Edinilen bilgilere göre, İstanbul Valiliği İl Sağlık Müdürlüğü bünyesindeki hastanede görevli hemşire hakkında, mesai arkadaşıyla "genel ahlak ve edep dışı davranışlar" sergilediği gerekçesiyle disiplin soruşturması başlatıldı. Hazırlanan inceleme raporunda; tarafların dinlenme alanı olarak kullanılan protez odasında tanıklarca uygunsuz halde görüldüğü, mesai saatlerinde aşırı samimiyet sergiledikleri ve bu durumun hastane içerisindeki çalışma barışını zedelediği tespiti yapıldı.
İdare tarafından yapılan değerlendirmede, mesai arkadaşının eşinin de aynı hastanede görev yaptığı vurgulanarak, yaşanan sürecin özel hayat sınırlarını aştığı, kurum güvenliği ile personel arasındaki güveni olumsuz etkilediği ifade edildi.
"Savunma Hakkım Kısıtlandı" İddiasına Red
Soruşturma sonucunda 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125/B-1 maddesi uyarınca kendisine "Kınama" cezası verilen hemşire, Kamu Denetçiliği Kurumu’na başvurdu. Başvurusunda, cezanın dayanağı olan kamera kayıtları ve tanık ifadelerinin tarafına verilmediğini, bu durumun masumiyet karinesi ile savunma hakkını ihlal ettiğini ileri sürerek cezanın kaldırılmasını talep etti.
Ombudsmanlık: "İşlem Usul ve Esas Yönünden Hukuka Uygun"
Başvuruyu inceleyen Kamu Denetçiliği Kurumu (KDK), idarenin işlemlerini inceleyerek nihai kararını verdi:
-
Usul Yönünden: Hemşirenin bilgi ve belge talebini disiplin cezası kesinleştikten sonra yaptığı, yasal savunma süresi içinde böyle bir talepte bulunmadığı belirtilerek savunma hakkının kısıtlanmadığı ifade edildi. Ayrıca yasal itiraz süresi içinde İl Disiplin Kuruluna başvurulmadığı için cezanın kesinleştiği vurgulandı.
-
Esas Yönünden: Hemşirenin ifadesinde iki yıldır süren ilişkiyi doğrulaması, tanık beyanları ve kurum içindeki huzursuzluklar göz önüne alındığında, verilen "kınama" cezasının mevzuata ve hukuka uygun olduğu sonucuna varıldı.
Kamu Başdenetçiliği, açıklanan gerekçeler doğrultusunda başvurunun şekil ve esas yönünden reddine karar vererek idarenin uyguladığı disiplin cezasını yerinde buldu.



