Beş Uzmanlık Derneğinden Ortak Deklarasyon: Altı Aydan Büyük Herkese Grip Aşısı Önerisi
Ani sıcaklık dalgalanmaları ve eğitim-öğretim döneminin başlamasıyla birlikte hastane acil servislerine yüksek ateş, öksürük ve nefes darlığı gibi şikâyetlerle başvurularda gözle görülür bir yoğunluk yaşanıyor. Bu tablo karşısında beş uzmanlık derneği ortak bir deklarasyon yayımlayarak risk grupları başta olmak üzere toplum genelinde aşılamanın önemine dikkat çekti.
Mevsim geçişlerinde yaşanan ani sıcaklık değişimleri ile okulların açılmasının aynı döneme denk gelmesi, solunum yolu enfeksiyonlarında belirgin bir artışı beraberinde getirdi. Hastane acillerinde yüksek ateş, öksürük ve nefes darlığı şikâyetleriyle yapılan başvurularda ciddi bir yükseliş gözlemleniyor. Bu salgın tablosuna karşı harekete geçen Türkiye Aile Hekimleri Uzmanlık Derneği (TAHUD), Türkiye Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanlık Derneği (EKMUD), Türkiye Endokrinoloji ve Metabolizma Derneği (TEMD), Avrasya Kalp Yetersizliği Derneği (HFS-Eurasia) ve Türk İç Hastalıkları Uzmanlık Derneği (TİHUD), 'Multidisipliner Uzlaşı Raporu 2026' deklarasyonunu kamuoyuna duyurdu. Uzmanlar, 65 yaş üzeri bireyler, kronik hastalar, gebeler ve bağışıklık sistemi zayıf kişilerin her yıl düzenli aşılanması gerektiğine dikkat çekiyor.
2026-2027 Sezonu İçin Trivalan (Üç Bileşenli) Aşı Önerisi
Deklarasyonda, Dünya Sağlık Örgütü'nün güncel tavsiyelerine paralel olarak A(H1N1) pdm09, A(H3N2) ve B/Victoria virüslerini hedefleyen üç bileşenli (trivalan) influenza aşılarının kullanımı öne çıkarıldı. TAHUD Başkanı Prof. Dr. Güzin Zeren Öztürk, gribin hafife alınmaması gereken ciddi bir sağlık sorunu olduğunu vurguladı. Aşıyla sağlanan koruyuculuğun 1-2 hafta içinde başladığını belirten tıp uzmanları; aşılama sürecinin yanı sıra kalabalık ortamlarda maske takılması, el hijyenine özen gösterilmesi, dengeli beslenme ve yeterli uykunun hastalıktan korunmada kritik rol oynadığını ifade ediyor.
Bu tabloya mesleki bir perspektifle bakıldığında, beş ayrı uzmanlık derneğinin ortak irade sergileyerek tek bir deklarasyonda buluşması, kamu sağlığı iletişimi açısından son derece kıymetli bir adım olarak öne çıkıyor. Farklı disiplinlerin aynı masada buluşması, hem aile hekimliği hem de iç hastalıkları ve enfeksiyon uzmanlığı gibi alanların kesişim noktalarını görünür kılarak toplumda güven oluşturuyor. Aşılamanın yanı sıra maske, el hijyeni, dengeli beslenme ve uyku gibi gündelik koruyucu davranışların hatırlatılması, salgın yönetiminin yalnızca sağlık kurumlarına bırakılamayacak kadar toplumsal bir mesele olduğunu gösteriyor. 65 yaş üstü bireyler, kronik hastalar, gebeler ve bağışıklığı baskılanmış kişilerin her yıl düzenli aşılanması gerektiği yönündeki uyarı, koruyucu hekimliğin öncelikli bir kamu politikası olarak benimsenmesi gerektiğini bir kez daha ortaya koyuyor.
Sağlık Bakanlığı ve ilgili sağlık kurumları açısından değerlendirildiğinde, bu tür çok paydaşlı deklarasyonların sahada karşılık bulması, aşı temininin zamanında yapılması ve birinci basamak sağlık hizmetlerinin bu süreçte etkin konumlandırılmasıyla doğrudan ilişkili. Aile sağlığı merkezlerinin aşılama kampanyalarındaki kritik rolü düşünüldüğünde, birinci basamağın güçlendirilmesi hem hastane yükünü hafifletecek hem de risk gruplarına ulaşılabilirliği artıracaktır. Sağlık çalışanları açısından ise yoğun acil başvuruları ve artan poliklinik yükü, iş gücü planlamasında dikkate alınması gereken önemli bir baskı unsuru olarak öne çıkıyor. Bu nedenle deklarasyonun çağrıları, yalnızca bireysel korunma değil aynı zamanda sağlık sisteminin sürdürülebilirliği bakımından da stratejik bir öneme sahip.
Bu gün tarihi ile Personelsaglik.NET yazarı CEREN YILDIZ tarafından derlenmiş aktarılmıştır.





