Üroloji Doktoru Doç. Dr. Haluk Söylemez, androlojinin erkek üreme sağlığı ve cinsel fonksiyon bozukluklarını inceleyen önemli bir tıp alanı olduğunu belirterek, toplumda bu alana yönelik farkındalığın hâlâ yeterli düzeyde olmadığını vurguladı. Erkeklerin yaşadığı birçok sağlık problemini dile getirmekte zorlandığını ifade eden Doç. Dr. Söylemez, bu durumun tanı ve tedavi sürecini geciktirdiğine dikkat çekti.
Androlojinin temel olarak erkek kısırlığı, ereksiyon problemleri, erken boşalma, testosteron eksikliği ve cinsel isteksizlik gibi sorunlarla ilgilendiğini belirten Doç. Dr. Söylemez, bu problemlerin yalnızca cinsel yaşamı değil, bireyin genel sağlığını ve psikolojik durumunu da etkilediğini söyledi. “Androlojik sorunlar, çoğu zaman başka sistemik hastalıkların habercisi olabilir. Bu nedenle belirtiler göz ardı edilmemelidir” dedi.
Erkek kısırlığının günümüzde giderek daha sık görüldüğünü ifade eden Doç. Dr. Haluk Söylemez, yaşam tarzı değişiklikleri, çevresel faktörler ve hormonal dengesizliklerin bu artışta önemli rol oynadığını belirtti. “Sigara, alkol, stres, obezite ve düzensiz uyku, sperm kalitesini olumsuz etkileyen başlıca faktörler arasındadır. Ancak erken dönemde yapılan değerlendirmelerle birçok sorun başarıyla tedavi edilebilir” açıklamasında bulundu.
Cinsel fonksiyon bozukluklarının, özellikle ereksiyon problemlerinin, erkekler arasında yaygın olmasına rağmen sıklıkla gizlendiğini belirten Doç. Dr. Söylemez, bu durumun tedavi edilebilir olduğunu vurguladı. “Ereksiyon problemleri yalnızca yaşlanmanın doğal bir sonucu değildir. Diyabet, kalp-damar hastalıkları ve hormonal bozukluklar gibi ciddi sağlık sorunlarının ilk belirtisi olabilir” dedi. Bu nedenle androlojik değerlendirmelerin yalnızca cinsel yaşam açısından değil, genel sağlık açısından da önemli olduğunu ifade etti.
Androlojik hastalıkların tanısında detaylı hasta öyküsü, fizik muayene ve laboratuvar testlerinin büyük önem taşıdığını belirten Doç. Dr. Haluk Söylemez, her hastaya aynı tedavinin uygulanmasının doğru olmadığını söyledi. “Tedavi planı, hastanın yaşına, şikâyetine, hormonal durumuna ve beklentilerine göre kişiye özel olarak oluşturulmalıdır” dedi. Medikal tedaviler, yaşam tarzı düzenlemeleri ve gerektiğinde cerrahi girişimlerin androlojide etkin şekilde kullanıldığını belirtti.
Toplumda androlojik sorunlara yönelik yanlış inanışların bulunduğunu ifade eden Doç. Dr. Söylemez, bilinçsiz ilaç ve ürün kullanımının ciddi sağlık sorunlarına yol açabileceği konusunda uyardı. “Uzman kontrolü olmadan kullanılan destek ürünleri ve ilaçlar, sorunu çözmek yerine daha karmaşık hale getirebilir” şeklinde konuştu.
Erkek sağlığında düzenli kontrollerin önemine değinen Doç. Dr. Haluk Söylemez, androlojik problemlerin erken tanı ile büyük ölçüde kontrol altına alınabildiğini vurguladı. Özellikle çocuk sahibi olmayı planlayan çiftlerde, erkeklerin de en az kadınlar kadar değerlendirilmesi gerektiğini belirtti.
Doç. Dr. Haluk Söylemez, androlojinin erkek sağlığının ayrılmaz bir parçası olduğunu vurgulayarak sözlerini şöyle tamamladı: “Erkekler, yaşadıkları sorunları ertelemek ya da görmezden gelmek yerine bir uzmana başvurmalıdır. Androlojik problemler kader değildir. Doğru yaklaşım ve bilimsel tedavilerle sağlıklı bir yaşam mümkündür.”




