Sağlık bürokrasisi, kamuda en yüksek sirkülasyonun yaşandığı alanların başında geliyor. Hâlen 7–8 bin civarında yönetici görev yaparken, geçmişte yöneticilik yapıp görevden ayrılarak eski kadrolarına dönenlerin sayısı 50 bini aşmış durumda.

personel sağlık / özel haber

Şubat 2026 itibarıyla Sağlık Bakanlığı bünyesinde yaklaşık 920 bin çalışan bulunuyor. Bu dev yapıda yıllarca “dediğim dedik, astığım astık” anlayışıyla hareket eden birçok isim, görevleri sona erdiğinde tamamen farklı bir tabloyla karşı karşıya kaldı.

Bir Zamanların Kudretli İsimleri Nerede?

Bir dönem binlerce personelden sorumlu olan il sağlık müdürleri, sağlık bakım hizmetleri müdürleri (başhemşireler) ve hatta genel müdürlük koltuğunda oturanlar, bugün:

  • Aile hekimi olarak sahada,

  • İlçe hastanelerinin acil servislerinde,

  • Arşiv birimlerinde,

  • Ya da sağlık sistemi dışında bambaşka alanlarda faaliyet gösteriyor.

Görevdeyken mobbing uygulayan, liyakat yerine itaati önceleyen, çalışanlara eziyet eden birçok eski yönetici, bugün sistemi sert şekilde eleştiriyor; geçmişte yaptıklarını ise adeta **“günah çıkararak” telafi etmeye çalışıyor.

Doktorların dinlenme odasında dinleme cihazı iddiası!
Doktorların dinlenme odasında dinleme cihazı iddiası!
İçeriği Görüntüle

Dün Denetleyenler, Bugün Denetlenen Oldu

Bir dönem sabah 08.30 mesai saatini dakikası dakikasına denetleyen isimlerin, bugün aynı hassasiyeti kendi görevlerinde göstermediği yönündeki eleştiriler dikkat çekiyor. Sağlık çalışanları, bu durumu “ibretlik bir tablo” olarak nitelendiriyor.

Sağlıkta Yönetici Olmak: Güç Geçici, İz Kalıcı

Sağlık camiasında sıkça dile getirilen ortak görüş ise net:
“Yönetici koltuğu geçici, yapılanlar kalıcıdır.”

Bugün gelinen noktada, geçmişte sert yönetim anlayışı sergileyen birçok ismin:

  • Gerçek bir dost çevresine sahip olmadığı,

  • Saygının makamla sınırlı kaldığı,

  • Güç kaybolduğunda ilişkilerin de dağıldığı

yüksek sesle konuşuluyor.

Sağlık yönetimi, yapılanın bir leke gibi kişinin üzerinde kaldığı alanlardan biri olarak tanımlanıyor. Gücü adaletle değil baskıyla kullananların, koltuk gittikten sonra ne itibarı ne de gerçek bir çevresi kaldığı bu tabloyla bir kez daha ortaya çıkmış durumda.