Kongo Demokratik Cumhuriyeti'nde Ebola bilançosu ağırlaştı: Can kaybı 4 bin 178'e ulaştı

Kongo Demokratik Cumhuriyeti'nde 15 Mayıs'ta ilan edilen Ebola salgınında hayatını kaybedenlerin sayısı 4 bin 178'e ulaştı. Salgın, 7 eyaletin 64 bölgesine yayılmış durumda.

Kongo Demokratik Cumhuriyeti Sağlık Bakanlığı tarafından paylaşılan güncel veriler, ülkedeki Ebola salgınının ağır seyrini gözler önüne seriyor. Bakanlık rakamlarına göre, 7 eyaletin 64 bölgesinde etkili olan salgında doğrulanmış vaka sayısı 8 bin 665'e çıkmış durumda. Salgın nedeniyle yaşamını yitirenlerin sayısı ise 4 bin 178 olarak kayıtlara geçti.

Salgınla mücadele kapsamında iyileşen hasta sayısı 2 bin 259 olurken, ölüm oranı yüzde 48,2 seviyesinde hesaplandı. Temaslı takip oranının yüzde 80,4 olarak güncellendiği salgında, sağlık ekiplerinin bölgedeki tarama ve izleme çalışmalarını sürdürdüğü bildirildi.

Bir tür kanamalı ateşe yol açan Ebola virüsü, ilk kez 1976'da Sudan'ın Nzara ve KDC'nin Yambuku kentlerinde eş zamanlı salgınlarla gündeme gelmişti. KDC'deki salgının Ebola Nehri yakınındaki bir köyde başlaması nedeniyle hastalığa bu nehrin adı verilmişti. Virüs, Aralık 2013'te Batı Afrika'da geniş çaplı bir yayılım göstermiş; Gine, Liberya ve Sierra Leone'de 2014-2016 yılları arasında yaşanan salgında 30 bin kişiye virüs bulaşmış, 11 binden fazla hasta hayatını kaybetmişti.

KDC'nin doğusundaki Ituri eyaletinde açıklanan 246 şüpheli vaka ve 65 ölümün ardından 15 Mayıs'ta ülkede salgın ilan edilmişti. Sağlık yetkililerine göre, mayıs ayında ortaya çıkan 'Bundibugyo' Ebola varyantı için onaylanmış bir tedavi veya aşı bulunmuyor. Bu durum, salgın yönetimini ve vaka takibini daha da kritik hale getiriyor.

Nijerya Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezi (NCDC), Kenya'da Demokratik Kongo Cumhuriyeti (KDC) kaynaklı ilk Ebola vakasının doğrulanmasının ardından, seyahat ve nüfus hareketliliği yoluyla virüsün Nijerya'ya taşınabileceği uyarısında bulundu. NCDC Genel Direktörü Jide Idris, yaptığı açıklamada, Kenya'da doğrulanan vakanın, seyahat ve nüfus hareketliliği yoluyla Ebola'nın uluslararası taşınma riskini ortaya koyduğunu belirtti.

Idris, gelişmenin 'virüsün Nijerya'ya ithal edilmesi ihtimali' de dahil olmak üzere uluslararası yayılma riskine dikkati çektiğini ifade etti. Nijerya'da 6 Ekim itibarıyla doğrulanmış Ebola vakası bulunmadığını kaydeden Idris, NCDC'nin olası bir vakanın erken tespiti ve müdahalesi için hazırlık çalışmalarını sürdürdüğünü aktardı. Idris, Kenya'daki vakanın, mevcut Bundibugyo virüsü salgınına yeni bir bölgesel boyut kazandırdığını belirterek, KDC, Kenya ve diğer etkilenen ülkelerdeki gelişmeleri yakından takip ettiğini bildirdi.

Kenya'da dün, Bundibugyo virüsünün neden olduğu ilk Ebola vakası doğrulanmıştı. Dünya Sağlık Örgütünün (DSÖ) Afrika Bölge Ofisine göre, KDC'de yaşayan Kenyalı hasta, kara yoluyla KDC'den Uganda'nın başkenti Kampala'ya, ardından uçakla Nairobi'ye seyahat etti. Semptom göstermesinin ardından Nairobi'de izole edilen hastanın, Kenya Ulusal Viroloji Referans Laboratuvarı ile Kenya Tıbbi Araştırma Enstitüsünde yapılan testlerde Bundibugyo virüsü taşıdığı tespit edildi. Destekleyici tedavi uygulanan hasta, 5 Ekim gecesi hayatını kaybetti. Hastanın cenazesi, Kenya'nın güvenli ve onurlu defin protokolü kapsamında toprağa verildi.

Özel Hastaneler Yönetmeliğinde Değişiklik Yapıldı
Özel Hastaneler Yönetmeliğinde Değişiklik Yapıldı
İçeriği Görüntüle

KDC, Uganda ve Fransa'nın ardından Kenya, mevcut Bundibugyo virüsü salgınıyla bağlantılı vaka bildiren dördüncü ülke oldu. Bu tablo, salgının sınır aşan yayılım potansiyelini ve bölgesel koordinasyonun önemini ortaya koyuyor. Salgın bölgelerinde sağlık altyapısının güçlendirilmesi, temaslı takibinin aksatılmaması ve uluslararası iş birliğinin sürdürülmesi, virüsün yayılımını kontrol altına almada belirleyici rol oynuyor.

Bu gün tarihi ile Personelsaglik.NET yazarı CEREN YILDIZ tarafından derlenmiş aktarılmıştır.

Salgının sağlık çalışanları üzerindeki etkisi ise ayrı bir başlık olarak öne çıkıyor. Yüksek riskli bölgelerde görev yapan sağlık personeli, hem koruyucu ekipman temini hem de psikososyal destek konusunda ciddi zorluklarla karşılaşabiliyor. Ölüm oranının yüzde 48,2 gibi yüksek bir seviyede seyretmesi, sağlık kurumlarının vaka yönetimi kapasitesini ve enfeksiyon kontrol önlemlerinin etkinliğini yeniden gözden geçirmesini gerekli kılıyor. Bölgedeki sağlık otoritelerinin şeffaf veri paylaşımı ve hızlı müdahale protokolleri, hem halk sağlığını korumak hem de sağlık çalışanlarının güvenliğini sağlamak açısından kritik önem taşıyor.

Kaynak: PersonelSaglik.NET