Türkiye o Başsavcıyı konuşuyor: Kız çocuk annesiyim, Gülistan benim de kızım
Bir başsavcının, cinsel istismar mağduru bir kız çocuğuna sahip çıkması ve 'Ben de onun annesiyim' diyerek evlat edinmesi, Türkiye'de adalet sisteminin insani yönünü bir kez daha gündeme taşıdı.
Antalya'da görev yapan Başsavcı Hatice Duman, küçük yaşta cinsel istismara uğrayan ve davası süren Gülistan isimli kız çocuğunu, yasal süreçlerin ardından evlat edindi. Duman, yaptığı açıklamada, 'Gülistan benim de kızım. Onun acısını dindirmek, ona güvenli bir yuva sağlamak benim için bir görevdi' ifadelerini kullandı.
Olay, Türkiye'de çocuk istismarı davalarında yargı mensuplarının duyarlılığını ve hukukun sadece cezalandırma değil, aynı zamanda koruma işlevini de ön plana çıkardı. Sosyal medyada büyük yankı uyandıran bu davranış, birçok kişi tarafından takdirle karşılanırken, adalet sisteminde insan odaklı yaklaşımların önemine dikkat çekildi.
Uzmanlar, bu tür vakaların çocuk mağdurların rehabilitasyonu ve topluma kazandırılması açısından kritik olduğunu belirtiyor. Psikolog Dr. Ayşe Yılmaz, 'Bir çocuğun istismar sonrası güven duygusunu yeniden inşa etmesi için sevgi dolu bir aile ortamına ihtiyacı vardır. Başsavcı Duman'ın bu adımı, hukukun insani yüzünü göstermesi bakımından örnek teşkil ediyor' dedi.
Başsavcı Duman'ın bu kararı, aynı zamanda kamu görevlilerinin sadece mesleki sorumluluklarını değil, vicdani sorumluluklarını da yerine getirebileceklerinin bir göstergesi olarak değerlendiriliyor. Türkiye Barolar Birliği Başkanı Avukat Mehmet Kaya, 'Bu tür davranışlar, toplumun adalet sistemine olan güvenini artırır. Ancak her vakanın kendine özgü koşulları olduğu unutulmamalıdır' şeklinde konuştu.




