URAP 2025-2026 Tıp ve Sağlık Bilimleri Sıralaması Açıklandı: Türkiye'den 82 Üniversite Listeye Girdi
URAP'ın 11 Eylül 2026 tarihli raporuna göre Türkiye, Tıp ve Sağlık Bilimleri alanında 82 üniversiteyle en geniş katılımı sağladı. Hacettepe Üniversitesi dünya 311'incisi olarak zirvede yer alırken, Sağlık Bilimleri Üniversitesi 345'inci, İstanbul Üniversitesi 441'inci ve Ankara Üniversitesi 493'üncü sırada ilk 500'e girdi.
11 Eylül 2026 tarihli URAP raporu, Türkiye'nin 'Medical and Health Sciences' alanındaki akademik performansını gözler önüne serdi. Rapora göre Türkiye, bu disiplinde 82 üniversiteyle temsil edilerek en yüksek katılım gösterdiği alana imza attı. Ülke genelinde zirvede yer alan Hacettepe Üniversitesi, dünya sıralamasında 311'inci sıraya yerleşti. Onu 345'inci sıradaki Sağlık Bilimleri Üniversitesi ve 441'inci sıradaki İstanbul Üniversitesi izledi. İlk 500 içinde yer almayı başaran bir diğer kurum ise 493'üncü sırasıyla Ankara Üniversitesi oldu. Türkiye'nin ilk 10'unda Ankara, İstanbul ve İzmir'de konuşlu devlet üniversiteleri ağırlığını korurken, Koç Üniversitesi bu gruptaki tek vakıf üniversitesi olarak öne çıktı.
Yayın Sayısı ve Etki Göstergelerine Dayalı Nesnel Metodoloji
Son beş yıllık akademik performansın Clarivate Analytics InCites verileriyle analiz edildiği URAP alan sıralamasında; bilimsel makale sayıları, toplam doküman hacmi, atıf oranları, yayınların alan içi etkisi ve uluslararası iş birliği gibi somut göstergeler esas alındı. Anket tabanlı kişisel değerlendirmelerin ve bin veya daha fazla yazarlı makalelerin hesaplama dışı tutulduğu çalışma, üniversitelerin doğrudan araştırma kapasitesini yansıtıyor. Uzmanlar, aday öğrencilerin ve araştırmacıların bu istatistikleri eğitim kalitesi ve klinik imkânlarla birlikte bütüncül değerlendirmesi gerektiğini vurguluyor.
Bu tür sıralamalar, sağlık çalışanları ve sağlık kurumları açısından önemli bir yol gösterici olabilir; zira yüksek akademik performans, klinik uygulamalarda kanıta dayalı tıbbın güçlenmesine katkı sağlar. Ancak sıralamaların tek başına sağlık hizmeti kalitesini yansıtmadığı, eğitim ve klinik imkânlarla birlikte değerlendirilmesi gerektiği unutulmamalıdır. Sağlık Bakanlığı ve üniversitelerin bu verileri, sağlık politikalarını şekillendirmede ve insan kaynağını planlamada dikkate alması, sahada daha etkin sonuçlar doğurabilir.
Bu haber, güncel tarih itibarıyla Personelsaglik.NET yazarı CEREN YILDIZ tarafından derlenmiş ve aktarılmıştır.




