklımdaki kelimelere sahip olamayıp size saygısızlık edebilirdim. Siz de hatırlar mısınız bilmiyorum, eğitim hayatımızda Deontoloji adında bir dersimiz vardı. Hekim büyüklerimize saygılı olmamız öğretilirdi. O nedenle size hekim büyüğüm olarak hitap edersem saygımı koruyabileceğimi düşünerek bu sıfatınızla size yazıyorum.

29 YILDIR HEKİM OLARAK HİZMET VERİYORUM

29 yıldır ülkeme hekim olarak Devlet hastanesinde hizmet ediyorum. Siz bazen Twitter’dan, bazen mesajla bize ulaşıyorsunuz. Ne düşündüğünüzü anlatıyorsunuz. Bende size biz ne düşünüyoruz anlatmaya çalışacağım. Şiddet ile başlayalım Hekim büyüğüm. 29 yılda her zaman sorunlarımız vardı. On beş yıl önce şiddet ile ilgili sorunumuz diğer devlet kuruluşlarından daha fazla ya da az değildi. 2004 yılında SABİM ile başlayan kamu yararı adı altında sağlıkçılar için şikâyet hatları oluşmaya başladı.

Sabim yetmedi, hasta hakları için hastanenin her yerine şikâyet kutuları kondu. Derdimiz şikâyet edilmek değil. Elbette insanların hak arama kanalları açık tutulmalı. Ama bu sistemlere gelen binlerce saçma sapan şikâyet için bizlerden bilgi adı altında yazılı savunma istediniz. Bu şikâyetleri haksız yapanlar için hiçbir yaptırım düşünülmedi. Bu şikâyetlerden tehdit içerenlerle ilgili hiçbir hukuki yaptırım uygulanmadı. Hekimleri istediğiniz gibi şikâyet edebilirsiniz, tehdit edebilirsiniz algısı buralarda başladı. ( Siz şimdi Sabim kapatacağınızı söylüyorsunuz. Sanırım benim düşüncemi doğruluyorsunuz.) Şiddet yavaş yavaş görünür olmaya başladı. Hiçbir şey yapılmadı.

SİYASİLER, HEKİMLERİ HEDEF GÖSTERDİ

Sağlık sisteminin tüm tıkanıklığının nedeni hekimler olarak bizzat siyasiler tarafından hedef gösterilerek yapıldı. Kimse bir şey yapmadı. Çığ gibi şiddet büyüyünce bakanlığımız bir şey yapmak gerekir diye Beyaz kod sistemi oluşturuldu. Artık bizi döven, söven, hakaret edenler için bizim de şikâyet edeceğimiz bir sistem vardı. Beyaz kod sistemi şiddeti azalttı mı? Hayır çığ gibi büyümeye devam etti. Ne işe yaradı sağlıkçıların gazını almak dışında hiçbir işe yaramadığını sizde benim kadar biliyorsunuz. 2004’e dönersek hekim büyüğüm bu şiddetin artmasının suçu biz hekimlere mi ait? Bize ait ise neler olduğunu yazarsanız o yanlışları yapmamaya çalışırız emin olun.

Sağlıkta dönüşümün bundaki payı nedir? Sağlıktaki sorunların nedeni olarak hekimleri gösteren siyasilerin suçu ne kadardır? Şiddeti azaltmak için yeterince çaba göstermeyen sağlık bakanlarımızın suçu ne kadardır? Bir düşünün, cevabınızı merakla bekliyorum. Üç gün önce sizin memleketinizde bir hekim kardeşimiz vahşice katledildi. Cenazeye katılmazsınız diye düşünmüştüm. Katıldınız, kendi memleketinizde sağlık çalışanları sizi protesto etti. Mutlu olmadığınıza eminim. Size haksızlık edildiğini mi düşündünüz? Size mi daha çok haksızlık edildi. Ekrem kardeşimize mi? Ya da Ekrem kardeşimizin kızlarına haksızlık mı daha büyük? Eşine annesine, babasına, sevdiklerine edilen haksızlık mı ne dersiniz? Ekrem kardeşimizi ben mi öldürdüm diye bana sorabilirsiniz.

