KDK devreye girdi: Uzmanlık dışı görevlendirilen sağlık çalışanı eski kadrosuna döndü
İstanbul'da bir hastanede evde bakım teknikeri olarak görev yapan sağlık çalışanı, uzmanlık alanıyla ilgisiz bir birimde görevlendirilmesinin ardından Kamu Denetçiliği Kurumuna başvurdu ve KDK'nın arabuluculuk girişimiyle eski görev yerine iade edildi.
İstanbul'da bir hastanede evde bakım teknikeri kadrosunda görev yapan sağlık çalışanı, kendisine yazılı ve resmi bir tebligat yapılmaksızın, yalnızca sözlü olarak bildirilen kura işlemi sonucunda bebek yoğun bakım ünitesi bünyesindeki süt odasında görevlendirildi. Söz konusu görevlendirmenin, çalışanın görev alanı ve uzmanlık eğitimiyle hiçbir ilgisi bulunmuyordu.
Başvurucu, bu kura işleminin idari teamüllerle bağdaşmadığını ve gayriresmi bir nitelik taşıdığını öne sürdü. Ayrıca yapılan görevlendirmenin kadronun görev tanımına, eşitlik ilkesine ve kurum içi çalışma barışına aykırı olduğunu iddia etti. Sağlık çalışanı, söz konusu işlemin iptal edilmesini ve verimli bir şekilde çalıştığını belirttiği asıl görev yerine iade edilmesini talep etti.
Konuyu incelemeye alan Kamu Denetçiliği Kurumu (KDK), başvuranın sorununu çözüme kavuşturmak amacıyla ilgili hastane yetkilileriyle iletişime geçti. KDK'nın yürüttüğü arabuluculuk girişimleri neticesinde sağlık çalışanının mağduriyeti giderildi. Başvuranın talebi doğrultusunda eski görev yerine iade edildiği ve görevine yeniden başladığı, başvuru konusunun çözüme kavuşturulduğu KDK'ya bildirildi.
Bu tür görevlendirme uyuşmazlıkları, sağlık kurumlarında kadro tanımı ile fiili görev arasındaki uyumsuzluğun çalışan motivasyonu ve hizmet kalitesi üzerindeki etkisini gözler önüne seriyor. Sağlık emekçisinin uzmanlık eğitimiyle örtüşmeyen bir birimde istihdam edilmesi, hem bireysel verimliliği hem de hasta bakım süreçlerinin güvenliğini dolaylı olarak etkileyebilecek bir yapısal sorun olarak değerlendiriliyor.
Kamu Denetçiliği Kurumunun devreye girmesiyle çözülen bu başvuru, idari işlemlerde şeffaflık ve yazılı tebligat zorunluluğunun önemini bir kez daha ortaya koyuyor. Sağlık çalışanlarının hak arama mekanizmalarına erişimi ve kurum içi iletişim kanallarının sağlıklı işletilmesi, benzer mağduriyetlerin önlenmesi açısından kritik bir gereklilik olarak öne çıkıyor. KDK'nın arabulucu rolü, yargıya taşınmadan çözülebilecek uyuşmazlıklar için etkili bir örnek teşkil ediyor.
Bu haber bugün Personelsaglik.NET yazarı CEREN YILDIZ tarafından derlenmiş ve aktarılmıştır.
Sağlık Bakanlığı ve bağlı kurumların, çalışanların uzmanlık alanlarına uygun görevlendirilmesi konusunda daha titiz davranması, hem sağlık hizmetinin niteliği hem de çalışan haklarının korunması bakımından büyük önem taşıyor. KDK'nın bu başvurudaki çözüm odaklı yaklaşımı olumlu bir adım olsa da, benzer sorunların sistematik olarak önlenmesi için kurum içi denetim mekanizmalarının güçlendirilmesi gerekiyor.




