[email protected]
Eylül 2023 Tıpta Uzmanlık Sınavı (TUS) yerleştirmesinde en az çocuk sağlığı ve hastalıkları tercih edildi. 1359 kontenjanın 840’ı boş kaldı. 16 tıp fakültesinde çocuk sağlığı ve hastalıkları için ayrılan kontenjanınsa tamamı boş kaldı.

Öte yandan ‘doktorlar iyi eğitim alamayacaklarını bildikleri için’ şehir hastanelerini tercih etmekten kaçındı.

Fotoğraf: Pexels
Ankara Tabip Odası söz konusu sınavla ilgili bir rapor hazırladı. Uzman hekim yetiştirmek üzere açılan toplam 12 bin 128 kontenjanın sadece 9 bin 652’si tercih edildi. Sair 2 bin 476’sına yerleşen olmadı.

En yüksek puanla (85) yerleştirme Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Kliniği’ne yapıldı. Sınavda 80-85 arası puan alan adaylar deri ve zührevi hastalıklar, plastik, rekonstrüktif ve estetik cerrahi, göz hastalıkları, kulak burun boğaz, iç hastalıkları, radyoloji, nöroloji bölümlerini seçti. Adli Tıp Kurumu (30) ile  fiziksel tıp ve rehabilitasyon  (toplam 289), plastik, rekonstrüktif ve estetik cerrahi (toplam 211), çocuk ve ergen ruh sağlığı (toplam 175), nükleer tıp (toplam 22) bölümleri tamamen doldu.

Eğitim ve araştırma hastanelerinin 4 bin 650 kontenjanının 3 bin 911’i doldu, 739 kontenjan boş kaldı. Sağlık Bakanlığı adına tıp fakültelerine alınan 5 bin 988 kontenjanın 4 bin 654’ü doldu, 1334’üne yerleşen olmadı. Tıp fakültelerinin 359 kontenjanının 300’ü doldu 59’u boş kaldı. Yine tıp fakültelerindeki 1095 yabancı uyruklu kontenjanına 753 hekim yerleşti, 342’si boş kaldı.

Almanya'daki Türkiyeli doktor sayısı 2 bin 600'ü geçti Almanya'daki Türkiyeli doktor sayısı 2 bin 600'ü geçti

Türkiye Avrupa’da en çok tıp fakültesi bulunan ülke. Avrupa’da nüfusça Türkiye’ye yakın ülkeler Britanya’da toplam 61, Fransa’da 54, İspanya’da 44, İtalya’da 47 ve Almanya’da ise sadece 43 tıp fakültesi var. 2023 itibariyle Türkiye’de 128 tıp fakültesi bulunuyor. Bunların 91’i devlet, 37’si vakıf üniversitelerine bağlı. 76’sı mezun veriyor.

Bazı fakültelerin uygulama hastanesi bile yok!
Raporu hazırlayan Ankara Tabip Odası Yönetim Kurulu üyesi Doç. Dr. Asuman Doğan konuyla ilgili sorularımızı yanıtladı.

Ancak bu tıp fakültelerinin bazılarında yeterli akademik kadro ve ekipman yok. Çok fazla sayıda tıp fakültesinin gerekli hazırlıklar yapılmadan açıldığını belirten Doğan, bunların birçoğunun kendi uygulama hastanesinin dahi bulunmadığı söyledi.

Bazı yerlerdeyse eski araştırma ve eğitim hastanelerinden bozma tıp fakülteleri açıldı. Yeterli hocası olmadan örneğin cerrahi kliniklerin açılması asistan hekimlerin iyi eğitilemeyeceği anlamına geliyor. Çünkü tek bir hocadan tüm ameliyatları öğrenmek olanaksız: “Öğrenciler pratik yapmadıkları zaman iyi yetişmeyeceklerinin farkında. Bu tercih edilmeme sebeplerinden biri. Bir de cerrahi branşlarda çok fazla şiddet (hasta ve yakınlarından) görünmeye başlandı. Emeklerinin ekonomik karşılığı da yok. Böyle olunca gençler bu alandan uzaklaşıyor.”

Hekimlerin daha az riskli, kazancı daha iyi, en azından aldıkları zorlu ve uzun süren eğitimin karşılığını alabilecekleri branşları tercih ettiğini belirten Doğan, cerrahiden kaçışın da sürdüğünü söyledi. Bu, klinik pratiklere de yansıdı. Son zamanlarda zor, komplike vakaları kimse almak istemiyor. Apandisit gibi küçük ameliyatları her cerrahın yapmak istediğini anlatan Doğan şöyle devam etti: “Riski ameliyatlardan sonra hastanın uzun süre takibi gerekiyor. Ameliyatlar ve sonrasında hastanın takibi ekip işi ama bu kalmadı. Hemşire az, yeterince deneyimli personel yok. Cerrahlar ekibi tanımıyorlar. Örneğin şehir hastanelerinde koordinasyon yok, mesafeler çok, hasta takibini zor. Doktorlar bunun farkında. Risk almak yerine, ortopedi, kulak, burun, boğaz, plastik cerrahi gibi uzmanlıkları ve bunların ameliyatlarını yapıyorlar. Bir diğer etken malpraktis davaları. Sağlık hizmetleri ekip işi olsa da malpraktis davalarında Sağlık Bakanlığı maddi ve manevi yükünü doktora rücu ediyor.”

İyi klinikler boş kalmadı
Peki bir zamanların en gözde uzmanlıklarından çocuk sağlığı ve hastalıkları hekimliğinden kaçışın sebepleri ne?

