Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın enflasyonla mücadele kapsamında uyguladığı sıkı para politikası sürerken, piyasaların odaklandığı faiz indirimi sürecine ilişkin beklentiler giderek netleşiyor.
Küresel yatırım bankası Goldman Sachs'ın da aralarında bulunduğu uluslararası finans kuruluşlarının analistleri, çekirdek enflasyondaki dirençli seyrin para politikasında kısa vadede faiz indirimi beklentilerini zayıflattığını değerlendiriyor.
Uzmanlara göre, piyasayı rahatlatacak kalıcı ve fiili faiz indirimleri ancak 2026'nın son çeyreği ile 2027'nin ilk dönemi arasında hayata geçebilecek. Yüksek faiz ortamının bir süre daha hayatımızda kalacağı kesinleşirken, muhtemel bir indirim senaryosunda finansman musluklarının ilk hangi sektöre akacağı da şimdiden netleşmeye başladı: Gözler konut sektöründe.
Kredi musluğu ilk kez ev alacaklara açılacak
Ekonomi yönetiminin enflasyonu tetiklememek adına tüketici, ihtiyaç ve otomobil kredilerindeki katı duruşunu ve aylık büyüme sınırlarını tavizsiz bir şekilde sürdürmesi bekleniyor. Ancak finansal otoritelerin ajandasında barınma krizini çözmek ilk sıralarda yer alıyor. Bu doğrultuda, faiz indirim döngüsü başladığında kredi kapısının öncelikli olarak "ilk evini alacaklar" için aralanacağı öngörülüyor.
Konut, kredi gevşemesinin lokomotifi olacak
Sektör temsilcileri ve gayrimenkul uzmanları, geniş kitlelerin finansmana erişiminde konutun her zaman lokomotif rol oynayacağını, ilk gevşeme adımlarının da bu alandaki tıkanıklığı açmaya odaklanacağını belirtiyor.




