Hemoroid, toplumda sık karşılaşılan ancak belirtileri ve hastalığın seyri kişiden kişiye önemli ölçüde değişebilen sağlık sorunlarından biri. Makattan kanama, dışkılama sırasında ele gelen şişlik, kaşıntı, rahatsızlık hissi veya ağrı gibi yakınmalarla ortaya çıkabilen hemoroidde uzmanlar, tedavi kararının yalnızca hastalığın adına bakılarak verilmemesi gerektiğine dikkat çekiyor.

Hemoroidal hastalık iç ve dış hemoroid olmak üzere farklı şekillerde görülebiliyor. İç hemoroidlerde kanama ve dışarı doğru sarkma daha belirgin olabilirken, dış hemoroidlerde özellikle pıhtı oluşması durumunda ani başlayan ağrılı bir şişlik gelişebiliyor.

Bu farklılık, tedavi yaklaşımını da doğrudan etkiliyor.

Tedavi Seçiminde Hemoroidin Yapısı Önem Taşıyor

Hemoroid tedavisinde hastanın şikâyetleri, hemoroidin iç veya dış yerleşimli olması, iç hemoroidlerde sarkmanın derecesi ve daha önce uygulanan tedaviler birlikte değerlendiriliyor.

Genel Cerrahi Uzmanı Doç. Dr. Tayfun Bilgiç'in hemoroidal hastalığın değerlendirilmesine ilişkin aktardığı bilgilere göre, her hemoroid hastasının ameliyat edilmesi gerekmiyor. Hafif ve erken dönemdeki şikâyetlerde dışkılama alışkanlıklarının düzenlenmesi ve kabızlığın azaltılması ilk yaklaşım olabilir.

Şikâyetlerin devam ettiği bazı iç hemoroidlerde ise lastik bant ligasyonu, skleroterapi veya infrared koagülasyon gibi girişimler değerlendirilebiliyor. Daha ileri derecede sarkma, belirgin dış hemoroid veya diğer yöntemlere rağmen devam eden hastalıkta cerrahi seçenekler gündeme gelebiliyor.

Bu nedenle hemoroid tedavisi planlanırken herkese aynı yöntemin uygulanması yerine hastalığın yapısına ve kişinin baskın şikâyetine göre bir yol belirlenmesi önem taşıyor.

Kabızlık ve Ikınma Şikâyetleri Artırabiliyor

Hemoroid gelişimi ve belirtilerin kötüleşmesiyle ilişkilendirilen faktörler arasında kronik kabızlık, dışkılama sırasında uzun süre ıkınma, tuvalette uzun süre oturma ve liften fakir beslenme bulunuyor.

Bu nedenle hafif hemoroid yakınmalarında ilk basamaklardan biri dışkının daha kolay çıkarılmasını sağlayacak düzenlemeler oluyor.

Liften zengin beslenme, yeterli sıvı tüketimi ve tuvalette gereğinden uzun süre kalmamak dışkılama sırasında oluşan basıncın azaltılmasına yardımcı olabiliyor. Bununla birlikte yaşam tarzı değişikliklerinin ileri derecede sarkmış hemoroidal dokuyu her zaman ortadan kaldırması beklenmiyor.

Makattan Kanama Otomatik Olarak Hemoroide Bağlanmamalı

Hemoroidin en bilinen belirtilerinden biri dışkılama sırasında görülen parlak kırmızı renkli kanama.

Ancak uzmanların üzerinde durduğu önemli noktalardan biri, makattan gelen her kanamanın hemoroid olarak değerlendirilmemesi.

Tanıtım Yazısı İçin Yayıncı Seçerken Hangi Kriterlere Bakılır?
Tanıtım Yazısı İçin Yayıncı Seçerken Hangi Kriterlere Bakılır?
İçeriği Görüntüle

Benzer belirtiler anal fissür gibi daha sık görülen anorektal hastalıkların yanı sıra bağırsak sistemini ilgilendiren farklı hastalıklarda da ortaya çıkabiliyor.

Özellikle daha önce değerlendirilmemiş, tekrarlayan veya miktarı artan rektal kanamada yalnızca kişinin kendi kendine hemoroid tanısı koyarak krem veya benzeri ürünlerle uzun süre tedavi uygulaması doğru bir yaklaşım olmayabilir.

Kanamanın kaynağının belirlenmesi için gerekli durumlarda fizik muayene ve hastanın yaşına, yakınmalarına ve risk durumuna göre ek değerlendirmeler yapılabiliyor.

Ağrı Her Hemoroid Hastasında Aynı Şekilde Görülmüyor

Hemoroid denildiğinde ağrı sık akla gelse de iç hemoroidler özellikle erken evrelerde belirgin ağrı oluşturmadan kanama ile kendini gösterebiliyor.

Buna karşılık dış hemoroidde damar içerisinde pıhtı gelişmesi halinde makat çevresinde ani başlayan, sert ve oldukça ağrılı bir şişlik ortaya çıkabiliyor.

Bu nedenle hastanın yalnızca “hemoroidim var” şeklindeki tanımı, hangi tedavinin uygun olduğunu belirlemek için yeterli olmayabiliyor.

Kanama, sarkma, ağrı, kaşıntı ve dışkılama sırasında ortaya çıkan yakınmaların birlikte değerlendirilmesi gerekiyor.

Evde Uygulamalar Her Durumda Yeterli Olmayabilir

Hafif hemoroid şikâyetlerinde kabızlığın önlenmesi, lifli beslenme ve dışkılama alışkanlıklarının düzenlenmesi belirtilerin azalmasına yardımcı olabilir.

Ancak bazı durumlarda tıbbi değerlendirme geciktirilmemeli.

Tekrarlayan veya devam eden makattan kanama, dışkılama sırasında sürekli dışarı çıkan doku, sarkan dokunun kendiliğinden geri dönmemesi, ani gelişen sert ve ağrılı makat şişliği veya alınan önlemlere rağmen devam eden belirtiler bu durumlar arasında yer alıyor.

Şiddetli kanama, artan ağrı, ateş veya genel durum bozukluğu gibi belirtilerde ise daha erken değerlendirme gerekebiliyor.

Amaç En Yeni Yöntemi Değil, Uygun Yöntemi Seçmek

Hemoroid tedavisinde son yıllarda farklı girişimsel yöntemlerin kullanımı artmış olsa da uzmanlara göre tedavi başarısında belirleyici nokta yalnızca kullanılan teknolojinin adı değil.

İç hemoroidin derecesi, dış hemoroid varlığı, kanama ve sarkmanın düzeyi, ağrının niteliği ve daha önce uygulanan tedavilere verilen yanıt birlikte değerlendiriliyor.

Bu nedenle bir hastada yalnızca yaşam tarzı düzenlemeleri yeterli olabilirken başka bir hastada ofis tipi girişimler veya cerrahi tedavi gerekebiliyor.

Hemoroidal hastalıkta doğru yaklaşımın temelini, belirtilerin kaynağının doğru belirlenmesi ve hastalığın mevcut durumuna uygun tedavi basamağının seçilmesi oluşturuyor.