Kliniklerde çok fazla hasta görüyorlar. Nöbetleri ve rotasyonları çok ağır. Sağlıkta şiddetin en çok yaşandığı yerlerden biri. Sadece tıp fakültesi hastanelerin çocuk sağlığı ve hastalıklarının tüm kontenjanları doldu. En yüksek puanla (81,7) tercih eden aday İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları bölümüne yerleşti. İstanbul Üniversitesi İstanbul ve Cerrahpaşa, Hacettepe, Akdeniz, Ankara, Dokuz Eylül, Ege, İstanbul Medipol Üniversitelerinin Tıp Fakülteleri için ayrılan kontenjanlar tamamen doldu.

Doğan, “Bu çocuk sağlığı ve hastalıkları özelinde, hekimlerin iyi eğitim alacaklarını düşündükleri, eğitim kadrosuna güvendikleri, uygun çalışma koşullarına sahip tıp fakültesi ve hastaneleri seçtiklerini gösteriyor. Doktorlar nerede iyi eğitim alacaklarını biliyorlar” dedi.

Şehir hastanelerini tercih etmiyorlar
Şehir hastanelerinin çocuk sağlığı ve hastalıkları eğitimi için açtığı kontenjanlar da ilgi görmedi. Başakşehir Çam ve Sakura Şehir Hastanesi’nin 40 kontenjanının sadece yedisi, İzmir Şehir Hastanesi’nin 40 kontenjanının dokuzu, Gaziantep Şehir Hastanesinin 12 kontenjanının sadece biri, Mersin Şehir Hastanesinin 15 kontenjanından altısı, Adana Şehir Hastanesi’nin 20 kontenjanının dokuzu, Etlik Şehir Hastanesinin 60 kontenjanının 40’ı tercih edildi. Benzer durum kadın hastalıkları ve doğum uzmanlık eğitim için de söz konusu.

Doğan doktorların iyi eğitim almayacaklarını bildikleri için buralardan uzak durduğunu söyledi: “Bir hocaya üç asistan hekim düşmesi lazım. Yani 30 uzmanlık öğrencisi alınacaksa en az 10 öğretim üyesi olmalı. Çoğu yerde bu böyle olmadığı için hekim 45 puanla oraya girebileceği halde tercih etmiyor, 75 puanla Hacettepe’nin çocuk kliniğine gidiyor. İyi bir eğitim alacağı için güçlüklerini çekmeye razı oluyor.”

‘Çok ciddi sorunlar bizi bekliyor’
Bir başka sorun Sağlık Bakanlığı’nın çok yüksek sayıda asistan hekim alması.

Bazı hocaların asistan hekimlerin isimlerini dahi öğrenemeden uzmanlıklarının bittiğinden yakındığını aktaran Doğan şunları söyledi: “‘Eksik genel cerrah var, ne yapalım? 200 kadro açalım’la bu iş yürümez. İhtiyacın ne kadar olduğu uzmanlık derneklerine, Türk Tabipleri Birliği’ne sorulabilir. Türkiye yeterli sayıda hekim bulunduğunu, ancak dağılımda çok ciddi sorun olduğunu düşünüyorum. Devasa şehir hastanelerinin dönmesi için çok yüksek sayıda asistan hekim alınıyor. Sağlık Bilimleri Üniversitesi’ne de 500 kadro açıldı. Düşünebiliyor musunuz? Çok ciddi sorunların bizi beklediğini düşünüyorum.”

Acil tıptan da kaçış var

ATO’nun raporunda yer alan diğer veriler şöyle:

*Acil tıp 995 kontnjanın 356’sı,
*Beyin ve sinir cerrahisinin 274 kontenjanın 128’i,
*Çocuk cerrahisinin 140 kontenjanın 89’u,
*Genel cerrahinin 386 kontenjanın 139’u,
*Göğüs cerrahisi 113 kontenjanın 43’ü,
*Kalp Damar Cerrahisi 140 kontenjanın 42’si tercih edilmedi.

En çok tercih edilen bölümlere yerleşen asistan hekimler şöyle:

Deri ve zührevi hastalıklar (355), ruh sağlığı ve hastalıkları (335), göz hastalıkları (306), radyasyon onkolojisi (57), tıbbi mikrobiyoloji (55), halk sağlığı (44), histoloji ve embriyoloji (31), spor hekimliği (12), tıbbi farmakoloji (11), fizyoloji (11) için ayrılan kontenjanların sadece biri boş kaldı. Kulak burun boğaz (338), radyoloji (566), tıbbi biyokimya (114), adli tıp (59), anatomi (22) kontenjanlarından da sadece ikisini tercih eden olmadı.

Bunları kimse tercih etmedi
Genel yerleştirmede Ankara Yıldırım Beyazıt (10), Düzce (10), Karabük (12), Kırşehir Ahi Evran (8), Mersin (15), Muğla Sıtkı Koçman (14), RTE (4), Sivas Cumhuriyet (15), Süleyman Demirel (7), Van Yüzüncü Yıl (10), Zonguldak Bülent Ecevit (6) Üniversitesi Tıp Fakültesi üniversitelerinin tıp fakülteleri için çocuk sağlığı ve hastalıkları bölümü için açılan kontenjanlarının hiçbiri tercih edilmedi.

Depremden etkilenen illerde bulunan tıp fakültelerinden Fırat (20), Gaziantep (15), Hatay Mustafa Kemal (10), Kahramanmaraş Sütçü İmam (6), Adıyaman (3) üniversitelerinin çocuk sağlığı ve hastalıkları kontenjanları da boş kaldı. İnönü Üniversitesi Tıp Fakültesi’nin 20 kontenjanının sadece ikisi tercih edildi.

Editör: Sercan Yılmaz