Bedelli Askerlik Ücretleri Uçtu: 92 Bin Kişi Hakkını Kaybetti

28 günlük askerlik hizmetinin maliyeti, lüks otel fiyatlarıyla yarışır hale geldi. 2021-2025 arasında başvuran 987 bin 645 kişiden 92 bini, ödeme yapamadığı için bedelli askerlik hakkından yararlanamadı.

Piyasalarda 'mutlak butlan' krizi: Borsa çakıldı, CDS yükseldi
Piyasalarda 'mutlak butlan' krizi: Borsa çakıldı, CDS yükseldi
İçeriği Görüntüle

Osmanlı döneminde 'Tenkisat-ı Cedide' kanunuyla 15 bin kuruş olarak belirlenen bedelli askerlik, günümüzde kalıcı bir uygulama haline geldi. 2019 yılında 31 bin liradan başlayan ücret, bu yıl Nisan ayında savunma sanayiine katkı amacıyla yapılan ek zamla 416 bin liraya fırladı. 1 Temmuz'dan itibaren ise memur maaş katsayısına bağlı olarak 470-476 bin lira bandına yükselmesi bekleniyor. Bu durum, 28 günlük askerliğin her bir gününü yaklaşık 17 bin liraya taşıyor.

Personelsaglik.NET yazarı CEREN YILDIZ tarafından derlenmiş ve aktarılmıştır.

2021-2025 yılları arasında bedelli askerlik için 987 bin 645 kişi başvurdu. Ancak bunlardan 92 bini, öngörülen ücreti karşılayamadığı için hakkını kaybetti. Yurt dışında yaşayan vatandaşlara yönelik dövizli askerlikte de benzer bir tablo var. 2015-2025 arasındaki 10 yılda 281 bin kişi başvururken, 33 bin 884 kişi ödeme yapamadı. Toplamda 1 milyon 436 bin kişi ise bu uygulamadan yararlanmayı başardı.

Bedelli askerlik, Turgut Özal'ın başbakanlığı döneminde 1987'de 2 bin 500 lira ve 3 ay süreyle yeniden gündeme geldi. Daha sonra 5 kez yenilenen uygulama, 2019'dan itibaren kalıcı hale getirildi. Her yıl iki kez belirlenen ücreti ödeyenler, 28 gün silah altına alınarak askerlik yükümlülüğünü tamamlıyor. 2019 Ocak'ta 31 bin 343 lira olan bedel, bu yıl başında 233 bin liraydı.

Sağlık Bakanlığı ve sağlık kurumları açısından bakıldığında, bedelli askerlik ücretlerindeki bu astronomik artış, özellikle genç sağlık çalışanları ve stajyer doktorlar için ek bir mali yük oluşturuyor. Asgari ücretle veya düşük maaşlarla çalışan sağlık personeli, bu tür yükümlülükler karşısında ekonomik olarak zorlanırken, sistemin adalet ve erişilebilirlik boyutu yeniden sorgulanmalı. Sağlık sektörünün insan kaynağı planlamasında bu tür maliyetlerin de dikkate alınması, çalışanların motivasyonu ve sürdürülebilirlik açısından kritik önem taşıyor.

Kaynak: PersonelSaglik.NET