İMAM DA BİZİ HEDEF GÖSTERDİ

Dün yine sizin memlekette Konya da bir imam bizim hedef gösteren açıklamalar yaptı. Sizin partinin genel başkan yardımcısı Rize de açıklamalar yaptı, ne dersiniz o açıklamalara, yine bizi hedef gösterdi. Sanki yatan hastayı, yoğun bakımda ki hastayı bırakıp grev yapmışız anlamında açıklama yaptı. Bir partinin başkanı bir hekim örgütü üzerinden hekimleri hedef gösterdi. Adana da 50 kişi hastaneyi basıp ölümle tehdit etti çalışanları. Bakıyorum bakanımız o kişilere iki çift laf eder mi diye... Baktım Twitter da 15 ağustos da her şey düzelecek

mesajı... Bana sorduğunuz sorunun cevabını siz verin hekim büyüğüm. Bizleri hedef gösteren İmam, hastaneyi basan magandalar, bizleri hedef gösteren siyasiler sizin için daha önemliyse yüz binlerce Hekim de Ekrem kardeşimin katledilmesinden kimlerin sorumlu olduğunu emin olun düşünüyorlar.

HEKİM OLARAK COVİDLİ HASTALARA BAKTIK. KORKMADIK MI?..

Hekim büyüğüm şanssız bir dönemde bakan oldunuz. Covid tüm dünyayı etkiledi. İnsanlar karısına, kardeşine, çocuğuna sarılamazken, öksüren, burnu akandan vebalı gibi kaçarken, yüz binlerce sağlık çalışanı canla başla çalıştık. Ben Genel Cerrahi uzmanı olarak o dönemde bir günde 200 kişiden fazla hastaya poliklinikte baktığım günler oldu. Bunların yaklaşık üçte biri Covid+ hastaydı. Bir günde yüzlerce insan bu hastalıktan ölüyordu. Korkmadık mı? İnsanız hekim büyüğümüz elbette korktuk. Çocuğumuz var okutulması gereken, yaşamak istediklerimiz var.

Resmi rakam sizde olduğu için tam sayı veremesem de en az bine yakın sağlık çalışanı Covid ile savaşırken bu ülke için canını verdi. Ölen sağlıkçılar görev başında ülke için savaşırken ölmedi mi Hekim büyüğüm? Şehitlik kavramının tamda anlamı bu değil mi? Hadi vazgeçtik şehitlikten, meslek hastalığı nedir Hekim büyüğüm?, yaptığın iş nedeniyle sağlığını ya da hayatını kaybedersen bu değil midir? Bu insanlar hayatlarıyla ödediler bu mücadeleyi. Gece yatağa girdiğinizde bu insanların çocukları hiç aklınıza geliyor mu diye merak ediyorum, vicdanınızda bir sızlama hissediyor musunuz?

COVİD 19 YİNE PATLADI. BEN NE YAPMALIYIM?

Covid yeniden patladı geliyor. Ne yapmalıyım ben hekim büyüğüm... Çocuklarımı, kendimi düşünüp bu mücadeleden kaçmaya mı çalışmalıyım? Ülkemi,  insanımı seviyorum ben. Utanırım böyle bir zamanda yapmam gerekeni yapmazsam... Bu savaşta hayatını veren şehitlerimizin çocuklarına sahip çıkmayan sizleri tüm sağlık çalışanları sevgiyle anacak bilmenizi isterim. Annesini, babasını kaybeden o çocukların hakkını bir gün alacağız. Diğer

tüm konular için sizi affedebilirim belki, ama ülkesi için ölen sağlıkçı kardeşlerim konusunda yapmadıklarınız için sizi affetmeyeceğim hekim büyüğüm. Hekimlerin ekonomik olarak getirdiğiniz yerle ilgili sayfalar dolusu yazabilirim siz de biliyorsunuz.

