Türkiye’de sağlık hizmetlerine erişimde yaşanan sorunlar bazı şehirlerde çok daha belirgin hale geliyor. MHRS üzerinden randevu bulma güçlüğü, hastanelerde uzun bekleme süreleri, acil servis yoğunluğu, sağlık çalışanı açığı, çevre illerden gelen hasta yükü ve sağlıkta şiddet olayları birlikte değerlendirildiğinde bazı kentler sağlık sistemindeki sorunları daha ağır şekilde yaşıyor.
personel sağlık - özel haber
Sağlık Bakanlığı, randevu bekleyen hasta sayısının önemli ölçüde azaltıldığını ve birçok branşta aynı gün randevu verilebildiğini açıklasa da vatandaşların özellikle yoğun branşlarda randevu, tetkik ve ameliyat süreçlerinde yaşadığı sorunlar devam ediyor.
Resmî olarak yayımlanmış, tüm sağlık göstergelerini kapsayan bir “sağlıkta en sorunlu iller” sıralaması bulunmuyor. Ancak nüfus yoğunluğu, sağlık çalışanı sayısı, hastane kapasitesi, MHRS erişimi, acil servis yükü, sevk yoğunluğu ve sağlıkta şiddet gibi başlıklar dikkate alınarak yapılan değerlendirmede öne çıkan 10 şehir şöyle:
1- ŞANLIURFA
Şanlıurfa, sağlık hizmetlerine erişim açısından en fazla baskı altında bulunan illerin başında geliyor.
Hızla artan ve genç nüfus, yüksek doğum oranları, yoğun acil servis başvuruları ve sağlık çalışanı ihtiyacı, kentteki sağlık kuruluşlarının iş yükünü artırıyor. Hastanelerde yaşanan yoğunluk, bazı branşlarda randevu bulma güçlüğü ve sağlık personeli ihtiyacı, Şanlıurfa’yı listenin ilk sırasına taşıyor.
2- DİYARBAKIR
Diyarbakır yalnızca kendi nüfusuna değil, çevre illerden gelen çok sayıda hastaya da sağlık hizmeti sunuyor.
Bölgenin önemli sağlık merkezlerinden biri olan kentte özellikle üniversite hastanesi ve büyük kamu hastanelerindeki yoğunluk dikkat çekiyor. Randevu, poliklinik, görüntüleme ve yatak kapasitesi üzerindeki baskı, Diyarbakır’daki sağlık hizmetlerinin en önemli sorunları arasında gösteriliyor.
3- İZMİR
İzmir, sağlık altyapısı ve hekim sayısı bakımından Türkiye’nin güçlü şehirlerinden biri olmasına rağmen yüksek nüfusu ve çevre illerden aldığı hasta yükü nedeniyle ciddi yoğunluk yaşıyor.
Yaşlı nüfusun fazla olması, kronik hastalıkların yaygınlığı ve Ege Bölgesi’nin önemli bir sevk merkezi olması, hastanelerdeki talebi artırıyor. Bazı branşlarda randevu bulmak, görüntüleme işlemlerine ulaşmak ve ameliyat için sıra almak zorlaşabiliyor.
4- İSTANBUL
Türkiye’nin en kalabalık şehri olan İstanbul’da sağlık kuruluşlarının sayısı fazla olsa da hasta sayısı da çok yüksek.
Kentte bazı hastanelerde poliklinik yoğunluğu, uzun bekleme süreleri ve özellikle yoğun talep gören branşlarda randevu sorunu yaşanabiliyor. İstanbul’un çevre illerden ve yurt dışından da hasta kabul etmesi, sağlık sisteminin üzerindeki yükü daha da artırıyor.
5- GAZİANTEP
Hızla büyüyen nüfusu ve bölgesel sağlık merkezi konumu Gaziantep’teki hastanelerin yoğunluğunu artırıyor.
Kent, kendi nüfusunun yanı sıra çevre illerden ve sınır bölgesinden gelen hastalara da hizmet veriyor. Bu durum acil servislerden polikliniklere, yatak kapasitesinden sağlık çalışanlarının iş yüküne kadar birçok alanda baskı oluşturuyor.
6- VAN
Van, Doğu Anadolu Bölgesi’nin en önemli sağlık merkezlerinden biri olmasına rağmen geniş bir coğrafyaya hizmet veriyor.
