Olayın Detayları
Hastanede bir idareci, devlet malzemesini kişisel çıkar sağlamak amacıyla bulunduğu yerden alarak suç işledi. Bu kapsamda, idareci üyeye bazı malzemelerin bir araca yüklenmesi yönünde talimat verdi. Üye, bu talimatı yerine getirdiği için "Hizmet içinde Devlet memurunun itibar ve güven duygusunu sarsacak nitelikte davranışlarda bulunmak" fiilinden dolayı 1/8 oranında aylıktan kesme cezası aldı. Daha sonra sicilinde önceki disiplin cezası olmaması nedeniyle ceza, bir alt sınır olan kınama cezasına çevrildi.Sendikanın Müdahalesi ve Dava Süreci
Türk Sağlık-Sen, üyesinin olayda herhangi bir kusuru bulunmadığı, yalnızca amirinin talimatını uyguladığı gerekçesiyle disiplin cezasının iptali için Ankara 8. İdare Mahkemesi'nde dava açtı.Mahkeme Kararı
Ankara 8. İdare Mahkemesi, davayı inceleyerek şu gerekçelerle disiplin cezasını iptal etti:

İlaç Rantı Operasyonuna Sağlık Müdürlüğünden Açıklama
İlaç Rantı Operasyonuna Sağlık Müdürlüğünden Açıklama
İçeriği Görüntüle
  • Üye, soruşturma ve savunmasında amirinin "malzemelerin başka bir hastaneye gönderileceği" yönünde bilgi verdiğini ve bu talimatı yerine getirdiğini belirtti.
  • İdare tarafından yapılan soruşturmada, üyenin taşınan malzemelerin içeriği veya amacı hakkında bilgi sahibi olduğuna dair somut delil sunulmadı.
  • Suçun işlenmesine yardım etme fiilinin disiplin cezası ile cezalandırılabilmesi için kast unsurunun bulunması gerektiği vurgulandı. Somut olayda bu unsur ispatlanamadı.
    Bu nedenle, disiplin cezası işleminde hukuka uygunluk bulunmadığı kanaatine varılarak dava konusu işlem iptal edildi.

Genel Başkan Önder Kahveci'nin Değerlendirmesi
Türk Sağlık-Sen Genel Başkanı Önder Kahveci, kararla ilgili şu açıklamayı yaptı:
“İdareler, soruşturmalarında gerekli özeni göstermek zorundadır. İfade ve belgelere dayalı hareket edilmelidir. Hiçbir sorumluluğu bulunmayan ve yalnızca amirinin talimatını yerine getiren bir üyemizin siciline leke düşürmek kimsenin keyfiyetinde olamaz. Bu nedenle bu mahkeme kararı son derece önemlidir.”Bu karar, amirlerin hatalarının astlara haksız yere yüklenemeyeceğini ve disiplin süreçlerinde somut delil ile kast unsurunun zorunlu olduğunu bir kez daha teyit ediyor.