ÜCRET ADALETSİZLİĞİ

8 Temmuz 2022 de 18.962 TL maaş aldım. Önceden bu maaşın içindeki döner sermaye ayrıca yazılırdı, şimdi yazılmıyor. Yaklaşık 11.000 TL maaş, 8.000 TL döner sermaye ödemesi bu maaşın. Bu niye önemli ay sonu döner sermaye hesaplanırken bu maaş gibi verilen 8.000 TL bu sefer döner sermaye olarak hesaplanıp alacağımdan düşülecek. Son 4 yılın birçok ayında 0 TL döner sermaye aldım. İsterseniz son 4 yılda ay ay ne kadar döner sermaye almışım onu da yazarım. Tembel çalışmayan hekimlerden biri olduğum için mi alamıyorum?

Kendi hastanemde en çok çalışan ilk 10 hekim içine girdiğimi de sayılarda görebilirsiniz. Temmuz 2022 de il sağlık müdürü 51.000 TL, hastane başhekimi 45.000 TL maaş aldı. Bu hekim arkadaşlar, hasta muayenesi yapmazlar, ameliyat yapmazlar, bizim gibi gece gündüz, hafta sonu, bayram icap ve nöbet tutmazlar. Covid döneminde ben 53 yaşında, bu hastalığa yakalanırsam onlardan çok daha fazla ölüm riski taşımama rağmen, 200 covidli hasta bakarken, birçoğu benden genç bu yönetici hekim arkadaşlar odasında oturdular. Hasta ile işleri olmadığı için şiddete maruz kalmazlar, ameliyat yapmadıkları için milyon liralık davalara maruz kalmazlar.

Halkımızın hangi sağlık sorununu bu arkadaşlar gideriyor, bizim bilmediğimiz hangi özellikleriyle bu maaşı alıyorlar siz biliyor olmalısınız. Bakanlığınız kadrosunda hekim bile olmayan, uzman kadrosu adı altında 27.000 TL’den fazla maaş alan binlerce kişinin halkımızın sağlığını nasıl düzeltiyorlar konusuna hiç girmek istemiyorum. Sanırım onlarında benim ameliyat ile yapamadığımı yapacak gizli güçleri var. Hekim büyüğüm bu işleri yapan hekimlere hakkını vermeyip, hiçbir iş yapmayanlara verince aklımıza hastaneler işlemesin, sistem tıkansın diye bilerek mi yapılıyor diye çok kötü düşünceler geliyor hekimlerin aklına.

ÇALIŞMAYANA DEĞİL; ÜRETENE, ÇALIŞANA YÜKSEK MAAŞ VERİN

Sizden bir rakamı açıklamanızı istiyorum. Son dört yılda siz bakan olduktan

sonra özel hastanelerin sağlıktan aldığı pay artıyor mu, azalıyor mu? Bu konuda çok yazacak şey var ama siz biliyorsunuz zaten. Çözmek isterseniz sorun çok basit şekilde çözülür hekim büyüğüm. Çalışmayan, hiçbir riski olmayanlara verdiğiniz maaşları, çalışana, üretene verin, ne istifa eden olur, ne yurt dışına giden. Son dönemde en çok konuşulan şey algı yönetimi kavramı. Ben bu kavramdan şunu anlıyorum bir yalanı doğru gibi seçmene inandırmak. Hekim büyüğüm bizde üniversiteye girerken sizin kadar puan aldık, siz ne kadar akıllıysanız emin olun bizde o kadar akıllıyız. Beni akılsız yerine koymaya çalışmanız beni öfkelendiriyor Hekim büyüğüm.

Sayın Hekim büyüğüm size sorular sordum umarım cevap verirsiniz. Hiç birine cevap vermezseniz, son bir sorum olacak ona cevap verin lütfen. 4 yıldır bizim bakanımızsınız. Bu dört yılda siz olmasaydınız hangi konuda sağlık çalışanları ve halkın sağlığı daha kötü durumda olurdu? Buna bir cevap verin lütfen, bak en azından bu iyi olmuş diye yüreğimi soğutabileyim Hekim büyüğüm...

