Kalp kapak hastalıkları, özellikle ileri yaş grubunda ciddi sağlık sorunlarına yol açan ve tedavi edilmediğinde yaşam süresini kısaltabilen önemli hastalıklar arasında yer alıyor. Aort kapak darlığı ise bu hastalıkların en sık ve en tehlikeli olanlarından biri olarak öne çıkıyor. Girişimsel Kardiyoloji alanında önemli çalışmalara imza atan Prof. Dr. Kadriye KILIÇKESMEZ, günümüzde aort kapak darlığı tedavisinde açık kalp ameliyatına güçlü bir alternatif sunan TAVI (Transkateter Aort Kapak İmplantasyonu) yöntemi hakkında önemli bilgiler paylaştı.

Hemşire Dayağı Bebeği Engelli Bıraktı
Hemşire Dayağı Bebeği Engelli Bıraktı
İçeriği Görüntüle

Aort kapak darlığı, kalpten vücuda kan akışını sağlayan kapağın zamanla kireçlenerek daralması sonucu ortaya çıkıyor. Bu durum nefes darlığı, göğüs ağrısı, çabuk yorulma ve bayılma gibi şikâyetlere yol açarken, ileri evrelerde ani ölüm riskini de beraberinde getirebiliyor. Özellikle ileri yaşta, ek hastalıkları bulunan veya açık kalp ameliyatı açısından yüksek risk taşıyan hastalar için TAVI yöntemi, modern tıbbın sunduğu en önemli yeniliklerden biri olarak kabul ediliyor.

Prof. Dr. Kadriye KILIÇKESMEZ, TAVI işleminin klasik cerrahiye kıyasla çok daha konforlu bir tedavi seçeneği sunduğunu belirterek şunları söyledi:
“Transkateter aort kapak implantasyonu, göğüs kafesi açılmadan, genellikle kasıktaki atardamardan girilerek yapılan minimal invaziv bir işlemdir. Hastaya özel seçilen biyolojik kapak, daralmış aort kapağının içine yerleştirilerek hemen işlev görmeye başlar.”

TAVI’nin en önemli avantajlarından biri, işlem süresinin kısa olması ve hastaların günlük yaşama çok daha hızlı dönebilmesidir. Çoğu hasta işlemden sonraki birkaç gün içinde taburcu edilebilmekte, yoğun bakım ve uzun hastane yatışı gereksinimi büyük ölçüde ortadan kalkmaktadır. Ayrıca genel anesteziye gerek kalmadan, hafif sedasyon altında uygulanabilmesi de ileri yaş hastalar için önemli bir güvenlik avantajı sağlamaktadır.

TAVI yöntemi, başlangıçta yalnızca cerrahi riski yüksek hastalar için uygulanırken, günümüzde orta ve bazı seçilmiş düşük riskli hastalarda da başarıyla kullanılmaktadır. Bilimsel çalışmalar, TAVI ile tedavi edilen hastalarda yaşam süresinin uzadığını, nefes darlığı ve efor kapasitesinde belirgin iyileşme sağlandığını ortaya koymaktadır. Bu da hastaların yalnızca daha uzun değil, aynı zamanda daha kaliteli bir yaşam sürmelerine olanak tanımaktadır.

Prof. Dr. Kadriye KILIÇKESMEZ, doğru hasta seçiminin TAVI başarısındaki en kritik faktör olduğunun altını çizerek, multidisipliner bir yaklaşımın önemine dikkat çekti. Kardiyologlar, kalp damar cerrahları, anestezi uzmanları ve görüntüleme ekiplerinin birlikte değerlendirme yapmasının, en uygun tedavi yönteminin belirlenmesini sağladığını ifade etti.

Girişimsel kardiyolojideki teknolojik gelişmelerle birlikte TAVI kapaklarının dayanıklılığı ve güvenilirliği de her geçen gün artmaktadır. Bu gelişmeler sayesinde daha genç hastalarda da uzun vadeli sonuçlar yüz güldürücü hale gelmektedir.

Sonuç olarak, aort kapak darlığı tanısı alan ve cerrahiye uygun olmayan ya da daha az invaziv bir tedavi arayan hastalar için TAVI, modern kardiyolojinin sunduğu en etkili çözümlerden biri olarak öne çıkmaktadır. Prof. Dr. Kadriye KILIÇKESMEZ, erken tanı ve doğru tedaviyle kalp kapak hastalıklarının başarıyla kontrol altına alınabileceğini vurgulayarak, hastaların şikâyetlerini ciddiye alarak uzman değerlendirmesinden geçmelerinin hayati önem taşıdığını belirtti.