Aydınlatılmış Onam Nedir? Aydınlatılmış onam; hastanın kendisine uygulanacak tıbbi işlemin mahiyeti, amacı, riskleri, alternatifleri ve sonuçları hakkında hekim tarafından detaylıca bilgilendirilmesi ve bu bilgilendirme ışığında hastanın hür iradesiyle işleme onay vermesidir. Türk Hukuku'na göre bu, hekimin hastaya karşı en temel yükümlülüklerinden biridir.

Beonsan ile Mimari Estetiğin ve Dayanıklılığın Birleşimi
Beonsan ile Mimari Estetiğin ve Dayanıklılığın Birleşimi
İçeriği Görüntüle

Hukuki Geçerlilik İçin 4 Temel Kriter Yargıtay kararları ve tıp hukuku doktrini incelendiğinde, bir onam formunun mahkemede "geçerli bir delil" sayılabilmesi için şu şartları taşıması gerekir:

  1. Kapsamlı Bilgilendirme: Form, sadece genel riskleri değil, o ameliyata özgü (spesifik) komplikasyonları da içermelidir. "Her türlü riski kabul ediyorum" şeklindeki matbu ve genel ifadeler, hukuken "aydınlatma" olarak kabul edilmemektedir.
  2. Anlaşılır Dil: Tıbbi terminolojiden arındırılmış, hastanın eğitim ve kültür seviyesine uygun, sade bir dil kullanılmalıdır.
  3. Zamanlama: Onam, ameliyat günü veya hasta anestezi etkisindeyken alınmamalıdır. Hastaya düşünebilmesi ve karar verebilmesi için "makul bir süre" (genellikle işlemden en az 24 saat önce) tanınmalıdır.
  4. İspat Yükü Hekimdedir: Hukuki bir ihtilaf durumunda, hastanın yeterince aydınlatıldığını ispatlama yükümlülüğü hekime aittir. Bu nedenle yazılı formun yanı sıra, hekimin hasta ile yaptığı sözlü görüşmelerin notları da hayati önem taşır.

Estetik Cerrahide "Sonuç Taahhüdü" Farkı Estetik operasyonlar, hukuki niteliği gereği genellikle "Eser Sözleşmesi" kapsamında değerlendirilir. Bu durum, hekimin sadece özen gösterme borcu olmadığını, aynı zamanda vaat edilen sonucu meydana getirme borcu olduğunu gösterir. Dolayısıyla onam formunda, vaat edilen sonucun gerçekleşmemesi ihtimaline dair yapılan bilgilendirmeler çok daha kritik bir hal alır.

Matbu Formlar Yeterli mi? Kliniklerde sıkça kullanılan standart (kopyala-yapıştır) onam formları, çoğu zaman hukuki koruyuculuktan uzaktır. Her hasta ve her vaka "butik" bir yaklaşım gerektirir. Hastanın özel durumu, yaşı ve beklentilerine göre kişiselleştirilmemiş formlar, dava süreçlerinde hekim aleyhine sonuçlar doğurabilmektedir.

Sonuç Estetik ameliyatlarda aydınlatılmış onam formu, basit bir bürokratik işlem değil, hukuki bir kalkan niteliğindedir. Hem hasta haklarının korunması hem de hekimin malpraktis iddialarından korunabilmesi için, onam sürecinin şeffaf, detaylı ve hukuka uygun yürütülmesi şarttır. Unutulmamalıdır ki; aydınlatılmamış onam, hukuken hiç alınmamış sayılır.