Saygılarımla.

Opr. Dr. Süleyman Koç-Haber ve İnsan

Ceren YILDIZ

YORUM EKLE
YORUMLAR
Sağlıksız sağlıkçı
Sağlıksız sağlıkçı - 1 ay Önce

Tebrik ediyorum yazıyı yazan büyüğümüzü bence yüzbinlerde aynı şeyleri yazmalıki belki cevap alabiliriz

Emekli Hekim
Emekli Hekim - 1 ay Önce

28 Yıl Önce Bakanımızın Memleketinde SSK Hastanesinde göreve başlayıp SSK Hastaneleri Devlet Hastanelerine Dönüştürülene Kadar Çalışma Barışı içinde Deontolojinin gerektirdiği şekilde çalışmış biri olarak böyle bir şiddet de yoktu, ücret adaletsizliği de yoktu. Herkes işini biliyor ve en kaliteli malzemelerle ameliyatlar yapılıyordu. Döner sermaye sisteminin amacı çalışmayan ya da az çalışan hekimleri çalıştırmaksa Atanan Başhekim ve Her Hastanede Yine Atanmış Başhekim Yardımcıları Mevcut. Bu idareciler performansı düşen hekimleri çalıştırmaktan sorumludur. Yahu Adı Üstünde HekimBaşı! Ne gerek var döner sermayeye. Hekime Hakettiği Maaşı verirsiniz olur biter. Hemşire ve sağlık memurlarında sorumlu zaten Başhemşirelik Makamı, Diğer personelden Sorulu olan da Hastane Müdürlüğü Mevcuttu. Bu idareciler Bostan Korkuluğu Değildi Sayın Bakanım. Konyalı olarak bilirsiniz Konya SSK Hastanesi Çok Okunan Gazetelerde “5 Yıldızlı SSK Hastanesi” diye 1. Sayfadan Haber Yapıldı. Bu konuda da Reisinizi Kandırmışlar Demek ki. Sosyal Yardım Yaparak Sosyal Devlet Olunmuyormuş. Keşke Devlet Hastanelerini SSK Hastanesine Dönüştürseydiniz. Antibiyotik, Ağrı Kesici gibi ilaçlarını üreten SSK yı ortadan kaldırmak çözüm değilmiş anlaşıldı. Yanlıştan Dönmek Erdemdir. Her Türk Vatandaşına Eşit Ücretsiz Sağlık Hizmeti ve Her Türk Hekimine Hakettiği Çalışma Şartlarının Gelmesi Dileğiyle.

Doğru söz
Doğru söz - 1 ay Önce

Hocam çok doğru söylemiş sayın bakanım Bursa’da bir hastane var arkadaş eş dost ahbap herkes başhekimin müdürün yanında çalışır hatta acil i bile mavidir hemen yakınında olan hastanede acil sayı 1000 kişiyi bulur mavi acil i olan hastanedeki doktor 20 hasta bakar aynı parayı alır müdürün arkadaşı geçici görevlendirme ile gelir alakasız işlerde çalışır pandemi olur bütün Bursa canla başla çalışır bir tek bu hastanenin personeli gitmez istemedikleri hariç şikayet edersin kimse bişey yapmaz il sağlık müdüründen randevu istersin randevu vermez sıkıntını anlatamazsın yani boşa koltuk işgali boşa ballı maaş birde emir vermiş hazret geçici görevlendirme de kimse kalmayacak diye bi tek o hastaneye laf geçiremedi o hastanenin başhekimini hiç kırmaz hep ricalarını bir emir gibi yerine getirir altındaki başkanlar takmadı bu emri göstermelik üç beş kişi yi gönderdiler o kadar yapamıyorsan o kadar maaş alıp koltuk işgal etmeseniz daha iyi olur gibi sayın il sağlık müdürü

SIRADAKİ HABER