Sağlık sisteminde son dönemde giderek büyüyen reçete ve rapor suistimali iddiaları ciddi bir güven krizine yol açıyor. Doktorlara ait elektronik imzaların (e-imza), sekreterler ve bazı diğer personeller tarafından doktorun bilgisi dışında kullanıldığı, bu yolla reçete ve sağlık raporları düzenlenerek menfaat sağlandığına dair haberler neredeyse her gün basına yansıyor.

Ortaya çıkan son gelişmeler, durumun vahametini gözler önüne seriyor. Pek çok doktor, kendi e-imza kartlarının izinsiz kullanılmasını önlemek için öğle aralarında, kısa molalarda hatta dinlenme anlarında dahi imza kartlarını yanlarından ayırmamaya başladı. Bu tablo, sistemdeki güvenlik açıklarının ne denli derinleştiğini açıkça ortaya koyuyor.

TSK'den atılmıştı: Bir teğmen daha görevine dönüyor
TSK'den atılmıştı: Bir teğmen daha görevine dönüyor
İçeriği Görüntüle

Geçmişte daha çok eş-dost üzerinden yapılan reçete yazımı gibi sınırlı suistimaller gündeme gelirken, son dönemde olayların boyutu değişti. Bazı iddialara göre eczanelerle anlaşmalar yapılarak reçete yazıldığı, hatta para karşılığı sahte veya usulsüz sağlık raporları düzenlendiği öne sürülüyor. Bu durum, hem kamu zararına hem de sağlık sistemine olan güvenin zedelenmesine neden oluyor.

Uzmanlar, e-imza kullanımında denetim mekanizmalarının güçlendirilmesi ve kişisel kullanım güvenliğinin artırılması gerektiğine dikkat çekerken, mevcut yapının bu haliyle sürdürülebilir olmadığına vurgu yapıyor. Sağlıkta dijitalleşmenin getirdiği kolaylıkların, gerekli önlemler alınmadığı takdirde ciddi suistimallere kapı aralayabileceği ifade ediliyor.

Gelinen noktada, sistemin yeniden yapılandırılması, yetki ve erişimlerin sıkı şekilde denetlenmesi ve sorumlulara yönelik caydırıcı yaptırımların uygulanması gerektiği yönündeki çağrılar giderek artıyor.