27 Yıllık Hemşire Fatma Yıldız İkinci Kez Yakalandığı Kanseri Yenmek İçin Zamanla Mücadele Ediyor
Antalya Eğitim ve Araştırma Hastanesi Evde Sağlık Hizmetleri Birimi'nde görevli 48 yaşındaki 3 çocuk annesi Fatma Yıldız, meme kanserini yendikten sonra bu kez Akut Miyeloid Lösemi (AML) tanısıyla yaşam savaşı veriyor. Yıldız, uyumlu donör bulunması için Kızılay ve TÜRKÖK süreçlerini başlatmış durumda.
Antalya Eğitim ve Araştırma Hastanesi Evde Sağlık Hizmetleri Birimi'nde 27 yıldır görev yapan hemşire Fatma Yıldız, 6 yıl önce annesinin Alzheimer tedavisi gördüğü dönemde meme kanserine yakalandı. Ağır kemoterapi ve ameliyat süreçlerine rağmen mesleğini bırakmayan Yıldız, kırsaldaki yatalak, engelli ve yaşlı hastaların bakımını üstlenerek amansız hastalığı yendi. Bu süreç, bir sağlık çalışanının hem hastalıkla mücadelesini hem de mesleki sorumluluğunu aynı anda sürdürebilmesinin çarpıcı bir örneği olarak dikkat çekiyor.
İkinci Şok: Akut Miyeloid Lösemi (AML) Teşhisi
Annesini bir yangında kaybettikten bir süre sonra halsizlik ve göğüs ağrısı şikayetiyle hastaneye başvuran tecrübeli hemşireye, bu kez Akut Miyeloid Lösemi (AML) tanısı konuldu. Görev yaptığı hastanede yeniden kemoterapi tedavisine alınan Yıldız'a doktorlar acil kemik iliği nakli yapılması gerektiğini bildirdi. Ancak yapılan tetkiklerde kardeşlerinin dokusu uyumlu çıkmadı. Bu durum, kemik iliği nakli bekleyen hastalar için donör bulmanın ne denli kritik bir aşama olduğunu gözler önüne seriyor.
'Bir Tüp Kan Hepimiz İçin Umut Olacak'
Kemoterapiyle zaman kazanmaya çalışan ve uyumlu donör için Kızılay ile TÜRKÖK süreçlerini başlatan Fatma Yıldız, organ ve kök hücre bağışının önemini şu sözlerle ifade etti:
- Donör Çağrısı: '18-35 yaş arasındaki sağlıklı herkes Kızılay'a gidip sadece bir tüp kan vererek kök hücre donörü olabilir. Bu sadece benim için değil, nakil bekleyen tüm hastalar için hayati önem taşıyor.'
- Zamanla Yarış: 'Kanserin birincisini yendim, bunu da yeneceğim. Ne kadar erken donör bulunursa vücudum o kadar az kemoterapiye maruz kalacak. Zamanla yarışıyorum.'
Fatma Yıldız'ın deneyimi, sağlık çalışanlarının karşılaştığı mesleki risklerin yanı sıra, ağır hastalık süreçlerinde dahi görevlerini sürdürme gayretini gözler önüne seriyor. Bu tür vakalar, sağlık sisteminin hem çalışan sağlığını hem de hasta bakımını aynı anda desteklemesi gerektiğini ortaya koyuyor. Sağlık Bakanlığı ve ilgili kurumların, sağlık çalışanlarının karşılaştığı bu tür çok katmanlı zorluklara yönelik destek mekanizmalarını güçlendirmesi, sistemin sürdürülebilirliği açısından kritik bir gereklilik olarak öne çıkıyor. Ayrıca, organ ve kök hücre bağışı konusunda toplumsal farkındalığın artırılması, Fatma Yıldız gibi nakil bekleyen binlerce hastanın yaşam şansını doğrudan etkiliyor.
Bu haber, bugünkü tarih itibarıyla Personelsaglik.NET yazarı CEREN YILDIZ tarafından derlenmiş ve aktarılmıştır.





