Gündem

Tüp Mide Ameliyatı Sonrası Anatomik Mide Botoksu ile Kilo Kontrolü Desteklenebiliyor

Obezite cerrahisi sonrası kilo kontrolünün sürdürülebilmesi, tedavi başarısının en önemli aşamalarından biri olarak öne çıkıyor. Tüp mide ameliyatı geçiren bazı hastalarda, zaman içinde mide kapasitesinin artması veya iştah kontrolünün zorlaşması yeniden kilo alımına yol açabiliyor. Genel Cerrahi Uzmanı Dr. Ahmet Bekin, bu noktada anatomik mide botoksunun seçilmiş hastalarda destekleyici bir yöntem olarak uygulanabildiğini belirtiyor.

Tüp mide ameliyatı, midenin büyük bir bölümünün çıkarılmasıyla hem mide hacmini küçülten hem de iştah hormonları üzerinde etkili olan kalıcı bir cerrahi yöntemdir. Ancak ameliyat sonrası uzun vadede beslenme alışkanlıklarının bozulması, mide duvarının esnekliğinin artması veya hormonal adaptasyonlar nedeniyle bazı hastalarda beklenen kilo kaybı yavaşlayabilir ya da durabilir. Dr. Bekin, “Bu tür durumlarda, cerrahiye alternatif değil ancak tamamlayıcı bir yöntem olarak anatomik mide botoksu değerlendirilebilir” diyor.

Anatomik mide botoksu, botulinum toksininin endoskopik yöntemle mide kaslarına, mide anatomisi ve kas hareketleri dikkate alınarak uygulanması işlemidir. Bu uygulama sayesinde mide kaslarının kasılma gücü azalır, mide boşalma süresi uzar ve tokluk hissi daha uzun sürer. Dr. Ahmet Bekin, tüp mide ameliyatı sonrası uygulanan anatomik mide botoksunun temel amacının, hastanın porsiyon kontrolünü yeniden kazanmasına ve iştahını daha rahat yönetmesine yardımcı olmak olduğunu ifade ediyor.

Her tüp mide hastası anatomik mide botoksu için uygun aday değildir. Bu yöntemin uygulanabilmesi için hastanın mide anatomisinin uygun olması, cerrahi sonrası ciddi bir komplikasyon öyküsünün bulunmaması ve kilo artışının erken dönemde fark edilmiş olması gerekir. Ayrıca anatomik mide botoksunun, yaşam tarzı değişiklikleriyle birlikte planlanması büyük önem taşır. Dr. Bekin, “Anatomik mide botoksu tek başına mucizevi bir çözüm değildir. Beslenme düzeni ve fiziksel aktiviteyle desteklenmediğinde kalıcı başarı sağlanamaz” uyarısında bulunuyor.

Tüp mide ameliyatı sonrası anatomik mide botoksu, endoskopik olarak ve genellikle aynı gün taburcu olunabilecek şekilde uygulanır. Cerrahi bir kesi gerektirmemesi, hastalar için önemli bir avantaj sağlar. İşlem sonrası hastalar kısa sürede günlük yaşamlarına dönebilir. Etkisi ise kişiye bağlı olarak ortalama 4–6 ay sürer. Bu süreçte hedeflenen, hastanın yeniden sağlıklı beslenme alışkanlıkları kazanması ve kilo kontrolünü kalıcı hale getirmesidir.

Anatomik mide botoksu uygulaması sonrası hastalarda iştah azalması, daha erken doyma ve öğün aralarında açlık hissinin azalması gibi etkiler gözlemlenebilir. Dr. Ahmet Bekin, bu dönemin doğru değerlendirilmesinin çok önemli olduğunu belirterek, “Bu süre bir fırsat penceresidir. Hastalar bu dönemde beslenme eğitimine ve doktor takibine ne kadar uyarsa, uzun vadeli sonuçlar o kadar başarılı olur” diyor.

Tüp mide ameliyatı sonrası kilo alımı yaşayan hastalarda, revizyon cerrahisi her zaman ilk seçenek değildir. Daha az invaziv yöntemlerin değerlendirilmesi, hastanın hem fiziksel hem de psikolojik olarak korunmasını sağlar. Anatomik mide botoksu da bu yaklaşımın bir parçası olarak, uygun hastalarda etkili bir destek sunabilir. Dr. Bekin, hastaya özel değerlendirme yapılmadan herhangi bir girişimin önerilmemesi gerektiğinin altını çiziyor.

Sonuç olarak tüp mide ameliyatı sonrası anatomik mide botoksu, doğru hasta seçimi ve multidisipliner takip ile kilo kontrolünü destekleyen güvenli bir yöntem olabilir. Dr. Ahmet Bekin, obezite tedavisinin uzun soluklu bir süreç olduğunu vurgulayarak, cerrahi sonrası dönemde düzenli takip, bilinçli beslenme ve gerekirse destekleyici uygulamalarla başarının sürdürülebileceğini ifade ediyor.