Özelde Çalışan Asistan Doktoru Mahkeme Affetmedi

Özelde Çalışan Asistan Doktoru Mahkeme Affetmedi

Dava konusu olayda, bir yükseköğretim kurumuna bağlı Tıp Fakültesi Plastik, Rekonstüktif ve Estetik Cerrahi Anabilim Dalında araştırma görevlisi olarak görev yapan davacının özel bir güzellik merkezinde çalıştığına dair şikayet üzerine başlatılan soruşturma sonrası Üniversiteden ilişiği kesilmiştir.

İlk derece mahkemesi, ilgili hakkında yürütülen soruşturma kapsamında bilgi ve belgelere göre, kişinin güzellik merkezine ait reklam ve tanıtım materyallerinde yer almasını dikkate alarak uzmanlık eğitiminin gerektirdiği durumlar dışında güzellik merkezinde çalıştığı sonucuna varıldığı "Tıpta ve Diş Hekimliği'nde Uzmanlık Eğitimi Yönetmeliği"nin gerekçesiyle ilişiğinin kesilmesine karar verilmiştir.

Davacının iş yeri sahibi ile kendisinin 12 yıl öncesine dayanan dostluklarının bulunması gibi savunmalara itibar edilmeyerek hakkında verilen karar Bölge İdare Mahkemesi ve Danıştay Sekizinci Dairesi onamıştır.

T.C.

D A N I Ş T A Y

SEKİZİNCİ DAİRE

Esas No : 2020/7002

Karar No : 2021/3586

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : .

VEKİLİ : Av. .

KARŞI TARAF (DAVALI) : . Üniversitesi Rektörlüğü

VEKİLİ : Av. .

İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :

Dava konusu istem: ... Üniversitesi Tıp Fakültesi Plastik, Rekonstüktif ve Estetik Cerrahi Anabilim Dalında araştırma görevlisi olarak görev yapan davacının "..." isimli özel bir güzellik merkezinde çalıştığına dair şikayet üzerine başlatılan Tıpta ve Diş Hekimliği'nde Uzmanlık Eğitimi Yönetmeliği'nin 11. maddesinin 3. fıkrası uyarınca 07/03/2019 tarihi itibariyle Üniversite'den ilişiğinin kesilmesine ilişkin ... tarihli ve ... sayılı işlem ile bildirilen davalı idare Fakülte Disiplin Kurulu'nun ... tarihli ve . sayılı kararının iptali istenilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında; davalı Üniversitenin Tıp Fakültesinde görev yapan Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. ... ve Cerrahi Tıp Bilimleri Bölüm Başkanı Prof. Dr. ... tarafından Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Anabilim Dalı Araştırma Görevlisi davacı hakkında dışarıda özel bir güzellik merkezi olan ''...'' isimli kuruluşta çalıştığı yönündeki 22/10/2018 tarihli şikayet dilekçesi üzerine konuyla ilgili olarak yapılan soruşturma sonucunda düzenlenen 24/12/2018 tarihli soruşturma raporunda, şikayetçilerin delil olarak sunduğu belgelerde yer alan "dolgu, botoks, mezoterapi ve estetik operasyonlar ile alakalı sormak istediğiniz her şey için doktorunuz ...", "her daim sizler için en iyisini yapmaya çalışan muhteşem bir ekibiz, hem doktorumuzun hem de benim yaptığım uygulamalarla alakalı sormak istediğiniz tüm sorular için iletişim numaralarımızdan bizlere ulaşabilirsiniz" şeklindeki bilgisayar çıktılarının davacının araştırma görevlisi olarak görev yaparken ''...'' isimli özel güzellik salonunda çalıştığı yönünde delil olarak kabul edilebileceği, davacının ''...'' isimli merkez ile resmi bir bağının olmadığı ancak gayri resmi ve arkadaş olarak yardımcı olduğu yönündeki ifadesinin ise Tıpta ve Diş Hekimliği'nde Uzmanlık Eğitimi Yönetmeliği'nin 11. maddesinin 3. fıkrasına aykırılık oluşturduğunun belirtildiği, 24/12/2018 tarihli soruşturma raporunda yer alan tespitler ile dava dosyasında bulunan ... Dergisinin Nisan 2017'de yayınlanan 8. sayısında hem reklam olarak hem de röportaj olarak güzellik merkezinin yer alması, reklam görüntüsünde merkez sahibinin davacı ile birlikte fotoğraf çektirmesi, derginin içeriğinde yer alan röportajda merkez sahibi tarafından "sevgili iş ortağım Dr. ...'la birlikte '...' markasını kurduk ve işletmeye devam ediyoruz" şeklindeki beyanı, ayrıca Bitter Dergisinin Temmuz-Ağustos 2018 sayısında yer alan röpotajda merkez sahibi tarafından "Dr. ... ile birlikte asıl hedefimiz birçok şehir ve ülkede isim yapmış bir marka haline gelmek" şeklindeki beyanının birlikte değerlendirilmesinden, davacının uzmanlık eğitiminin gerektirdiği durumlar dışında ''...'' isimli güzellik merkezinde çalıştığı sonucuna varıldığı, bu durumun ise Yönetmeliğin 11. maddesinin 3. fıkrasına aykırı olduğu sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti:

