Türkiye’de müzik dünyasına damga vurmuş, ardından magazin dünyasının en sert ve en çok konuşulan figürlerinden biri haline gelmiş Erol Köse’nin hayatını kaybettiği haberi gündeme bomba gibi düştü. Doktorluktan sahneye, sahneden prodüktörlüğe, oradan da polemiklerle dolu bir magazin figürüne dönüşen Köse’nin hayatı başlı başına bir “inişli çıkışlı kariyer hikayesi” aslında...

Buyurun, detayları beraber inceleyelim.

Geçtiğimiz saatlerde Türk müzik sektörünün en tartışmalı ama bir o kadar da unutulmaz isimlerinden Erol Köse hayatını kaybetti.
61 yaşındaki Erol Köse'nin İstanbul Maslakta bulunan 16'ncı kattaki evinden düşerek yaşamını yitirdiği açıklandı.

Sınırların Kalktığı Yeni İş Dünyasında Euro Kazanmak ve Kur Takibinin Önemi
Sınırların Kalktığı Yeni İş Dünyasında Euro Kazanmak ve Kur Takibinin Önemi
İçeriği Görüntüle

Şüpheli ölümüyle ilgili soruşturma başlatılırken haber, özellikle müzik ve magazin dünyasında büyük yankı uyandırdı.

Buyurun, doktorluktan sahneye, sahneden prodüktörlüğe uzanan sıra dışı kariyeri ve yıllar boyunca gündemden düşmeyen polemikleriyle hafızalara kazınan Köse’nin hayatına ve pek bilinmeyen detaylarına birlikte göz atalım.

Erol Köse’nin hikayesi en başından beri alışılmışın dışında ilerliyor.
Erol Köse’nin hikâyesi klasik bir müzik insanının hikâyesi değil. Hacettepe Tıp Fakültesi mezunu olan Köse, kariyerine göz doktoru olarak başladı.

Ancak daha öğrencilik yıllarında sahneyle kurduğu bağ, onu bambaşka bir yola sürükledi. “Komedi Dans Üçlüsü” ile ekranlara çıkması, onun sadece bir doktor olmadığını, sahne dünyasında da iddialı olduğunu gösterdi. Zaten o dönemden sonra Köse için “tek bir meslek” kavramı tamamen ortadan kalktı.

80’li yılların sonlarında TRT ekranlarında yayınlanan eğlence programlarında yer alan ve kendisi, Hakan Rullas ve Murat Akkaya'dan oluşan “Komedi Dans Üçlüsü” ile ilk kez geniş kitleler tarafından tanındı. Sahnedeki enerjisi, mizah anlayışı ve performansı sayesinde kısa sürede dikkat çekti.