Ankara'da Sağlık Bakanlığı bünyesinde taşeron statüsünde görev yapan bir işçi, 696 sayılı Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile sürekli kadroya geçmesinin ardından maaşının sözleşme hükümlerine aykırı olarak eksik ödendiği gerekçesiyle hukuki süreç başlattı. İşçi, alacaklarının ödenmesi talebiyle Sağlık Bakanlığı aleyhine dava açtı.
Davayı inceleyen Ankara 36. İş Mahkemesi, işçinin taleplerini haklı bularak alacaklarının ödenmesi yönünde hüküm kurdu. Bu kararın ardından hem Sağlık Bakanlığı hem de işçinin aynı iş kolunda üyesi bulunduğu iki ayrı sendika, karara itiraz ederek istinaf mahkemesine başvurdu.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi, yerel mahkemenin verdiği kararı hukuka uygun bularak yapılan istinaf başvurularını reddetti. Ancak dosya, temyiz incelemesi için Yargıtay 9. Hukuk Dairesi'nin gündemine taşındı.
Yargıtay'dan Emsal Niteliğinde Karar
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, işçinin aynı iş kolunda birden fazla sendikaya üye olması durumunda, sendikaların bu tür davalarda dava açma yetkisinin ortadan kalkacağına ve dolayısıyla takip yetkisinin de bulunmadığına hükmetti. Bu gerekçeyle, istinaf mahkemesinin kararını bozarak yerel mahkeme hükmünü de kaldırdı.
Davacı işçinin alacaklarına ilişkin dosya, Yargıtay'ın bu emsal kararıyla birlikte yeniden yargılama yapılmak üzere ilgili mahkemeye iade edildi.