Çevre illerden gelen hastalar, uzman hekim ihtiyacı ve bazı branşlardaki hizmet kapasitesi, kentte sağlık hizmetlerine erişimi zorlaştırabiliyor. Özellikle ileri tedavi gerektiren hastaların başka illere sevk edilmesi de önemli sorunlardan biri olarak öne çıkıyor.
7- ADANA
Adana’da yüksek nüfus, yoğun acil servis başvuruları ve çevre illerden gelen hasta yükü sağlık kuruluşlarının iş yükünü artırıyor.
Büyük hastanelerde yaşanan yoğunluk, bazı branşlarda randevu bulma güçlüğü ve sağlık çalışanlarının ağır çalışma koşulları kentteki sağlık sorunlarının başında geliyor.
8- HATAY
6 Şubat depremlerinin ardından sağlık altyapısında ciddi sorunlar yaşayan Hatay’da sağlık hizmetlerinin yeniden yapılandırılması sürüyor.
Deprem sonrası nüfus hareketliliği, hasar gören sağlık tesisleri, personel ihtiyacı ve geçici sağlık hizmetleri, kentte sağlık sisteminin üzerindeki baskıyı artırıyor. Sağlık yatırımları devam etse de vatandaşların hizmete erişiminde yaşanan sorunlar henüz tamamen ortadan kalkmış değil.
9- ANTALYA
Antalya’da nüfusun turizm dönemlerinde önemli ölçüde artması sağlık kuruluşlarına yansıyan hasta yükünü de yükseltiyor.
Yaz aylarında yerleşik nüfusun yanı sıra yerli ve yabancı turistlerin de sağlık hizmeti alması, özellikle acil servislerde yoğunluğa neden olabiliyor. Büyük hastanelerde bazı branşlara ulaşmak ve randevu bulmak zaman zaman zorlaşabiliyor.
10- MERSİN
Mersin’de artan nüfus, göç hareketleri ve çevre illerden gelen hasta yoğunluğu sağlık sisteminin üzerindeki baskıyı artırıyor.
Hastanelerdeki yoğunluk, bazı branşlarda randevu sorunu, acil servis yükü ve sağlık çalışanlarının iş yükü, kentte öne çıkan başlıca sağlık sorunları arasında yer alıyor.
SAĞLIKTA SORUN SADECE RANDEVU DEĞİL
Sağlık hizmetlerinde yaşanan sorunlar yalnızca MHRS üzerinden randevu bulamamakla sınırlı değil.
Randevu alınmasının ardından muayene sırası, MR, tomografi ve ultrason gibi görüntüleme işlemleri için bekleme süresi, ameliyat tarihinin gecikmesi, yatak bulunamaması ve sağlık çalışanlarının artan iş yükü de sistemin önemli sorunları arasında bulunuyor.
Sağlık çalışanlarının yoğun çalışma koşulları, personel eksikliği ve artan hasta talebi aynı zamanda sağlıkta şiddet riskini de artırıyor. Sağlık alanında yaşanan sorunların yalnızca hastaları değil, sağlık çalışanlarını da doğrudan etkilediği belirtiliyor.
“HER İLİN SORUNU FARKLI”
Listede yer alan şehirlerin sağlık sorunları birbirinden farklı özellikler taşıyor.
Şanlıurfa, Diyarbakır, Van ve Gaziantep’te nüfus artışı, personel ihtiyacı ve bölgesel hasta yükü öne çıkarken; İstanbul, İzmir, Antalya, Adana ve Mersin’de yüksek nüfus, yoğun hasta talebi ve büyük hastanelerdeki yığılmalar dikkat çekiyor.
Hatay’da ise deprem sonrası sağlık altyapısının yeniden kurulması ve sağlık hizmetlerinin sürdürülebilirliği önemli başlıklar arasında yer alıyor.
Sağlıkta yaşanan sorunların çözümü için yalnızca yeni hastane yapılmasının yeterli olmadığı, nüfusa göre sağlık çalışanı planlamasının güçlendirilmesi, birinci basamak sağlık hizmetlerinin geliştirilmesi ve hastanelerdeki yoğunluğu azaltacak kalıcı düzenlemelerin hayata geçirilmesi gerektiği ifade ediliyor.




