Odatv soruşturmasında 2011 yılında tutuklandıktan sekiz ay sonra Silivri Cezaevi'nde hayatını kaybeden eski Millî İstihbarat Teşkilatı (MİT) Asya Bölge Başmüşaviri Kaşif Kozinoğlu'nun şüpheli ölümüne ilişkin bugüne kadar 4 kişi tutuklandı.
Kozinoğlu'nun rahatsızlanması üzerine cezaevine ambulansla gelerek ilk müdahaleyi yapan iki acil tıp teknisyeni (ATT) de "kasten öldürme" iddiasıyla tutuklananlar arasında.
Haklarındaki suçlamayı kabul etmeyen iki ATT personelinin ifadesine DW Türkçe'nin ulaştı. ATT personellerinin ifadeleri de Kozinoğlu'nun rahatsızlandığı gün şüpheli bir durum yaşandığına işaret ediyor.
Olay günü ne yaşandı?
Olay tarihinde 26 yaşında olan ATT personeli Özlem U. hakimlik ifadesinde, o gün yaşananları anlatırken normalde cezaevi içerisinde bulunan ve kendilerinin de görevli olduğu 2 No'lu ambulansın içinde doktor olması gerektiğini vurguladı. Ancak o gün doktorun tayininin çıktığını kaydeden Özlem U. "O yüzden ambulansımızda doktor yoktu. Yeni bir doktor da görevlendirilmemişti. Normalde o durumlarda başka bir ekipten doktor gelmesi gerekiyordu" dedi.
Cezaevinden çıkmadan önce 112 Komuta Merkezi'ne haber vererek yemeğe gittiklerini ifade eden Özlem U. "Cezaevinden kaç gibi çıktığımızı hatırlamıyorum, yemeğe nereye gittiğimizi de hatırlamıyorum" ifadesini kullandı.
Özlem U. yemek yedikleri sırada acil durum anons geldiğini belirterek masadan kalkarak Kaşif Kozinoğlu'nun cezaevinde bulunduğu bölüme gittiklerini belirtti.
Cezaevi mahkûm kabul bölümüne gittiklerinde hastada yaşam belirtisi olmadığını kaydeden Özlem U. "Ancak hastanın biz gelmeden hemen önce konuşur vaziyette olduğunu söyledikleri için biz hastayı hayata döndürmeye çalıştık" şeklinde sözlerini sürdürdü.
O gün doktorun yerine yanlarına acil tıp teknisyeni Emre A.'nın görevlendirildiğini ifade eden Özlem U. "Bu arkadaş da görevde yeniydi. Onun verilmesine şaşırmıştım" dedi.
"Kalp masajı yaptık, EKG'de hareketlilik olmadı"
Kendisinin talimatı ile Emre A.'nın Kozinoğlu'na damar yolu açtığını belirten U., şunları anlattı:
"Ben kalp masajı yaparken Emre de hastaya 1 mg adrenalin verdi. Biz EKG'de bir hareketlilik görmeyince şoföre mavi kod vermesini ve doktorlu ekip istemesini söyledim. Bu şekilde ambulansa binip yola çıktık."
Ambulans şoförünün 3 no'lu diğer ambulansla irtibata geçtiğini kaydeden Özlem U. "Kınalı gişelerini geçtikten sonra biz durduk. Çok kısa süre sonra diğer ambulans geldi. Diğer ambulansta bulunan görevliler bizim ambulansa bindi. Biner binmez paramedik Nesrin kalp masajına devam etti. Entübasyon süreci boyunca bekledik yolda. Kalp masajına ve adrenalin uygulanmasına devam ettik" diye konuştu.
Özlem U. bu sırada EKG'de hiçbir hareketlenme olmadığını kaydetti.
Başından itibaren görevini yaptığını belirten Özlem U. "Hastanın durumunu görerek doktorlu ekip ambulansı istedik. Ancak hiçbir şekilde bekleme yapmadık. Ben etkili müdahalede bulunduğumu düşünüyorum. Doktorlu ekip olmadığı için paramedik ekip göndermişler" dedi.
