Ergün Atalay: İşçi, Memur ve Emeklinin Enflasyon Kayıpları Telafi Edilmeli

TÜRK-İŞ Genel Başkanı Ergün Atalay, Cenevre'deki Uluslararası Çalışma Konferansı'nda yaptığı konuşmada, emekçilerin yüksek vergiler ve enflasyon karşısında ezildiğini belirtti.

Atalay, İsviçre'nin Cenevre kentinde devam eden 114. Uluslararası Çalışma Konferansı'nda genel kurula hitap etti. Bu yılki toplantıda çalışma hayatının sorunlarının yanı sıra vicdan, adalet, barış ve insanlığın ortak geleceğini tartışacaklarını ifade eden Atalay, dünyanın zorlu bir dönemden geçtiğini söyledi.

Savaşlar, bölgesel çatışmalar, ekonomik krizler, yoksulluk ve eşitsizlik derinleşiyor. Teknoloji, yapay zeka ve dijital dönüşüm konuşulurken, çocukların, kadınların ve sivillerin bombalar altında yaşam mücadelesi verdiğine tanıklık ediyoruz. Barışı ve insan haklarını korumak için kurulan uluslararası kuruluşlar, büyük insani felaketler karşısında etkisiz kalıyor. Yıllardır aynı şeyleri tekrar etmekten öteye gidemiyoruz. Uluslararası hukuk ve sözleşmeler hala yürürlükte, ancak yaşanan acılar karşısında bu kurallar insanları koruyamıyor. Hukuk, güçlülerin çıkarlarına göre şekillendirilen bir araç haline geldi. Oysa hukuk, adaletsizlik karşısında mazlumu, haklıyı ve insan onurunu savunmalıdır.

Dijital Dönüşüm ve Güvencesizlik

Adaletin kişilere, ülkelere ve güç odaklarına göre farklı uygulanması devletler arasındaki güveni tüketiyor. Uluslararası sistem inandırıcılığını kaybediyor. Orta Doğu'daki savaşlar bunun çarpıcı örneklerinden biri. Silah tüccarları kazanç sağlarken, kadınlar, çocuklar ve bebekler ölüyor, şehirler yıkılıyor. Gazze'de yaşananlar insanlığın vicdanını yaraladı. Dünyanın büyük bir kısmı sessiz kalıyor. Eğer uluslararası toplum barışı ve hukuku korumakta yetersiz kalırsa, daha büyük krizler bizi bekliyor.

Konferansın gündeminde sosyal diyalog, platform ekonomisi ve eşitlik konuları var. Dijital dönüşüm, ciddi güvencesizlik sorunları getiriyor. Geçici ve güvencesiz çalışma modelleri sona ermeli; güvenceli, sürekli ve insan onuruna yakışır işler yaygınlaşmalıdır.

İş Kazaları ve Meslek Hastalıkları

Gelir dağılımındaki adaletsizlik derinleşiyor, emeğin milli gelirden aldığı pay geriliyor. Savaşlar ve ekonomik krizler nedeniyle tüm dünya yüksek enflasyonla karşı karşıya. Türkiye'de de emekçiler, yüksek vergiler ve enflasyondan kaynaklanan geçim zorluğu yaşıyor. Alım gücünü düşüren enflasyon, temel sorunların başında. İşçiler, memurlar, emekliler ve asgari ücretle çalışan milyonlarca kişinin enflasyon karşısındaki kayıpları telafi edilmeli. Kayıt dışı çalışma, milyonlarca işçiyi sosyal güvenlikten ve sendikal haklardan mahrum bırakıyor. Staj ve çıraklık mağdurlarının sorunları çözüm bekliyor. Taşeron çalışma sistemi, iş güvencesini ve sendikalaşma hakkını zayıflatıyor. Uzun çalışma saatleri, iş kazaları ve meslek hastalıkları çalışma hayatının ağır sorunları arasında. Bazı iş yerlerinde sendikal örgütlenme nedeniyle baskı ve işten çıkarılma kaygısı yaşanıyor.

Sendikal hakların etkin korunması demokratik çalışma hayatının temel şartı. Grev hakkı da dahil olmak üzere kamu çalışanlarının sendikal hakları ve 4688 sayılı Kanun, ILO Sözleşmeleri ile uyumlu hale getirilmeli. Toplu sözleşmelerin adil bir şekilde yapılmasının önündeki engeller kaldırılmalı. Emeğin korunmadığı, gelir adaletinin sağlanmadığı ve sosyal devletin güçlendirilmediği bir yerde toplumsal barıştan ve sürdürülebilir kalkınmadan söz edilemez.

Personelsaglik.NET yazarı CEREN YILDIZ tarafından derlenmiş ve aktarılmıştır.

Reklam Kurulu'na Dört Yeni Bürokrat Atanıyor: Üye Sayısı 23'e Çıkıyor
Reklam Kurulu'na Dört Yeni Bürokrat Atanıyor: Üye Sayısı 23'e Çıkıyor
İçeriği Görüntüle

Bugün Harekete Geçmeyeceksek, Ne Zaman Geçeceğiz?

Uluslararası hukuk ve dayanışma her zamankinden daha önemli. Barışı, adaleti ve dayanışmayı büyütmek zorundayız. Bugün savaşlara, krizlere ve adaletsizliklere karşı sesimizi yükseltme günü. İran'da ölen 168 kız çocuğunun yarım kalan yaşamları vicdanda silinmeyecek bir yara. Ukrayna, Filistin, Lübnan, İran ve tüm Orta Doğu'da kadınların, çocukların ve sivillerin bombalarla hayattan koparıldığı insanlık dramı karşısında harekete geçmek zorundayız. Bugün harekete geçmeyeceksek, ne zaman geçeceğiz?

Bu talepler ve uyarılar, sağlık çalışanlarının da içinde bulunduğu geniş emekçi kitlesinin sorunlarına ışık tutuyor. Sağlık Bakanlığı ve sağlık kurumları, artan enflasyon ve vergi yükü altında ezilen sağlık personelinin alım gücünü koruyacak politikalar geliştirmeli. Aksi takdirde, sağlık hizmetlerinin kalitesi ve çalışan motivasyonu ciddi şekilde etkilenecektir.

Kaynak: PersonelSaglik.NET