Ocakta yüzde 4.84 olan enflasyon, iktidarın ekonomideki hedeflerini altüst ederken, emekçi ve emekliye yapılan zamları da buharlaştırdı. Milyonlarca memur ile memur emeklisine ocak ayında yüzde 6.85 Enflasyon farkı ve yüzde 11 toplu suzlöşme zammı ile birlikte toplamda yüzde 18.60 oranında artış yapılmıştı. Ancak yüzde 6.85 oranındaki enflasyon farkı geçen yılın ikinci altı ayındaki kayıplardı. Memur ve memur emeklisi ocak ayında yüzde 11 oranında toplu sözleşme zammı alabilmişti. Bunun da yaklaşık yarıya yakını ilk ayda yüzde 4.84 olan enflasyon ile eridi.

İşçi ve Bağ-Kur emeklileri ise ocakta geçen yılın ikinci yarısındaki enflasyon olan yüzde 12.19 oranında zam almıştı. Bu zammın da önemli bir bölümü ilk aydan eridi.

Asgari ücret ocakta 28 bin 75 lira oldu. Yaklaşık 8 milyon asgari ücretlinin bin 359 lirası da ilk ayda eridi. Asgari ücretin alım gücü 26 bin 716 liraya inmiş oldu.

En düşük emekli aylığı da 20 bin liraya çıkarılmıştı. En düşük aylıktaki erime de daha ilk aydan 968 lira oldu.

‘RAKAMSAL BASKILAMALAR’
Toplu sözleşme masasında yer alan 3 memur konfederasyonu tepkilerini dile getirdi. Memur-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın, 6 aylık dönemsel enflasyon rakamlarının son aylarının genellikle baskılanarak enflasyon oranlarının düşürüldüğünü, maaş/ücretlere yansıyacak oranın azaltıldığını vurguladı. “Geçtiğimiz dönemlerde de bu hususları sık sık yaşadık, dile getirdik” diyen Yalçın, “Beklenen/hedeflenen enflasyonun tutması için rakamsal baskılamalar değil, piyasada hissedilir politikalar üretilmeli, sapmaların maliyeti memurun emeklinin sırtına yüklenmemelidir” dedi. Yalçın, “Beklentimiz açık ve nettir. Kamuda ücret reformu, personel sisteminde bütünlük ve kamu görevlileri sendikacılığında özgürlük. Acilen; kamuda ücret reformu yapılmalı, çalışmaları başlamalıdır. Sosyal tarafların katılımıyla tamamlanmalı, statüler arasındaki çarpıklaşma sonlandırılmalıdır” dedi.
‘ACİL ZAM’ TALEBİ

Türkiye Kamu-Sen Genel Başkanı Önder Kahveci, memurun bütçesinin 2026’nın daha ilk ayından alarm verdiğini belirtti. Maaş artışlarının, daha cebe girmeden enflasyon karşısında eridiğine işaret eden Kahveci, “Ocak ayında ortaya çıkan bu yüksek enflasyon, milyonlarca kamu çalışanı ve emekli için önümüzdeki beş ay boyunca eriyen maaşlar, daralan bütçeler ve daha da ağırlaşan bir hayat mücadelesi anlamına gelmektedir” dedi.

Sadece bir aylık enflasyonun, altı aylık maaş artışının önemli bir bölümünü silip süpürmesinin, enflasyon hedefini ulaşılabilir olmaktan çıkarmasının, memur ve emeklinin nefes alacak hâlinin kalmadığını net biçimde gösterdiğine işaret eden Kahveci, bu gidişata mutlaka dur denilmesi gerektiğini vurguladı. Kahveci, “Bu nedenle acilen; memurlara ek zam yapılması, bu artışın refah payı ile desteklenmesi, önümüzdeki aydan itibaren gerçekleşen enflasyonun doğrudan memur ve emekli maaşlarına yansıtılması uygulamasına geçilmesi zorunludur” dedi.

Ambulans ile servis minibüsü çarpıştı: 10 kişinin yaralandığı kaza kamerada
Ambulans ile servis minibüsü çarpıştı: 10 kişinin yaralandığı kaza kamerada
İçeriği Görüntüle

‘RAHAT DAVRANDI’
Birleşik Kamu-İş de “TÜİK’in açıkladığı veriler pazar ve marketteki fiyatlarla, kira ve ulaşım zamlarıyla, kabaran faturalarla çelişse de bu verilerin zamanlaması da manidar oldu. Çünkü bu veri, milyonlarca memur, memur emeklisi ve SSK ile Bağ-Kur emeklisinin maaşlarına eklenen enflasyon farkı belli olduktan hemen sonra geldi” dedi. Maaşlara yapılacak enflasyon farkı eklemesinin Aralık 2025 enflasyonu ile netleştiğine işaret eden Birleşik Kamu-İş, “TÜİK Aralık 2025 enflasyonunu yüzde 0.89, 2025 yıllık enflasyonunu yüzde 30.89 olarak açıklamıştı. Yani milyonlarca yurttaşın enflasyon farkı ödemesi netleştikten hemen sonra TÜİK, bir önceki aya göre yüksek bir rakam açıklamak konusunda rahat davrandı” açıklamasını yaptı.

Mustafa ÇAKIR