Kamu-Sen ve Memur-Sen’in mutabık olduğu ve KESK’in muhalefet şerhi koyduğu 29 Ağustos 2005 tarihli toplu görüşme mutabakat metni ile “Sendika üyesi olan personele sendika aidatlarından kaynaklanan kayıplarını telafi amacıyla aylık 5 YTL ilave ödeme yapılmasını sağlayacak düzenlemeye gidilmesi” kabul edildi. Daha sonra bu hüküm 21.03.2006’da kabul edilen 5473 sayılı kanun ile 375 sayılı KHK’nin ek 4. maddesi olarak düzenlendi: “Kamu görevlileri sendikasına üye olup, kendisinden üyelik ödentisi kesilen kamu görevlilerine, anılan kesintinin yapıldığı her ay için 5 YTL tutarında sendika ödeneği verilir.”

CHP grup başkanvekilleri Kemal Anadol, Kemal Kılıçdaroğlu ile 113 milletvekili tarafından AYM’ye taşındı. Nitekim AYM 10 Kasım 2009’da Resmi Gazete’de yayımlanan 2009/92 sayılı kararıyla 5 YTL’lik sendika aidatların devlet tarafından ödenmesini sendika özgürlüğüne aykırı bularak oybirliği ile iptal etti. 

 Sendika aidatlarına ilişkin devlet desteği bu kez 375 sayılı KHK’nin ek 4. maddesine “toplu sözleşme ikramiyesi” adıyla kondu.  Amaç sendikalara üye olan kamu görevlilerinin aidatlarının devlet tarafından karşılanmasıydı. 

2022-2023 yıllarına kapsayan 6. dönem toplu sözleşmesine toplu sözleşme ikramiyesinden yararlanmak için ilgili hizmet kolunda çalışan kamu görevlilerinin en az yüzde birini üye yapmış olan kamu görevlileri sendikalarına üye olma koşulu getirildi.

Tatilin başladığı günden bu yana 10 bin 456 kaza ihbarı Tatilin başladığı günden bu yana 10 bin 456 kaza ihbarı

Ancak toplu sözleşmenin bu koşulu Danıştay 12. Dairesi tarafından 11 Ocak 2022 tarihinde durduruldu. Mahkeme’nin bu kararıyla sendika üyesi tüm kamu çalışanları yasal hakları olan toplu sözleşme ikramiyesi almalarının yolu açtı.

Danıştay kararında şöyle deniyordu: “Sendikalar arasında ayrıma yol açılması, açıkça sendikal özgürlüğe bir müdahale oluşturarak sendikaların kuruluş amaçlarının gerçekleştirilmesini önleyici şekilde üye kaybına sebebiyet verecek nitelik taşıdığı gibi, aynı hizmet kolunda çalışıp aynı işi yapan sendika üyesi kamu görevlileri arasında, sadece farklı sendikalara üye olmaları nedeniyle eşitsizlik yaratması itibarıyla çalışma barışını da olumsuz yönde etkileyeceğinden, dava konusu düzenlemede mevzuata ve hukuka uygunluk bulunmamaktadır.”

28 Aralık 2022 ve 7429 sayılı kanun ile 375 sayılı KHK’nin ek 4. maddesi ile  yüzde bir barajı yüzde ikiye çıkarıldı: “Kamu görevlileri sendikasının kurulu olduğu hizmet kolunda sendika üyesi olabilecek toplam kamu görevlisi sayısının en az yüzde ikisini sendika üyesi kaydeden kamu görevlileri sendikalarına üye olup aylık veya ücretinden üyelik ödentisi kesilen kamu görevlilerine (…) toplu sözleşmeyle belirlenen tutarda toplu sözleşme ikramiyesi ödenir.” 

Bu  maddenin sonucu olarak yüzde ikiden az üyeye sahip sendikalara üye olan onbinlerce kamu görevlisi  sendika kesintisi sonrasında, 345 TL ikramiye alıyordu.

AYM, 5 Mart 2023 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan 2024/12 sayılı kararı ile toplu sözleşme ikramiyesinden yararlanmak için getirilen yüzde iki barajını aşan kamu görevlileri sendikalarına üye olma zorunluluğunu anayasal yönden objektif ve makul bir temele dayanmadığı ve sendika hakkı bağlamında eşitlik ilkesiyle bağdaşmadığı için iptal etti.

AYM, toplantıya katılan 13 üyeden 12 üye hükmün iptali yönünde oy kullandı.

AYM kararıyla “yüzde iki” ifadesinin yer aldığı fıkra tümüyle iptal edildiği için ortaya bir boşluk çıktı ve yeni yasal düzenleme yapılıncaya kadar kamu görevlileri 345 TL toplu sözleşme ikramiyesinden yoksun kaldı. Sendika üyesi kamu görevlileri Memur-Sen’in ısrarı sonucu oluşan bu durum nedeniyle yaklaşık 345 TL az alacaklar.

Toplu Sözleşme desteği memurlara 190.22 TL  olarak yattı. Memurdan ise 244.37  TL sendikalara kesinti oldu. Sendikaların gelirinde herhangi bir azalma olmadı. 

Yaklaşık olarak 2 milyon memurun sendikalı olduğu varsayılmaktadır.  CHP'nin başvurusu ile Anayasa Mahkemesinin  sendika priminin iptali devletin kasasına 690.000.000 TL bıraktı.

Memur, toplu Sözleşme desteği olarak her ay 347 ,72 TLeksik  alacak.

Yani memurlar sendikaya üye olunca zarar etmiş oluyor.

Bir çok memur artık şu görüşü savunuyor:

"Devlet sendika parası vermesin, Sendika aidatları maaşlardan kesilmesin. Herkes sendikanın vereceği banka hesabına bizzat kendisi ödesin. Gerçek sendikalılar belli olsun."

Kaynak: rss