MEB'de mülakat devri kapandı: 30 Ocak 2026 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan yeni "Milli Eğitim Bakanlığı Eğitim Kurumları Yönetici Görevlendirme Yönetmeliği" ile sözlü sınav (mülakat) tamamen kaldırıldı.

Artık yönetici adayları, yazılı sınavda başarılı olduktan sonra Milli Eğitim Akademisi tarafından düzenlenen "Yönetici Yetiştirme Programı"na alınacak. Bu programdaki başarı puanı, atamalarda belirleyici olacak. Sistem, sübjektif değerlendirmeleri ortadan kaldırarak daha şeffaf, nesnel ve eğitim odaklı bir yapı getiriyor.

Değişiklik, öğretmenler tarafından torpil ve keyfi uygulamalara karşı olumlu karşılanıyor.

Ancak bu gelişme, sağlık camiasında farklı tepkilere yol açtı. Sağlık Bakanlığı'nda başhekim, başhekim yardımcılığı, hastane müdürlüğü ve şube müdürlüğü gibi yönetici kadrolara atamalarda hâlâ yazılı sınav şartı yok, başvuru dönemi duyuru veya sınav olmadan, lisans mezuniyeti dışında ek şart aranmadan ilerliyor.

Bu durum, on binlerce sağlık çalışanının görevde yükselme umudunu yok ediyor ve kamu yönetimine olan güveni sarsıyor.

Sağlık çalışanları uzun süredir, yönetici kadrolara şartsız, sınavsız ve keyfiyete göre atama yapılmasının haksızlık olduğunu vurguluyor. Özellikle dört yıllık üniversite mezunu, hatta yüksek lisans veya doktora yapmış binlerce kamu çalışanının bulunduğu sağlık teşkilatında, objektif bir yazılı sınavla hak edene hakkın verilmesi gerektiği ifade ediliyor. Keyfi atamalar sonucu kamu çalışanı olmayan kişilerin bile sağlık kurumlarını yönetmesi, hem kurumlar hem de çalışanlar için ciddi sıkıntılar yaratıyor.

Sağlık camiasından yükselen sesler şöyle özetleniyor:

  • "Eğitimde mülakat kalktı, akademi eğitimi geldi ama sağlıkta neden yok."
  • "Yazılı sınav yık, müracaat yo, liyakat değil, ilişkiler oluyor."
  • "Aynı devlet, iki farklı bakanlık: Biri objektif sisteme geçti, diğeri nerede?"

Görevde yükselme sınavını bekleyen personel, MEB'deki gibi mülakatın tamamen kaldırılmasını, zorunlu bir yetiştirme/akademi programı getirilmesini ve atamaların şeffaf, nesnel kriterlere bağlanmasını talep ediyor.

TUS’ta Rakamlar Şaşırtıyor: ÖSYM Bir Sınavdan 150 Milyon TL Kazanıyor
TUS’ta Rakamlar Şaşırtıyor: ÖSYM Bir Sınavdan 150 Milyon TL Kazanıyor
İçeriği Görüntüle

Sektör temsilcileri, "Eğer eğitimde liyakat esas alındıysa, sağlıkta da aynı standartlar uygulanmalı" görüşünde birleşiyor.

Sağlık çalışanlarının temel beklentisi, adaletin tesis edilmesi, ehliyet, liyakat ve tecrübenin temel kriter olması. Sağlık kurum ve kuruluşları, rekabete açık sınavlarda başarılı olmuş, mesleklerinde yetkin kişiler tarafından yönetilmeli. Bu sefer de liyakatsizliğe kurban edilmeden, ehline verilmelidir.