Türkiye'de sermaye piyasalarındaki fon kriziyle birlikte AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve eski Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Betül Sayan Kaya ile eşi Dr. İlyas Kaya'nın Özata Denizcilik (OZATD) hisselerine ilişkin işlemleri hakkında ortaya atılan iddialar kamuoyunun gündemine oturdu.
YENİ Parti Sözcüsü Zeynel Emre, Kaya çiftinin toplam yaklaşık 163 milyon liralık yatırım karşılığında 2 milyar 170 milyon lira çektiğini ve yaklaşık 2 milyar liralık kazanç elde ettiğini ileri sürdü. Bu rakamlar şu aşamada siyasi açıklama ve iddia niteliğinde. Kaya çifti hakkında kamuoyuna yansıyan iddiaların hukuki olarak kesinleştiğine dair bir mahkeme kararı bulunmuyor.
Kaya, iddiaların ardından 26 Eylül 2026'da AK Parti'deki görevlerinden ayrılmak istediğini açıklarken, gerekçe olarak sürecin sağlıklı yürütülmesi ve siyasi sorumluluk alınmasını gösterdi. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın da istifayı kabul ettiği bildirildi.
Ancak tartışmanın bir başka boyutu daha var:
Karı koca iki doktor, yüz milyonlarca liralık hatta milyarlarca liralık bir sermayeye nasıl ulaşabilir?
Skandalın ortaya çıkmasından hemen sonra istifa eden Kaya'nın, vurguna karışan Özata Denizcilik hisselerinden 63 milyon 359 bin lira karşılığında 250 bin adet satın aldığı ve vurgun patlamadan hemen önce 1 milyar 344 milyon lira ile fondan çıkış yaptığı belirlendi.
Yapılan incelemelere göre; Fatma Betül Sayan Kaya'nın eşi İlyas Kaya da aynı şekilde 99 milyon 687 bin lira karşılığında 150 bin adet hisse aldı ve 826 milyon lira ile hisselerden çıkış yaptı.
Fatma Betül Sayan Kaya'nın meslek geçmişi dikkat çekiyor
Fatma Betül Sayan Kaya kamuoyunda “doktor” kimliğiyle de biliniyor. Ancak burada önemli bir ayrıntı bulunuyor.
TBMM'nin resmi özgeçmişine göre Kaya, İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi'nden mezun oldu. Aynı zamanda Bilkent Üniversitesi Elektrik-Elektronik Mühendisliği bölümünü şeref derecesiyle tamamladı ve New York Üniversitesi'nde yüksek lisans yaptı.
AK Parti'nin resmi biyografisinde ise Kaya'nın İstanbul'da proje mühendisi olarak bir süre çalıştığı, ardından siyasi kariyerine yöneldiği belirtiliyor. 2009'dan itibaren AK Parti içerisinde çeşitli görevler üstlenen Kaya; parti yönetiminde görev aldı, genel başkan danışmanlığı yaptı, milletvekili seçildi ve 2016-2018 döneminde Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı görevini yürüttü.
Dolayısıyla Kaya'nın kariyerinin ağırlık merkezinde hekimlik değil mühendislik ve ardından siyaset bulunuyor.
Eşi ise aktif olarak hekimlik yapıyor
Kaya'nın eşi Dr. İlyas Kaya ise çocuk ve ergen ruh sağlığı ve hastalıkları uzmanı olarak akademik ve tıbbi faaliyetleriyle tanınıyor. Kamuoyuna yansıyan biyografilerde İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi'nde görev yaptığı belirtiliyor.
Dolayısıyla çift açısından gelir hesabı yapılırken Fatma Betül Sayan Kaya'nın tıp eğitimi almış olması ile hekimlikten gelir elde etmiş olması birbirinden ayrılmalı.
5 milyon dolar bugün kaç para?
Tartışmanın büyüklüğünü anlamak için rakamları TL'ye çevirmek yeterli.
5 milyon dolar, güncel kur seviyesine bağlı olarak yaklaşık 245 milyon TL civarında bir büyüklüğe karşılık geliyor.
Ancak kamuoyunda gündeme gelen iddialardaki rakam bunun da çok üzerinde.
YENİ Parti Sözcüsü Zeynel Emre'nin açıklamasına göre Fatma Betül Sayan Kaya'nın yaklaşık 63,4 milyon TL yatırıp 1,34 milyar TL çektiği, eşi İlyas Kaya'nın ise yaklaşık 99,7 milyon TL yatırıp 826 milyon TL çektiği ileri sürüldü.
