Türkiye genelinde birinci basamak sağlık hizmetlerinin can damarı olan Aile Sağlığı Merkezlerinde (ASM) yaşanan 'bina krizi' giderek büyüyor. Sağlık Bakanlığı'nın yeni birimler açma planı, kamuya ait bina tahsis edilmemesi nedeniyle duvara tosladı. AHESEN Genel Başkanı Dr. Ahmet Kandemir, kendi cebinden milyonlarca lira harcayarak ASM kurmaya zorlanan hekimlerin, itiraz ettiklerinde polis baskını ve açığa alınma tehditleriyle karşı karşıya kaldığını açıkladı.
Sağlık Bakanlığı, aile hekimi başına düşen hasta sayısını azaltmak ve hizmet kalitesini artırmak amacıyla yeni aile hekimliği birimleri planlıyor. Ancak bu doğru hedefin önünde devasa bir fiziki engel var: Bina yokluğu.
Birçok ilde yeni ASM binaları kamu tarafından inşa edilmezken, bu ağır maddi yük aile hekimlerinin omuzlarına bırakılmış durumda. Artan emlak fiyatları, fahiş kiralar ve sıfırdan bir sağlık tesisi kurmanın getirdiği devasa tadilat maliyetleri, hekimleri doktorluktan ziyade adeta 'müteahhitlik' yapmaya zorluyor.
ANTALYA'DA POLİSLİ BASKIN İDDİASI, AYDIN'DA AÇIĞA ALINMA
Aile Hekimliği Çalışanları Sendikası (AHESEN) Genel Başkanı Dr. Ahmet Kandemir, sistemin tıkandığını ve idarenin çözümü hekimlere baskı kurmakta aradığını belirterek çarpıcı örnekler verdi.
Dr. Kandemir'in aktardığı bilgilere göre son kriz Antalya Kızılırmak ASM’de yaşandı. Mevcut hekimlerin kiraladığı ve fiziki şartları yeni bir hekim için uygun olmayan merkeze, idare tarafından zorla yeni bir birim açılması dayatıldı. Durumun o kadar kontrolden çıktığı iddia edildi ki, il sağlık müdürlüğü ekipleri ASM'ye polis eşliğinde müdahale etmeye çalıştı. Hukuksuzluğun fark edilmesi üzerine emniyet güçleri geri çekilse de hekimler üzerindeki idari baskı son bulmadı.
Benzer bir "bina dayatması" krizinin daha önce Aydın’da da yaşandığını hatırlatan Dr. Kandemir, sırf bu yüzden iki aile hekiminin açığa alındığını belirtti.
"ÖZEL MÜLKE ZORLA ÇÖKMEK HUKUKA AYKIRIDIR"
Sorunun bir diğer boyutunun ise mülkiyet haklarının ihlali olduğunu belirten Dr. Kandemir, süreci şu sözlerle özetledi: "Hekimlerin kendi imkânlarıyla kiralayıp kurduğu ASM’ler özel mülk statüsündedir ve Türk Borçlar Kanunu'na tabidir. Kira sözleşmelerinde açıkça ‘alt kiracı verilemez’ maddesi bulunur. İdare bu sözleşmenin tarafı dahi değildir. Kiracı hekimin ve mülk sahibinin rızası olmadan, o binaya dışarıdan yeni bir hekim yerleştirmek açıkça hukuka aykırıdır. Bu tür zorbalıklar devam ederse hukuki ve cezai süreçleri başlatmaktan çekinmeyeceğiz."
FATURA HASTAYA ÇIKIYOR: MAHREMİYET VE ENFEKSİYON RİSKİ
Bina yokluğu nedeniyle daracık alanlara yeni birimlerin sıkıştırılması, halk sağlığını da doğrudan tehdit ediyor. Muayene, aşı, laboratuvar işlemleri ile gebe ve bebek izlemlerinin aynı dar odalarda yapılmaya zorlanması; enfeksiyon riskini artırırken, hasta mahremiyetini ve güvenliğini de ortadan kaldırıyor.
"KİM KENDİ CEBİNDEN MERKEZ KURMAK İSTER?"
AHESEN Genel Başkanı Dr. Kandemir, Sağlık Bakanlığı'na acil çözüm çağrısında bulunarak uyarılarını şu sözlerle noktaladı: "Bir hekim düşünün; hem yüksek kira ve tadilat maliyetlerini cebinden karşılayacak, hem merkez kurmak için aylarını harcayacak, sonra da idarenin baskısı ve açığa alınma tehdidiyle boğuşacak. Böyle bir ortamda hangi hekim yeni bir birim kurmak ister? Sorunun çözümü hekimleri açığa almak değil, kamu tarafından yeterli büyüklükte yeni ASM binaları inşa etmektir. Aksi takdirde bu krizin faturasını sağlık hizmetine erişemeyen vatandaş ödeyecektir."





