Koç Topluluğu Cumhuriyet’in 100. yılı ve topluluğun 97. yılı onuruna röportajlar serisi hazırladı. Amacı Cumhuriyet’in hikayesini derinden anlamak, kazanımlarını hatırlamak olan serinin adı ise İkinci Yüzyıl Buluşmaları. İlk konuk Koç Holding Şeref Başkanı Rahmi M. Koç oldu. Söyleşiyi Koç Topluluğu Kurumsal İletişim ve Dış İlişkiler Direktörü Burçin Girit gerçekleştirdi.

28 Ekim’de Oksijen Gazetesi’nde yayınlanan röportajda Koç önemli açıklamalarda bulundu. Koç’un sözlerinden satırbaşları şöyle:

“6 yaşındayken Sümerbank’ın arkasında konak gibi bir evde yaşardık. Ortasında hayat dediğimiz bir avlu vardı. Etrafında da bir kısım oturma odaları, bir kısım yatak odaları, bir kısım da mutfak gibi bölümlerdi. Üzerinde leylek yuvası vardı.

İkinci evimiz de Keçiören’deki bağ eviydi. Leylek geldiği zaman bağ evine taşınırdık. Sonra babamız biraz daha para kazanıp şehrin büyüyeceğini kestirince bir apartman yaptırdı. O evden apartmana taşındık. Ben bugünkü Kızılay eski binasının yanında ilkokula gittim.

Orada da yanımda Sadaki diye Japonya Büyükelçisi’nin oğlu olan bir çocuk otururdu. Sonradan Japonya’da onu aradım ama bulamadım. Arkamızda da Afgan Sefiri’nin oğlu otururdu. Üç katlı sefertası götürürdük. Okuldaki yemekhanede içindekiler ısıtılırdı. Siyah önlük, beyaz kolalı yaka giyerdik. Bazı çocukların imkanı daha azdı. Sefertasının üç katından birinde onlara yemek yaptırılırdı ve o çocukların haberi olmadan idare onlara verirdi. “

- Başımıza ne geliyorsa nüfus artışından geliyor

“Ankara enteresandı. Küçüktü, herkes herkesi tanırdı. ‘10 yılda 15 milyon genç’ denildiği zaman Yunanistan nüfusu 6 milyondu. Bugün bizim nüfusumuz 85 milyon, Yunanistan’ınki 11. Dolayısıyla başımıza ne geliyorsa nüfus artışından geliyor. Okul yetmiyor, gıda yetmiyor, eğitim yetmiyor. Hastane yetmiyor, hiçbir şey yetmiyor bugünkü durumda.

Avusturyalı bir dadıyla büyüdük. Müthiş disiplinliydi. Babamız gelmeden önce yıkanılır giyinilir, karşılanır, o gelmeden hemen yemek yiyip yatardık. Babamızı az görürdük. Biz o gelmeden ya da hemen elini sıkıp yatardık. Ertesi gün de erkenden okula giderdik.”

- Devlette 5,5 milyon çalıan var, 2 milyon yeterli

“Bir defa nüfusu kontrol etmemiz lazım. Bu kadar nüfusla hareket etmek ve ekonomiyi sağlamlaştırmak zor. Çünkü kendi yarattığımız kaynak kendimize yetmiyor. Muhakkak dışarıdan kaynak icap ediyor. Bugün memlekette işsizlik çok. Bir kişiye iş bulmak için 60 binle 80 bin dolar arasında yatırım icap ediyor. Bu yatırımın gelebilmesi için de altyapının düzenlenip yerine oturtulması lazım. Diyorlar ki, devlette 5.5 milyon kişi çalışıyor. Buna askerler dahil değil. Dolayısıyla 2 milyon kişiyle bu devlet rahatlıkla döner. 600 milletvekili var, 200’üyle rahatlıkla hallolur.

Gelecekte 'hayata döndürülme' umuduyla bir insan donduruldu! Gelecekte 'hayata döndürülme' umuduyla bir insan donduruldu!

Kamudaki çalışan sayısı ne kadar?

Gazetememur.com Notu: Strateji Bütçe Başkanlığının verilerine göre kamudaki çalışan sayısı şu şekildedir:

Kadrolu çalışan: 3 milyon 467 bin
Sözleşmeli personel: 277 bin
Sürekli işçi: 1 milyon 204 bin
Geçici işçi: 48 bin
Diğer: 103 bin

Toplam: 5 milyon 100 bin

Rahmi Koç'un belirtmiş olduğu üzere bu sayıya silahlı kuvvetlerdeki 350 bin kişi dahil değildir. 

Editör: Sercan Yılmaz