İddianın doğru olduğu varsayımıyla toplam yatırım yaklaşık 163 milyon TL, toplam çıkış ise yaklaşık 2,17 milyar TL oluyor.
Bu nedenle tartışılan rakam aslında “5 milyon dolar” seviyesinde kalmıyor; iddia edilen toplam kazanç milyarlarca lira seviyesine ulaşıyor.
Mesele doktorların para kazanması değil
Burada önemli ayrım şu:
Bir doktorun veya herhangi bir vatandaşın milyonlarca liralık servete sahip olması tek başına olağan dışı ya da hukuka aykırı değildir.
Bir kişinin geçmişten gelen birikimi, aile varlığı, şirket ortaklığı, gayrimenkulleri, mirası veya farklı yatırımları bulunabilir.
Dolayısıyla yalnızca “Doktor maaşıyla bu para kazanılır mı?” sorusundan hareket ederek herhangi bir hukuki sonuca ulaşmak mümkün değildir.
Ancak kamuoyuna açıklanan iddialardaki gibi 163 milyon liralık bir başlangıç sermayesi ve kısa süre içerisinde milyarlarca liralık bir çıkış söz konusuysa, tartışmanın merkezine doğal olarak sermayenin kaynağı ve işlemlerin nasıl gerçekleştirildiği soruları giriyor.
SPK'nın kararında Kaya çiftinin isimleri yok
Önemli bir başka ayrıntı da burada.
SPK'nın 25 Eylül 2026 tarihli kararında OZATD pay piyasasındaki işlemler nedeniyle bazı kişi ve kuruluşlar hakkında iki yıl süreyle işlem yasağı ve diğer yaptırımlar uygulanmasına karar verildi.
Ancak yayımlanan listede Fatma Betül Sayan Kaya ve İlyas Kaya'nın isimleri bulunmuyor. Bu nedenle SPK'nın söz konusu kararını Kaya çifti hakkındaki iddiaların doğrulandığı şeklinde yorumlamak doğru olmaz.
Bu ayrımın haber metninde açık biçimde korunması gerekiyor.
Asıl soru: 163 milyon liralık sermaye nereden geldi?
Tartışmanın en kritik noktası belki de burası.
Kaya'nın resmi özgeçmişi incelendiğinde kariyerinin kısa bir mühendislik döneminin ardından büyük ölçüde siyasi görevler üzerinden ilerlediği görülüyor. TBMM kayıtlarında milletvekilliği, AK Parti yöneticiliği ve bakanlık görevleri yer alıyor.
Bu nedenle kamuoyunun sorduğu soru yalnızca “Bir doktor bu kadar para kazanabilir mi?” sorusu değil.
Daha doğru soru şu:
Kamuoyuna yansıyan iddialardaki 163 milyon liralık başlangıç sermayesinin kaynağı nedir ve söz konusu işlemler hangi koşullarda gerçekleştirilmiştir?
Bu sorunun cevabı ise siyasi tartışmalardan ziyade finansal kayıtlar, banka hareketleri, sermaye piyasası kayıtları ve yürütülen incelemeler üzerinden ortaya çıkacaktır.
Fon krizinin gölgesinde dikkat çeken tablo
Özata Denizcilik işlemlerine ilişkin iddialar, Türkiye'de yatırım fonları ve sermaye piyasalarının ciddi biçimde tartışıldığı bir dönemde gündeme geldi.
SPK'nın 17 Eylül'de çok sayıda yatırım fonunun tasfiyesine ilişkin kararının ardından piyasadaki gelişmeler daha da yakından takip edilmeye başlandı. Kaya çiftine ilişkin iddiaların da aynı dönemde gündeme gelmesi tartışmayı siyasi boyuta taşıdı.
Sonuç olarak;
Fatma Betül Sayan Kaya'nın tıp doktoru diploması bulunuyor ancak resmi özgeçmişinde hekimlik mesleğini yürüttüğüne ilişkin bir görev yer almıyor; kariyerinde kısa süreli mühendislik çalışmasının ardından siyaset öne çıkıyor. Eşi Dr. İlyas Kaya ise aktif hekimlik ve akademik faaliyetleriyle biliniyor.
Bu nedenle konuya yalnızca “iki doktorun maaşıyla 5 milyon dolar kazanması” şeklinde yaklaşmak eksik kalır.
Asıl tartışma, kamuoyuna yansıyan yüksek tutarlı sermayenin kaynağı, işlemlerin zamanlaması ve gerçekleştirilen işlemlerin hukuki niteliği üzerinden yürütülüyor.
Bu soruların kesin yanıtı ise devam eden inceleme ve soruşturma süreçlerinin sonucunda ortaya çıkacak.





