2010 yılı KPSS skandalı 2020 yılında yaşandı. Sınavı yapan başkan Ünal Yarımağan idi. 3 bin 227 kişi 100 soruyu doğru yanıtlamıştı. Yaşanan skandal sonrasında o günkü YÖK Başkanı Prof. Dr. Yusuf Ziya Özcan, İTÜ Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ali Demir'i davet etti ve Ali Demir ÖSYM Başkanı olarak atandı.
Ancak, FETÖ darbe girişimi sonrasında Ali Demir hakkında FETÖ üyesi olduğu gerekçesiyle iddianame düzenlendi ve Ali Demir ağır ceza mahkemelerinde yargılanmaya başlandı.

Savcılığın düzenlediği iddianamede, Başkanlığa alınan personelin FETÖ'cü olduğu, 13 sınavın sorularının çalındığı iddia ediliyordu.

Ali Demir, bugün (15 Şubat 2024) Ankara 2. Ağır Ceza Mahkemesinde görülen karar duruşmasında son savunmasını yaptı. Demir "Ben atandığımda ÖSYM kişisel ilişkiler ile yönetilen bir kurumdu. Kendi gayretimle ÖSYM Kanununun ön hazırlığını oluşturdum ve ceza maddelerini bizzat yazdım. Bundan dolayı da gurur duyuyorum. Sınavın eşitlik ilkesi içinde yapılması benim varlık sebebimdi. Devrettim güne kadar bunu sğaladım benden sonra da kurmuş olduğum sınav güvenlik sistemi aynen devam ettirilmiştir." dedi.

- "Her Adaya Farklı Soru Kitapçığı uygulamasını ben getirdim"
Ali Demir başkan olduktan sonra sınav güvenliği için uyguladığı tedbirleri şu şekilde açıkladı:

"- Bunlardan birisi Türkiye'de toplu kopyayı kökünden yok eden "Her Adaya Farklı Soru Kitapçığı" uygulamasıdır. Bu sınav güvenliği için dünya çapında bir devrimdir. Bunu ben başardım ve ÖSYM tarafından tavizsiz uygulanmaktadır.

- Diğeri ise ÖSYM'de kapsamlı bir soru havuzu oluşturarak daha önce ÖSYM'de hazırlanan sınavların, sınav bitene kadar kimsenin dışarı çıkmadığı MİT tarafından sürekli izlenen matbaada "kapalı dönemde" hazırlanmasını sağladım. Bu sayede sınav bitene kadar sınav sorularını bilen hiçbir kimse dışarıda olmadı.

- Bir diğeri ise matbaadan sınav merkezlerine elektro-mekanik kilitler ile kilit altına alınmış araçlarla gönderilen sınav evrakını sınav günü sabahına kadar Ankara'dan kamera ile izlenecek şekilde araçlarda tutulmasını sağladım. Böylece sorulara sahada da sahip çıktım.

Şimdi bu salonda ben, tam bunların aksine, hem de hiçbir somut delil olmadan görevimi kötüye kullanarak sınavlarda haksızlık yapmakla suçlanıyorum. Suçlamaların hepsine tek tek yazılı olarak cevap verdim ama burada da sadece iki örnek üzerinden suçlamaların nasıl gerçek dışı ve algı yaratmaya yönelik olduğunu göstermek istiyorum;
- İlk olarak şunu net bir biçimde ifade edeyim, ben hiçbir sınav evrakını imha etmedim. ÖSYM Yönetim Kurulu tarafından mevzuata uygun komisyonlar oluşturulmuş ve bu komisyonlar yönetmelik hükümlerince çalışmışlardır.
- İkinci olarak da akıl almaz bir algı operasyonunu burada ifade etmek istiyorum. İddianamenin 121. Sayfasında "ÖSYM'nin yaptığı tüm sınavlarda sorular çalınmıştır" asılsız iddiası var. Ama hemen ardından soruşturulduğu belirtilen 19 adet sınavın sadece 3 tanesi ÖSYM tarafından yapılan sınavdır. Bu ne vahim bir algı operasyonudur."

Öğretmenlerin o ödeneğine zam geldi Öğretmenlerin o ödeneğine zam geldi

-"Savcılık FTÖ üyesi olduğumu iddia ederek korkunç bir iddiada bulunmaktadır"
Ali Demir, İddinamede FETÖ'cü olduğuna dair tek bir somut delil dahi olmamasına rağmen Savcılık mütalasında "her ne kadar bu dava 6114 sayılı kanuna muhalefet ve görevi kötüye kullanmaktan açılmışsa da Ali Demir FETÖ Üyeliğinden cezalandırılmalıdır." denildiğini belirterek "Savcı bey korkunç bir iddia ileri sürmektedir. " dedi.

- "2011 yılıda FETÖ'nün Çanakkale FEM dershanesine ilk davayı ben açtım"
Prof. Ali Demir hakkındaki FETÖ üyeliği iddialarına karşın tavrını gösteren somut delilerin üçünü şu şekilde sıraladı.

- 6114 sayılı kanunun ÖSYM Başkanına vermiş olduğu yetki ile kamu kurumlarında doğrudan ÖSYM'ye görevlendirdiğim üst düzey 13 arkadaşımın hiçbiri hakkında FETÖ iltisaki ileri sürülememiştir.
- Daha 2011 yılında FETÖ'nün Çanakkale FEM dershanesine, yapmış olduğu deneme sınavında ÖSYM logosunu kullandığı için, dava açarak cezalandırılmasını temin ettim.
- FETÖ üyelerinin yabancı dil duvarını aşmak için arsızca kullandıkları İngilizce sınavı IELTS'in Türkiye'deki eşdeğerliğini iptal ederek, FETÖ'ye en ciddi darbeyi vurdum.
- Bu açık tavrım nedeniyle FETÖ'nün yayın organlarında şahsım yani Ali Demir hakkında çok sayıda eleştirici, aşağılayıcı yazı yayınlanmıştır. Bunları savunmama Ek-23 olarak verdim.

- ÖSYM Başkanı Ömer Demir, Ali Demir lehinde şahitlik yaptı
Demir, bu dava sürecinde ÖSYM'de görev yaptığı 4,5 yıl boyunca nasıl olağanüstü bir gayret ve performansla çalıştığına herkesin şahit olduğunu belirterek "ÖSYM'yi nasıl bir güvenli kurum haline getirdiğimi görmek için görev sürem içerisinde çıkarılan Kanun, Yönetmelikler, Bakanlar Kurulu Kararları, Usül ve Esaslar, Süreçler, Talimatlara bakmak yeterlidir. Tüm bu hususları benden sonraki ÖSYM Başkanı Ömer Demir bile açık bir biçimde yazılı ve sözlü olarak ifade etmiştir. " dedi. Ömer Demir, Ali Demir'den sonra 2015 yılında ÖSYM Başkanlığna getirilmişti.

Savcılık iddianamesinin "kopyala yapıştır" yoluyla oluşturulmuş bir mütalaa olduğunu belirten Ali Demir "İddia edilen suçu işlediğime dair tek bir somut delil dahi mevcut değildir. Tüm bu gerekçelerle hakkımdaki tüm suçlamaları reddediyorum. Bu duruşmanın son duruşma olmasını diliyor ve atılı suçtan beraatimi talep ederek heyetinize saygılar sunuyorum." dedi.

Ankara 2. Ağır Ceza Mahkemesi heyeti savunma sonrasında Prof Ali Demir ve Prof. Ömer Pekşen hakkında FETÖ üyeliği iddiasından Beraat kararı verdi.

Editör: Sercan Yılmaz