Egzama, ciltte kızarıklık, kaşıntı, kuruluk ve zaman zaman kabuklanma ile seyreden, hem fiziksel hem de psikolojik etkileri olan yaygın bir deri hastalığıdır. Dr. Seval Karasatı, egzamanın bulaşıcı olmadığını ancak tedavi edilmediğinde kronikleşerek kişinin günlük yaşamını ciddi şekilde zorlaştırabileceğini vurgulamaktadır. Erken tanı ve kişiye özel tedavi planlaması ile egzama belirtilerinin büyük ölçüde kontrol altına alınabildiği belirtilmektedir.
Egzama tek bir hastalık olmayıp farklı türleri bulunan bir cilt rahatsızlığıdır. En sık görülen türler arasında atopik dermatit, kontakt dermatit, seboreik dermatit ve dishidrotik egzama yer alır. Atopik dermatit genellikle çocukluk çağında başlar ancak erişkinlikte de devam edebilir. Kontakt dermatit ise cildin alerjen ya da tahriş edici maddelerle temas etmesi sonucu ortaya çıkar. Hangi egzama türünün söz konusu olduğunun doğru belirlenmesi, tedavinin başarısı açısından büyük önem taşır.
Egzamanın ortaya çıkışında genetik yatkınlık önemli bir rol oynar. Bunun yanı sıra stres, çevresel faktörler, alerjenler, kimyasal maddeler, sık el yıkama, deterjan ve temizlik ürünleri gibi etkenler hastalığı tetikleyebilir. Ankara’daki Dermatologlardan Seval Karasatı, özellikle stresin egzama ataklarını artıran önemli bir faktör olduğuna dikkat çekerek, tedavide yalnızca cilde yönelik değil, yaşam tarzına yönelik düzenlemelerin de göz önünde bulundurulması gerektiğini ifade etmektedir.
Egzamanın en belirgin şikâyeti kaşıntıdır. Şiddetli kaşıntı, cildin sürekli tahriş olmasına ve enfeksiyon riskinin artmasına yol açabilir. Kızarıklık, pullanma, çatlama ve sulantı gibi belirtiler hastalığın evresine ve türüne göre değişiklik gösterebilir. Bazı hastalarda egzama dönemsel olarak alevlenirken, bazı kişilerde uzun süreli ve tekrarlayan bir seyir izleyebilir.
Egzama tanısı, hastanın öyküsünün dinlenmesi ve dermatolojik muayene ile konulmaktadır. Gerekli durumlarda alerji testleri veya ek tetkikler yapılabilir. Dr. Seval Karasatı, her kaşıntılı döküntünün egzama olmayabileceğini, bu nedenle kendi kendine tedavi yerine mutlaka uzman değerlendirmesi gerektiğini vurgulamaktadır.
Egzama tedavisi, hastalığın türüne, yaygınlığına ve şiddetine göre planlanır. Tedavinin temelini cilt bariyerinin onarılması oluşturur. Nemlendirici ürünlerin düzenli kullanımı, egzama tedavisinin vazgeçilmez bir parçasıdır. Gerekli durumlarda kortikosteroid içeren kremler, bağışıklık düzenleyici topikal tedaviler ve kaşıntıyı azaltmaya yönelik ilaçlar kullanılabilir. İleri vakalarda ise sistemik tedaviler gündeme gelebilir.
Tedavi sürecinde hastanın tetikleyici faktörlerden kaçınması büyük önem taşır. Dr. Seval Karasatı, hastalara cilt yapısına uygun ürünler kullanmalarını, çok sıcak suyla banyo yapmaktan kaçınmalarını ve cildi tahriş edebilecek uygulamalardan uzak durmalarını önermektedir. Ayrıca stres yönetimi ve sağlıklı yaşam alışkanlıklarının da tedaviyi desteklediği belirtilmektedir.
Sonuç olarak egzama, doğru yaklaşımla kontrol altına alınabilen ancak ihmal edildiğinde yaşam kalitesini düşüren kronik bir cilt hastalığıdır. Dr. Seval Karasatı, egzama belirtileri yaşayan bireylerin erken dönemde dermatoloji uzmanına başvurmasının, hem tedavi sürecini kolaylaştırdığını hem de hastalığın ilerlemesini önlediğini vurgulamaktadır.