Bölge Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI :

Davacı tarafından, ... Üniversitesi Tıp Fakültesi Disiplin Kurulu'nun kurumdan ilişiğinin kesilmesine ilişkin yetkisinin olmadığı, soruşturmacı tarafından usul kurallarına uyulmadığı, kendisi hakkındaki söylemlerden haberi ve bilgisinin olmadığı, bunlardan soruşturma sırasında haberdar olduğu, ''...'' isimli güzellik merkezinin itibar sağlamak amacıyla adını kullandığı, bu iş yerinin faaliyet alanının Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi'nde cilt bakımı, kaş alma, ağda vb. olarak belirtildiği, sağlık hizmeti verilmeyen bir iş yerinde tabip olması nedeniyle çalışmasının mümkün olmadığı, iş yeri sahibi ile kendisinin 12 yıl öncesine dayanan dostluklarının bulunduğu, Aralık 2017 tarihi itibariyle davalı kurumda eğitici eksikliğinin bulunduğu, davacının İstanbul Medipol Hastanesi'ne geçmek için başvuruda bulunduğu, bu nedenle hakkında kasıtlı olarak bu şekilde işlem tesis edildiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI :

Davalı idare tarafından, davacının tıpta uzmanlık eğitimi gören tabip araştırma görevlisi olduğu, Tıp ve Diş Hekimliği'nde Uzmanlık Eğitimi Yönetmeliği hükümlerine tabi olduğu, bahse konu Yönetmelik gereği dava konusu işlemin tesis edildiği, Yönetmelik hükmü uyarınca eğitim kurumu olan Tıp Fakültesi Dekanlığı'nca davacının ilişiğinin kesildiği, idarece tesis edilen işlemin disiplin cezası değil bir idari yaptırım olduğu, davacının aynı zamanda öğrenci olduğu göz önüne alındığında Fakülte Yönetim Kurulu'nca tesis edilen işlemde yetki yönünden hukuka aykırılığın bulunmadığı, davacının araştırma görevlisi olarak çalıştığı bölümde görev yapan öğretim üyeleri tarafından Tıp Fakültesi Dekanlığı'na verilen dilekçe sonrasında hakkında soruşturma başlatıldığı, yapılan soruşturma'da davacının tıpta uzmanlık eğitimini sürdürürken ''...'' isimli güzellik merkezinde de çalıştığı iddiasının sabit görüldüğü, dosyada bulunan sosyal medya paylaşımları ile internet sitelerindeki paylaşımların soruşturma tarihinde dahi güncel paylaşımlar olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ .'İN DÜŞÜNCESİ :

Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 17. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca davacının duruşma istemi yerinde görülmeyerek ve dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin işin gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:

Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.

Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:

Açıklanan nedenlerle,

1. Temyiz isteminin reddine,

2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,

3. Temyiz giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,

4. Posta avansından kalan tutarın istemi halinde davacıya iadesine,

5. Kullanılmayan . TL yürütmeyi durdurma harcının istemi halinde davacıya iadesine,


Personel Sağlık Sosyal Medya Gurubumuza Ücretsiz Abone ol, günlük haberler cebine gelsin. Tıkla


ONLİNE FORMA  KALİTEYİ UYGUN ALABİLECEĞİNİZ ADRES İÇİN TIKLAYINIZ 

6. Kesin olarak, 01/07/2021 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Sercan Yılmaz

banner42
YORUM EKLE
YORUMLAR
Madur kim
Madur kim - 1 ay Önce

Asistan hekim maaşının 10500 tl olduğu günümüzde bir hekim eğer ki ankara, istanbul gibi büyük şehirlerde uzmanlık eğitimi alıyorsa bu kişinin başka kurumlarda nöbet tutmaktan başka çaresi yoktur. 1+1 ev kirası en düşük şu an istanbulda hastane civarlarında 7500 tl den başlıyor. Bu kişi bunun haricinde işe gidip gelmek için ayda 1000 tl de yakıt parası verir. Elektrik su doğalgaz gibi giderlerinede ortalama 1000 tl dersek yemeden içmeden 9500 tl si gitmiş oluyor. Kişiye yalnızca 1000 tl kalıyor. Bu kişi yaklaşık 30 lu yaşlarındaysa bırakın birikim yapmayı bakanımızın dediği gibi evlenmesi bir rüya olur. Onu geçtim bu kişi lisede kendine ineksin sen diyen ve okumayan ticaretle uğraşan veyahut okumuş ama sıradan bir bölüm sonucu hayata erken başlamış arkadaşlarını sorduğunda iyi bir araba veya iyi bir ev aldıklarını duymuyormu. Kendisine keşke daha az çalışsaydımda avukat, mühendis olsaydım veya ticarete atılsaydım demiyormu. Bu durum eskiden limon satan kamu görevlilerinin olduğu türk filimlerini hatırlatıyor. Bu kişi manyakmı gidip böyle bir risk alsında böyle işlere girsin. Ama uzmanlık kazanan kişilerin ilk sordukları maaş nöbetse diğer sordukları şey özellerde kaçak nöbet tutabiliyormuyuz oluyor. Yök kadroları sba ya çevrildi az olan maaşları dahada düştü bu durum kime yaradı? Benim cevabım çok açık; odasından dahi çıkmayan özel hastalarından binlerce lira koparan, asistanlara eğitim vermeyip kıdemli asistanlarınızdan öğrenin diyen hocaların döner sermayesine yaradı. Çünkü üniversite hastanelerinin sabit döner masrafları ortadan kalktı. Bu da o beş para etmez mobing uygulayan, eğitimci sıfatını hak etmeyen hoca bozuntularına yaradı.

Ahmet Demircan
Ahmet Demircan - 1 ay Önce

Her şekilde uzmanlık yandı. Tekrar tusa çalış bakalım

ahmet
ahmet - 4 hafta Önce

Bütün öğretmenler harıl harıl gece yarısına kadar özel ders veriyor ve 50 kuruş vergi ödemiyor duydunuz mu hiç bir tane bile öğretmen yargılansın cezayı geçtim. Yorumsuz... Hakimler zaten o doktor çalışmasa da bir sebep bulup ceza verirlerdi kompleks böyle birşey.

FatihK
FatihK - 4 hafta Önce

Ozel ders veren ogretmenler de milli eğitimden atılsın. Onlar da vergisiz usulsüz çalışıyor. Adalet bir tek doktora mı işliyor?

Sengi kaza ve hayat!
Sengi kaza ve hayat! - 4 hafta Önce

Kendi düşen ağlamaz fakat haset ler şikayet mi etti nedir...!kişinin hayatı altüst oldu herhalde !

SIRADAKİ HABER