Paramedik eğitiminin ön lisans düzeyinden lisans düzeyine geçiş süreciyle birlikte akademik kadrolara ilişkin tartışmalar da gündeme geldi. Türkiye’de bulunan 79 paramedik programından yalnızca Hacettepe Üniversitesi’nin bu yıl lisans düzeyinde öğrenci kabul edecek olması, diğer üniversitelerdeki programların ise ön lisans düzeyinden lisansa geçiş hazırlıklarını sürdürmesi dikkat çekiyor.

personel sağlık- özel haber

Hacettepe Üniversitesi Paramedik Lisans Programı için yayımlanan akademik personel ilanında “Hemşirelik lisans mezunu olmak” şartının yer alması ise paramedik meslek örgütlerinin tepkisine neden oldu.

Acil Tıp Teknisyenleri ve Teknikerleri (Paramedik) Derneği (ATTDER), yayımladığı açıklamada, paramedik lisans programlarının akademik kadrolarında alan uyumu, mesleki deneyim ve liyakat kriterlerinin esas alınması gerektiğini belirtti.

ATTDER açıklamasında, “Hemşirelik Lisans Mezunu Olmak” şartının acil sağlık hizmetleri alanında mesleki deneyime sahip akademisyenlerin başvuru imkânlarını sınırlandırdığı savunuldu.

Ambulans şoförlerinde fazla mesai borsası...
Ambulans şoförlerinde fazla mesai borsası...
İçeriği Görüntüle

Dernek, hastane öncesi acil sağlık hizmetlerinin ileri yaşam desteği, triyaj, travma yönetimi, olay yeri yönetimi ve afet tıbbı gibi kendine özgü uzmanlık alanlarına sahip olduğunu belirterek, akademik kadroların sahayı bilen ve acil sağlık hizmetlerinde deneyimli kişilerden oluşturulması gerektiğini ifade etti.

Ancak tartışmanın başka bir boyutu daha var

Öte yandan, burada gözden kaçırılmaması gereken temel bir nokta bulunuyor.

Bir programın lisans düzeyine geçmesi, o programda görev yapacak öğretim elemanlarının da lisans düzeyindeki akademik personel şartlarını karşılamasını gerektiriyor. Öğretim elemanı olabilmek için yalnızca sahada deneyimli olmak yeterli görülmüyor; ilgili akademik kadronun niteliğine göre lisans mezuniyeti ve bunun üzerine yüksek lisans, doktora veya mevzuatta öngörülen diğer akademik şartların karşılanması gerekiyor.

Bugün itibarıyla paramediklerin önemli bölümü ön lisans mezunu. Dolayısıyla “Paramedik lisans programında neden paramedik kökenli akademisyenler görev almıyor?” sorusunun yanında, “Ön lisans mezunu bir paramedik, lisans programında öğretim elemanı olabilmek için hangi akademik şartları taşıyor?” sorusunun da sorulması gerekiyor.

Buradaki mesele herhangi bir meslek grubunun diğerine üstünlüğü olarak değerlendirilmemeli. Hemşirelik, tıp, paramedik ve diğer sağlık disiplinlerinin akademik alana katkısı bulunuyor. Ancak lisans programlarında görev yapacak akademik personelin belirlenmesinde ilgili mevzuatın ortaya koyduğu eğitim ve akademik yeterlilik şartlarının da dikkate alınması gerekiyor.

“Paramedik olsun” demek tek başına yeterli mi?

Paramedik eğitiminin lisans seviyesine yükseltilmesi elbette mesleğin akademik gelişimi açısından önemli bir adım.

Ancak bir programın lisans olmasıyla birlikte, o programda ders verecek kişilerin de akademik yeterliliklerini lisansüstü eğitimlerle geliştirmesi gerekiyor. Bu nedenle bugün ön lisans mezunu olan paramediklerin, ilerleyen yıllarda lisans ve lisansüstü eğitimlerini tamamlayarak akademik kadrolarda daha fazla yer almasının önü açılabilir.

Dolayısıyla mevcut tartışmanın yalnızca “Neden hemşirelik mezunu aranıyor?” noktasına sıkıştırılması yerine, paramediklerin akademik kariyer yapabilmelerinin nasıl güçlendirileceği de tartışılmalı.

Önümüzdeki yıllarda 79 paramedik programının lisans düzeyine geçmesiyle birlikte bu konu daha da önemli hale gelecek. Asıl hedef; paramediklerin kendi alanlarında lisans, yüksek lisans ve doktora eğitimlerini tamamlayarak güçlü bir akademik kadro oluşturabilmesi olmalı.

Kısacası mesele yalnızca “Paramedik bölümünde neden paramedik hoca yok?” sorusundan ibaret değil. Asıl soru, paramedik mesleğinin lisans eğitimine geçişiyle birlikte kendi akademisyenlerini yetiştirecek akademik altyapının nasıl oluşturulacağı olmalı.