Güvenlik politikaları uzmanı Mete Yarar, Türkiye ile Azerbaycan arasında başörtüsü üzerinden büyüyen tartışmaya TVNET'te katıldığı programda değindi. Yarar, Türkiye'nin Karabağ Savaşı sırasında Azerbaycan'a verdiği desteğin parayla ölçülemeyeceğini, bu destek yüzünden Türk savunma sanayisinin ağır yaptırımlarla karşılaştığını söyledi. Bakü'nün başörtüsü konusunda Ankara'ya ders vermeye kalkmasını ise doğru bulmadığını belirtti.
Mete Yarar Karabağ desteği hakkında ne dedi?
Yarar, Türkiye'nin Azerbaycan'a yalnızca para karşılığında silah satan bir ülke gibi gösterilmesine itiraz etti. Karabağ'ın kurtuluş sürecindeki Türk katkısının ticari bir ilişkiye indirgenemeyeceğini savunan Yarar, şöyle konuştu: "Parayla alınamayacak kadar yardım yapıldı. Parayla alamazsınız onu."
Yarar, Türkiye'de hiçbir yetkilinin Azerbaycan uğruna ambargoyu göze almaktan kaçındığını duymadığını da söyledi. Kendi tavrını ise "Azerbaycan için yemeyeceğim de kimin için yiyeceğim ambargo" sözleriyle ortaya koydu.
Türkiye hangi ülkelerden ambargo yedi?
Yarar'ın aktardığına göre Türkiye, Azerbaycan'a sağladığı askeri destek nedeniyle birden fazla Batılı ülkenin yaptırımıyla karşılaştı. Yarar'ın verdiği en somut örnek Kanada oldu.
Yarar, Türk insansız hava araçlarının "beyni" olarak nitelediği hedefleme ve görüntüleme sisteminin o dönemde yalnızca Kanada'dan temin edilebildiğini, bu sistemin Azerbaycan'a satış gerekçesiyle ambargoya takıldığını anlattı. Kanada, 2020 yılı Ekim ayında Karabağ çatışmalarının ardından Türkiye'ye yönelik bazı savunma ihracat izinlerini askıya almıştı.
Yarar, Fransa'nın seyir füzesi motorlarında da aynı gerekçeyle kısıtlamaya gittiğini, Almanya ve Amerika Birleşik Devletlerinden de benzer yaptırımlar geldiğini söyledi. Yarar'a göre bu yaptırımların ortak noktası, Türkiye'nin Azerbaycan'a silah satmayı sürdürmesiydi.
Türkiye'nin desteği silah satışıyla mı sınırlıydı?
Yarar, Türk desteğinin silah satışının çok ötesine geçtiğini vurguladı. Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev'in askeri danışmanının Türk bir general olduğunu, Türk F-16'larının bölgede konuşlandığını hatırlattı.
Yarar, iki ülke arasındaki bağın en somut göstergesi olarak Şuşa Beyannamesi'ni işaret etti. Saldırıya uğrayan tarafın yanında diğerinin hemen yer almasını öngören bu anlaşmanın ancak gerçek kardeşler arasında imzalanabileceğini söyledi. Şuşa Beyannamesi, 15 Haziran 2021'de Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Aliyev arasında imzalanmıştı.




