Yoğun Bakıma Bile Harem Selamlık Talebi: HÜDAPAR'dan Skandal Öneri
HÜDAPAR, hastanelerde kadın ve erkek hastaların ayrılması talebini bir adım öteye taşıyarak, yoğun bakım ünitelerinin de cinsiyete göre ayrılmasını önerdi. Partinin Mersin Milletvekili Faruk Dinç, bu skandal talebi Meclis'te dile getirdi.
Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde (TBMM) bugüne kadar pek çok kez gündeme getirdiği 'harem selamlık' uygulamalarıyla bilinen HÜDAPAR, şimdi de hastanelerin yoğun bakım üniteleri için tartışma yaratacak bir öneri sundu. Parti, daha önce kadın doğum servislerinde yalnızca kadın doktor ve kadın sağlık personelinin görev almasını talep etmiş, ardından hastanelerin tamamının kadın ve erkek olarak ayrılması gerektiğini savunmuştu.
HÜDAPAR Mersin Milletvekili Faruk Dinç, TBMM'de yaptığı açıklamada, yoğun bakım ünitelerinde tedavi gören hastaların mahremiyetini gerekçe göstererek kadın ve erkek hastaların aynı ortamda kalmasının sakıncalı olduğunu iddia etti. Dinç, bu durumun 'istismara yol açabileceği' yönündeki iddialarını şu sözlerle dile getirdi:
'Yoğun bakımda mahremiyeti güçlendirecek düzenlemeler yapılmalı, hastalar hemcins sağlık personelinden hizmet almalıdır. Mahremiyet ihlalleri ve hastaların istismar edilmesine yol açabilecek risklerin önüne geçilmelidir.'
Faruk Dinç'in bu açıklamaları, sağlık alanında toplumsal cinsiyet eşitliği ve hasta hakları bağlamında ciddi tartışmalara yol açtı. Uzmanlar, yoğun bakım ünitelerinin kritik hastaların yaşam mücadelesi verdiği, acil ve yoğun tıbbi müdahale gerektiren birimler olduğuna dikkat çekerek, böyle bir ayrımın tıbbi etik ve hasta güvenliği açısından kabul edilemez olduğunu vurguluyor. Sağlık hizmetlerinin temel ilkelerinden biri olan eşitlik ve ayrımcılık yasağı, yoğun bakım gibi hayati öneme sahip birimlerde hastaların cinsiyetine göre ayrılmasını kesinlikle öngörmemektedir.
Bu talep, sağlık çalışanları ve sağlık kurumları üzerinde de olumsuz bir etki yaratma potansiyeline sahiptir. Yoğun bakım üniteleri, karmaşık tıbbi durumların yönetildiği, ekip çalışmasının ve anlık kararların hayati önem taşıdığı alanlardır. Böyle bir ayrımın uygulanması, mevcut sağlık personeli planlamasını ve işleyişini olumsuz etkileyebilir, ayrıca kaynakların verimsiz kullanılmasına neden olabilir. Sağlık Bakanlığı'nın ve sağlık otoritelerinin, bu tür taleplerin bilimsel ve etik açıdan değerlendirilmesi ve toplum sağlığını koruyacak şekilde hareket etmesi büyük önem taşımaktadır.
Bu haber, 26 Şubat 2026 tarihinde Personelsaglik.NET yazarı CEREN YILDIZ tarafından derlenmiş ve aktarılmıştır.