Daha sonra Silivri Devlet Hastanesi'ne vardıklarını kaydeden Özlem U. diğer ambulans şoförünün de kendilerini takip ettiğini ifade etti. Doktora hastayı anlattıklarını ve teslim ettiklerini ancak sonrasını bilmediklerini kaydeden Özlem U., Kozinoğlu'nu tanımadığını, kim olduğunu olay yerinde öğrendiğini kaydetti.
"Olay tarihinde iki aylık memurdum, ilk iş günümdü"
Olay tarihinde 23 yaşında olan ATK personeli Emre A. da ifadesinde, o tarihte henüz iki aylık memur olduğunu söyledi. Henüz hizmet içi eğitimlerini dahi tamamlamadığını ifade eden Emre A. hakimlik ifadesinde şunları söyledi:
"Olay günü 112 komuta merkezinde bulunan şef doktordan gelen talimat üzerine Beylikdüzü 1 No'lu Acil Yardım İstasyonu'ndan Silivri 2 Nolu Acil Yardım İstasyonu'na personel eksik olduğu için görevlendirildim. O gün o istasyonundaki ilk iş günümdü. Saat 18:00 gibi cezaevinden çıkıp yanlış hatırlamıyorsam Hayat Hastanesi'ne yemeğe gittik. Yemeğe yeni başlamıştık. Anons gelince hemen çıktık. Ben sadece bana verilen görevleri yerine getirdim."
Emre A.'nın avukatı Nazan Türkdoğan da hakimlik sorgusunda müvekkilinin hayatında hiç Silivri'ye gelmişliği ye da cezaevinde görev yapmışlığı olmadığını kaydetti. Avukat Türkdoğan, şunları ifade etti:
"Müvekkil ve ekip arkadaşları yemek yerken hastayı bildiriyorlar. Bu bildirim yalnızca 'fenalaşan bir hasta var' diye yapılıyor. Sonrasında müvekkil ve arkadaşları olay yerine gidip müdahalede bulunuyor. Müvekkilin kişinin kim olduğu konusunda hiçbir bilgisi yoktur. Kalp atışı olmadığını görünce müvekkil ve arkadaşları doktor ekibi istiyorlar. Durumun ciddi olduğunu söylüyorlar. Ancak doktorlu ekibin olmadığı belirtiliyor, sonrasında paramedik geliyor. Müvekkil tarafından kalp masajı yapılıyor ve hiçbir şekilde kalp masajını bırakmıyorlar."
Dakika dakika Kozinoğlu'nun son anları
Dosyada yer alan belgelere göre Kaşif Kozinoğlu, tutuklu bulunduğu Silivri 1 Nolu L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'nda 12 Kasım 2011'de saat 17:56'da rahatsızlandı. Aynı koğuşta Ergenekon soruşturması kapsamında tutuklu bulunan emekli subaylar Hasan Atilla Uğur ve Hasan Ataman Yıldırım durumu fark ederek saat 18:08'de acil çağrı butona bastı.
Odaya giren infaz koruma memurları, sedye ile Kozinoğlu'nu saat 18:25'te koğuşundan çıkarıp koridorlardan ve yedi ayrı kapıdan geçirerek 112 Acil Servis Ambulansı'nın geleceği mahkûm kabul kapısına getirdi.
İddiaya göre Kozinoğlu, bu sırada nefes alıp konuşuyordu. Saat 18:37'de ise 112 Acil Servis ambulansı kapıya geldi. Yani acil çağrı butonuna basılmasından 29 dakika sonra ambulans kapıdaydı.
Soruşturma dosyasındaki kayıtlara göre, saat 18:37'den 18:47'ye kadar gelen ilk sağlık ekibi müdahale etti. Ambulansa bindirilen Kozinoğlu hastaneye götürülmek üzere yola çıkarıldı. Saat 19:00'da ise ambulans otoyol üzerinde durarak bir süre daha müdahale devam etti. Bu sırada paramedik ekip de başka ambulansla geldi.
Kozinoğlu'nu taşıyan ambulans saat 19:10'da Silivri Hastanesi'ne vardı. Ambulansın Silivri Cezaevi'nden Silivri Devlet Hastanesi'ne varması 23 dakika aldı.