Sağlık çalışanlarının maaş dışı en önemli gelir kalemlerinden biri olan teşvik ödemeleri, yaklaşık bir yıldır artırılmadı. Özellikle 2. ve 3. basamak sağlık tesislerinde görev yapan personelin aldığı teşviklerin yerinde sayması, zaten adaletsiz olduğu sıkça dile getirilen sistemi daha da çıkmaza sürükledi.
personel sağlık / özel haber
Hekim dışı sağlık personeli açısından bakıldığında ise teşvik sistemi, “teşvik” olmaktan çok uzak bir noktaya geldi. 5-6 bin lira bandındaki teşvik ödemeleri, büyük ve yoğun çalışan dev hastanelerde verilen emeğin çok altında kalırken, çalışanlar bu rakamların adeta sembolik hale geldiğini ifade ediyor.
İşçi gelirinin altından kalan hemşire, ebe , sağlık lisansiyeri ücretleri acilen teşvikle desteklenmelidir. Klinik destek elemanı yani hemşire yardımcısı bir kamu işçisi, kadrolu hemşireden Ocak 2026 itibariyle genele vurulduğunda (tüm gelirleri toplayıp aya bölündüğünde) aylık 20 bin lira daha fazla maaş alıyor.
Ekonomik göstergeler tabloyu daha da çarpıcı kılıyor. Açlık sınırının 31 bin liraya, yoksulluk sınırının ise 100 bin liranın üzerine çıktığı bir dönemde, sağlık çalışanlarının neredeyse tamamı bu sınırların altında gelir elde ediyor. Artan hayat pahalılığı karşısında teşviklerin güncellenmemesi, çalışanları fiilen yoksullaştırıyor.
Öte yandan sağlık çalışanlarının iş yükü her geçen gün ağırlaşıyor. Yoğun ve riskli nöbetler, artan hasta yükü, şiddet olayları, mobbing iddiaları ve güvencesizlik hissi, çalışma barışını ciddi biçimde zedeliyor. Çalışanlar, “gücü gücü yetene” anlayışıyla yürütülen sistemde hem fiziksel hem de psikolojik olarak yıprandıklarını dile getiriyor.
Sağlık emekçileri, zaten sorunlu olan sistemin düşük ve güncellenmeyen teşvik ödemeleriyle daha da sürdürülemez hale geldiğini vurguluyor. Talepleri ise net: Teşviklerin adil, güncel ekonomik koşullara uygun ve emeğin karşılığını verecek şekilde yeniden düzenlenmesi.
Aksi halde mevcut tablo, sağlık çalışanlarının motivasyonunu düşürmekle kalmayacak; sağlık hizmetinin kalitesini de doğrudan etkileyecek gibi görünüyor.
Teşvik ödemelerinden kesilen gelir vergisi ise apayrı bir sorun. 2025'de 100 liralık teşviğin % 25-30'u vergiye gitti.




