Rüşvet İddialarına Yönelik Soruşturmada 5 Hakim ile Cumhuriyet Savcısı Açığa Alındı
Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen rüşvet ve suç örgütü soruşturması kapsamında 8 şüpheli tutuklanırken, yurt dışında bulunan 2 şüpheli için yakalama kararı çıkarıldı; dosyada adı geçen 5 hakim ve Cumhuriyet savcısı görevden uzaklaştırıldı.
Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığınca 'rüşvet almak', 'rüşvet vermek', 'rüşvete aracılık etmek' ile 'suç örgütü kurmak, yönetmek ve üye olmak' suçlamaları yönünden sürdürülen soruşturma, yargı camiasında geniş yankı uyandırdı. Soruşturma kapsamında 2022-2024 yılları arasında İstanbul'daki muhtelif adliyelerde görülen kimi dava ve soruşturmalara ilişkin örgütlü biçimde hareket edildiği iddiasına dair delil ve bulgular elde edildi.
İş insanı, siyasetçi ve avukatların da aralarında bulunduğu bazı kişilerin, irtibatlı oldukları yargı mensupları ve adliye personeli vasıtasıyla maddi menfaat karşılığında bazı yargısal süreçlere hukuka aykırı şekilde müdahale ettikleri ve süreçleri yönlendirmeye çalıştıkları iddiaları titizlikle araştırılıyor.
Soruşturma kapsamında bugüne kadar 8 şüpheli tutuklanırken, yurt dışında firari durumda bulunan 2 şüpheli hakkında tutuklamaya yönelik yakalama kararı çıkarıldı. Dosyada isimleri geçen yargı mensuplarıyla ilgili gereğinin takdir ve ifası amacıyla Hakimler ve Savcılar Kuruluna (HSK) bildirimde bulunuldu.
Yapılan değerlendirmelerin ardından dosyada isimleri bulunan 5 hakim ve Cumhuriyet savcısı görevden uzaklaştırıldı. Emekli bir Cumhuriyet savcısı ile görevinden istifa eden bir hakim hakkında da soruşturma başlatıldığı öğrenildi.
Eski hakim B.K. tutuklandı
Soruşturma kapsamında elde edilen deliller doğrultusunda eski İstanbul 4. İcra Hukuk Mahkemesi Hakimi B.K. de görevden uzaklaştırılmasının ardından 3 Ekim 2026'da sevk edildiği nöbetçi ağır ceza mahkemesince 'rüşvet' suçundan tutuklandı. İki yargı mensubu hakkında ise 'suç örgütüne yardım' ve 'rüşvete aracılık' suçlarından yakalama kararı çıkarıldı.
Milletvekili L.T.'nin taraf olduğu davaya ilişkin iddialar da soruşturuluyor
Soruşturmanın bir bölümünde, İYİ Parti Kocaeli Milletvekili L.T.'nin taraf olduğu ve İstanbul 4. İcra Hukuk Mahkemesinde görülen bir davaya ilişkin iddialar da incelendi. Soruşturma dosyasındaki bulgulara göre, söz konusu davanın suç örgütü lideri olduğu değerlendirilen M.Ş. ile halen yurt dışında firari bulunan Y.A. aracılığıyla L.T. lehine sonuçlandırıldığı ve bu süreçte davaya bakan, daha sonra tutuklanan hakim B.K.'ye maddi menfaat sağlandığı iddia edildi.
Yapılan incelemelerde, B.K.'ye milyonlarca lira tutarında rüşvet verildiği, söz konusu menfaatin bir bölümünün 'kapora' niteliğinde banka hesabına gönderildiği, kalan kısmının ise kendisine ve kardeşine ödendiği iddialarına ilişkin delillerin değerlendirilmesinin sürdüğü belirtildi. Milletvekili L.T. yönünden dosya tefrik edilerek gereğinin takdir ve ifası amacıyla Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına gönderildi.
Avukat B.T. de tutuklandı
Soruşturma kapsamında avukat B.T.'nin de örgütlü yapı içerisindeki konumu ve eylemleri incelendi. B.T.'nin bir Cumhuriyet savcısının odasından çektiği fotoğrafları paylaştığı ve bazı şüphelilere ait dosyaları 'halledeceği' yönünde vaatlerde bulunduğu iddiaları araştırıldı. Elde edilen deliller doğrultusunda B.T. tutuklandı.
Soruşturmanın, yargı süreçlerine maddi menfaat karşılığında hukuka aykırı şekilde müdahale edildiği, yargısal kararların etkilenmeye çalışıldığı ve bu amaçla örgütlü hareket edildiği iddialarının tüm yönleriyle ortaya çıkarılması ve sorumluların belirlenmesi amacıyla çok yönlü sürdürüldüğü bildirildi.
Bu metin, 04 Ekim 2026 tarihinde Personelsaglik.NET yazarı CEREN YILDIZ tarafından derlenmiş ve aktarılmıştır.
Yargı mensuplarına yönelik rüşvet iddiaları, toplumun adalete duyduğu güveni sarsarken; sağlık çalışanları gibi yoğun stres altında görev yapan diğer kamu personelinin de benzer etik ihlallere karşı korunması ve denetim mekanizmalarının güçlendirilmesi gerektiğini bir kez daha gözler önüne sermektedir. Sağlık Bakanlığı ve ilgili kurumların, kendi bünyelerindeki olası yolsuzluk ve suistimal iddialarına karşı şeffaf soruşturma süreçleri yürütmesi, hem çalışanların motivasyonu hem de halk sağlığı hizmetlerinin kalitesi açısından hayati önem taşımaktadır.





