Olay, 2024 yılında İzmir'de bir devlet hastanesinde meydana geldi. Hamileliğinin 24. haftasında erken doğum yapan annenin bebeğine, doğumu gerçekleştiren Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı tarafından uzun süre kalp-akciğer canlandırması (resüsitasyon) uygulandı. Tüm müdahalelere rağmen bebeğin yaşam belirtisi göstermemesi üzerine ölüm raporu düzenlenerek aileye teslim edildi.
Ancak aile, bebeğin cenazesini götürdükleri sırada nefes aldığını fark etti. Bunun üzerine bebek yeniden sağlık kuruluşuna ulaştırıldı ancak yapılan müdahalelere rağmen bir süre sonra yaşamını yitirdi.
Yaşanan olayın ardından aile, Sağlık Bakanlığı aleyhine hizmet kusuru bulunduğu gerekçesiyle manevi tazminat davası açtı. Mahkeme aileyi haklı bularak tazminata hükmetti ve Bakanlık ödemeyi gerçekleştirdi. Daha sonra aile, doğumu gerçekleştiren doktor hakkında da tazminat davası açtı. Doktor ise tüm tıbbi müdahaleleri eksiksiz ve tıp kurallarına uygun şekilde yaptığını belirterek davanın reddini talep etti.
Dosyayı inceleyen Adli Tıp Kurumu Genel Kurulu, bebeğin 24 haftalık, yaşama şansı son derece düşük bir gebelik haftasında dünyaya geldiğini belirtti. Raporda, hekimin tüm tıbbi uygulamalarının doğru olduğu, olayın ise tıp literatüründe "Lazarus Fenomeni" olarak bilinen, ölüm kararı sonrasında kendiliğinden dolaşımın kısa süreli geri dönmesi şeklinde tanımlanan çok nadir görülen bir durum kapsamında değerlendirilmesi gerektiği ifade edildi.
Bu rapor doğrultusunda doktor, ceza yargılamasında "taksirle ölüme neden olma" suçlamasından beraat etti.
Hukuk davasında ise ilk derece mahkemesi doktorun kusursuz olduğuna karar verirken, Bölge Adliye Mahkemesi doktorun ihmali bulunduğu gerekçesiyle kararı kaldırdı. Dosyanın temyiz edilmesi üzerine son sözü söyleyen Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, istinaf kararını bozarak doktorun olayda herhangi bir kusurunun bulunmadığını ve hukuken sorumlu tutulamayacağını hükme bağladı.
Kararın, özellikle ölüm tespiti ve "Lazarus Fenomeni" gibi son derece nadir görülen tıbbi durumlara ilişkin açılacak benzer davalarda emsal niteliği taşıması bekleniyor.





