Türkiye'de artan yaşam maliyetleri ve sendikalaşma oranlarındaki düşüş tartışılırken, sendika yöneticilerinin maaşlarına dair çarpıcı iddialar kamuoyunun gündemine oturdu. Hak-İş Konfederasyonu'na bağlı Özçelik-İş Sendikası'nın Genel Başkanı Yunus Değirmenci'nin aylık gelirinin, ikramiye ve temsil giderleriyle birlikte 1,5 milyon liraya ulaştığı öne sürüldü.

BORDRODAKİ RAKAMLAR

Mayıs 2026 dönemine ait maaş bordrolarında, Genel Başkan Yunus Değirmenci'nin net maaşının 1 milyon 58 bin lira olarak kaydedildiği belirtiliyor. Aynı dönemde Genel Başkan Yardımcısı Bayram Altun'un net maaşının ise 751 bin lira seviyesinde olduğu ifade ediliyor. Bu rakamlar, ülke genelindeki ortalama ücretlerle karşılaştırıldığında ciddi bir gelir uçurumuna işaret ediyor.

İKRAMİYE VE TEMSİL BÜTÇESİ İDDİALARI

İddialara göre, sendika yönetimine yıl içerisinde 5 maaş tutarında ikramiye ödemesi yapılıyor. Ayrıca, Genel Başkan Değirmenci'nin sendikanın aylık gelirinin yüzde 3'üne denk gelen bir temsil gideri bütçesini kullandığı aktarılıyor. Bu ek kalemlerin eklenmesiyle birlikte Değirmenci'nin yıllık gelirinin yaklaşık 18 milyon liraya, aylık ortalama gelirinin ise 1,5 milyon lira seviyesine ulaştığı hesaplanıyor.

LÜKS ARAÇ VE KİŞİSEL HARCAMA İDDİALARI

Habere yansıyan bir diğer iddia ise, sendika yöneticilerinin temsil bütçesi kapsamında bazı kişisel harcamalarını sendikaya fatura ettikleri yönünde. Ayrıca, makam aracı olarak Audi A8 ve BMW 5 Serisi gibi lüks otomobillerin kullanıldığı, bu araçların her birinin değerinin milyonlarca lirayı bulduğu öne sürülüyor. Bu durum, sendikalardaki şeffaflık ve hesap verebilirlik ilkeleri açısından soru işaretleri doğuruyor.

Kamu Hastaneleri Genel Müdürlüğü Teşkilat Şeması Güncelledi
Kamu Hastaneleri Genel Müdürlüğü Teşkilat Şeması Güncelledi
İçeriği Görüntüle

SENDİKA YÖNETİMİNDEN SES YOK

Maaş ve diğer iddialarla ilgili olarak, Genel Başkan Yunus Değirmenci ve sendika yönetimine ulaşılmaya çalışıldığı ancak yöneticilerin konuya ilişkin herhangi bir açıklama yapmadığı belirtiliyor. Bu sessizlik, kamuoyunda farklı yorumlara neden oluyor.

Bu gelişmeler, sendikal hareketin toplum nezdindeki itibarı ve işçi hakları mücadelesindeki güvenilirliği açısından kritik bir önem taşıyor. Sendika yöneticilerinin bu denli yüksek gelirleri, özellikle sağlık çalışanları başta olmak üzere birçok kesimin geçim sıkıntısı yaşadığı bir dönemde, gelir adaletsizliği tartışmalarını yeniden alevlendiriyor. Sağlık çalışanlarının özverili çabaları ve düşük ücretleriyle kıyaslandığında, sendika yöneticilerinin bu maaşları, toplumsal vicdanı yaralayıcı bir etki yaratıyor ve sendikaların işçi çıkarlarını mı yoksa kendi çıkarlarını mı gözettiği sorusunu akıllara getiriyor. Bu durum, sendikaların şeffaflık ve hesap verebilirlik ilkelerini güçlendirmesi gerektiğini bir kez daha gözler önüne seriyor.

Bu haber, 23 Şubat 2026 tarihi itibarıyla Personelsaglik.NET yazarı CEREN YILDIZ tarafından derlenmiş ve aktarılmıştır.

Kaynak: PersonelSaglik.NET