Sağlıkta yolsuzluk iddiaları her geçen gün artıyor. Neredeyse gün geçmiyor ki yeni bir operasyon haberi kamuoyuna yansımasın. Sahte reçete ve rapor düzenleme, bıçak parası, rüşvet, çıkar ve menfaat sağlama gibi birçok usulsüzlük; küçük ilçe hastanelerinden başlayarak il müdürlüklerine ve büyük şehir hastanelerine kadar geniş bir alana yayılmış durumda.

Öğrenci affı düzenlemesinde detaylar netleşiyor
Öğrenci affı düzenlemesinde detaylar netleşiyor
İçeriği Görüntüle

Halen onlarca soruşturma sürerken, çok sayıda doktor ve sağlık çalışanının tutuklandığı biliniyor. Ortaya çıkan dolandırıcılık ağlarının boyutu ise milyonlarca lirayı bulmuş durumda. Ancak gelinen noktada sadece denetim mekanizmalarının yeterli olmadığı açıkça görülüyor. Zira bazı denetim süreçlerinin içinde yer alan kişilerin de suça karıştığı iddiaları, sorunun derinliğini gözler önüne seriyor.

Bazı dosyalarda şebekenin başında doğrudan doktorların yer aldığı görülürken, sağlık sisteminde ciddi bir yozlaşmanın giderek arttığı ifade ediliyor. Yöneticilerin bu sorunları ya tespit edemediği ya da görmezden geldiği yönündeki eleştiriler de dikkat çekiyor.

Özellikle sözleşmeli yönetim modeli, eleştirilerin odağında yer alıyor. Sözleşmeli il sağlık müdürlerinin görev güvencesi endişesiyle hareket ettiği, bu nedenle birçok olayda inisiyatif almak yerine sessiz kalmayı tercih ettiği ileri sürülüyor. Bu durum, cesur ve adaletli yöneticilerin sistem dışına itilmesine, yerlerine ise risk almayan, günü kurtarmaya odaklı isimlerin kalmasına neden oluyor.