Yunanistan'ın turistik adalarındaki hastaneler, doktor ve hemşire eksikliği nedeniyle temel sağlık hizmetlerini sürdürmekte zorlanıyor. Girit'ten Kiklad Adaları'na kadar birçok sağlık kuruluşu, kronik personel yetersizliği yüzünden kapasitesinin altında çalışıyor ve bazı klinikler tamamen kapanma noktasına geldi.
Özellikle ada ve uzak bölgelerde yaşanan eksiklikler, birçok hastanenin güvenli personel seviyesinin altına düşmesine yol açtı. Sağlık kurumları, hizmetleri sürdürebilmek için geçici personel, özel şirket çalışanları ve diğer bölgelerden görevlendirilen sağlık çalışanlarına bağımlı hale geldi.
Girit'te kritik personel açığı
Girit'teki Venizeleio Hastanesi ve PAGNI gibi büyük sağlık kuruluşlarında neredeyse tüm branşlarda ciddi eksiklikler yaşanıyor. Venizeleio Hastanesinde personel yetersizliği nedeniyle 15 yoğun bakım yatağının üçü kapalı tutulurken, sekiz ameliyathaneden yalnızca beşi hizmet verebiliyor. Sadece hemşirelik alanında 100'den fazla kadro boş bulunuyor.
Hanya Devlet Hastanesi'nde kadroların yüzde 40 ila 45'i boş durumda. Göğüs Hastalıkları Kliniği kapanırken, acil servis yalnızca iki doktorla hizmet veriyor ve yedi ameliyat masasından sadece üçü kullanılabiliyor. Personel ayrıca güvenlik görevlisi eksikliği nedeniyle şiddet olaylarında artış yaşandığını belirtiyor.
Girit'teki diğer hastaneler de benzer sorunlarla karşı karşıya. Agios Nikolaos Devlet Hastanesinde personel sayısı son dört yılda yüzde 20 azalırken, yoğun bakım yatak sayısı altıdan dörde düştü. Hastane birçok gün anestezi uzmanı veya radyolog olmadan faaliyet gösteriyor. Ierapetra Devlet Hastanesi'nde ise yalnızca bir anestezi uzmanı, bir dahiliye uzmanı ve bir çocuk doktoru görev yapıyor.
İyon Adaları: Hiç hizmete girmeyen yoğun bakım ünitesi
Benzer bir tablo İyon Adaları'nda da görülüyor. Kefalonya Devlet Hastanesinde yoğun bakım ünitesi, yeterli yoğun bakım uzmanı ve hemşire bulunmadığı için hiç hizmete açılamadı. Lefkada Devlet Hastanesi ise asgari personelle faaliyet göstermeye çalışıyor. Buradaki hemşirelerin yüzde 50'ye kadarı geçici sözleşmelerle çalıştırılıyor.
Korfu Devlet Hastanesinde hem doktor hem de hemşire kadroları olması gereken seviyenin yaklaşık yüzde 45'inde bulunuyor. Korfu Psikiyatri Hastanesi'nde ise kalıcı personel sayısı 300'den yaklaşık 100'e geriledi. Ayrıca adada 10 yılı aşkın süredir çocuk psikiyatristi bulunmadığı bildirildi.
Ege Adaları: Rodos'ta biriken izinler
Ege adalarındaki birçok sağlık kuruluşu temel sağlık hizmetlerini karşılamakta zorlanıyor. Rodos Devlet Hastanesinde ağır personel eksikliği nedeniyle çalışanlara ait 15 binden fazla izin ve dinlenme günü birikmiş durumda. Yedi ameliyathaneden yalnızca ikisi kullanılabiliyor.
MR cihazı ve dijital mamografi ünitesi gibi modern tıbbi ekipmanlar ise uzman doktor eksikliği nedeniyle büyük ölçüde atıl durumda kalıyor.
Samos Devlet Hastanesinde dahiliye uzmanı, göz doktoru, kulak burun boğaz uzmanı, beyin cerrahı ve onkolog bulunmuyor. Hemşireler ise çoğu zaman güvenli personel seviyesinin altındaki vardiyalarda tek başına çalışmak zorunda kalıyor.
Sakız Devlet Hastanesi'nde de personel eksikliği nedeniyle yoğun bakım kapasitesi azaltılırken, nöbet sisteminin bir kısmı özel şirketler aracılığıyla uzaktan yürütülüyor.
Kiklad Adaları'nda sağlık merkezlerinde ciddi eksiklik
Özellikle küçük adalarda durum daha da ağırlaşıyor. Milos, Tinos, İos ve Amorgos'taki sağlık merkezlerinde doktor, hemşire ve paramedik eksikliği yaşanırken, bazı adalarda tek bir çocuk doktoru bile bulunmuyor.
Sağlık çalışanları ve sendika temsilcileri, turizm sezonunun yaklaşmasıyla ada nüfuslarının hızla artacağını belirterek, süregelen personel eksikliğinin birçok sağlık kuruluşunu operasyonel çöküşün eşiğine sürüklediği uyarısında bulunuyor.
Personelsaglik.NET yazarı CEREN YILDIZ tarafından derlenmiş ve aktarılmıştır.
Bu tablo, Yunanistan Sağlık Bakanlığı'nın adalara yönelik sağlık politikalarının yetersiz kaldığını gösteriyor. Kronik personel açığı, sadece hasta güvenliğini değil, aynı zamanda sağlık çalışanlarının motivasyonunu ve mesleki dayanıklılığını da tehdit ediyor. Turizm sezonu öncesinde alınmayan önlemler, sağlık sisteminin kırılganlığını daha da artırarak, hem yerel halkın hem de ziyaretçilerin sağlık hizmetlerine erişimini riske atıyor.