Genel

Tıbbi Sekreterlerin de Alan Dışı Çalışmasına Son Verilsin: Eşit İşe Eşit Ücret, Eşit Görev, Eşit Adalet

Sağlık Bakanlığımızın sahada 7 gün 24 saat özveriyle görev yapan emekçi sağlık çalışanlarına yönelik gerçekleştirdiği düzenlemeler, başta ebe, hemşire ve ATT’ler olmak üzere birçok sağlık çalışanı tarafından memnuniyetle karşılanmıştır.

Kadrosu ve icra yeri belirli olduğu hâlde PDC’si (Personel Dağılım Cetveli) dolu olduğu için il ve ilçe sağlık müdürlükleri ile 112 başhekimliklerinde görev yapan personelin, kadrolarının bulunduğu alanlarda aktif olarak görevlendirilmesi önemli ve yerinde bir adımdır. Böylece sağlık hizmetinin sahada güçlendirilmesinin yanı sıra, “masa başı görev” olarak nitelendirilen alan dışı çalışmaların da önüne geçilmesi hedeflenmektedir.

Bunun ikinci bir adımı olarak; satın alma, sivil savunma, verimlilik, koordinatörlük, alan sorumluluğu gibi asli sağlık hizmeti dışında kalan görevlendirmelerin de sonlandırılacağı yönündeki beklenti, sahada görev yapan ebe, hemşire ve ATT’leri ayrıca mutlu etmiştir. Çünkü uzun zamandır aynı birimde çalışan sağlık personeli ile sağlık personeli olmayan çalışanlar arasında, yapılan iş ve üstlenilen sorumluluk açısından ciddi farklılıklar olmasına rağmen ek ödeme konusunda büyük uçurumlar oluşması, çalışanlarda “eşit işe eşit ücret” konusunda haklı bir tepkiye neden olmaktaydı.

Ancak burada dikkat edilmesi gereken önemli bir nokta daha vardır.

Eğer temel amaç alan dışı görevlendirmelerin sona erdirilmesi, personelin asli görevinde çalıştırılması ve eşit işe eşit ücret ilkesinin hayata geçirilmesi ise, bu düzenlemenin tüm sağlık hizmetleri sınıfındaki çalışanlar açısından eşit ve hakkaniyetli uygulanması gerekir.

Son dönemde tıbbi sekreterlerin geçici görevlendirmelerden ve alan dışı çalışmalardan muaf tutulacağı yönündeki uygulamalar, sahada görev yapan ebe, hemşire ve ATT’ler arasında doğal olarak bazı soru işaretlerine neden olmaktadır.

Çünkü tıbbi sekreterler de sağlık hizmetleri sınıfında görev yapan, sağlık hizmetinin önemli bir parçası olan çalışanlardır. Birçok tıbbi sekreter, hekimlerin yanında ve sağlık hizmetinin yürütülmesine doğrudan katkı sağlamak amacıyla istihdam edilmiştir. Dolayısıyla onların da asli görev alanları dışında; satın alma, koordinasyon, verimlilik, sivil savunma veya benzeri işlerde görevlendirilmesinin önüne geçilmesi, aynı adalet anlayışının bir gereğidir.

Üstelik bugün birçok sağlık kuruluşunda hekimler “Tıbbi sekreterim yok” sorunu yaşarken, mevcut tıbbi sekreterlerin asli görevleri dışında çalıştırılması ciddi bir çelişki oluşturmaktadır.

Madem alan dışı çalışmanın önüne geçilecek, o hâlde bu kural herkes için geçerli olmalıdır.

Madem eşit işe eşit ücret deniliyor, o hâlde aynı çalışma ortamında benzer sorumlulukları üstlenen çalışanlar arasındaki adaletsizlikler de giderilmelidir.

Madem tıbbi sekreterler hekimlerin yanında sağlık hizmetinin yürütülmesi amacıyla istihdam ediliyor, o hâlde onların da asli görev alanlarında, ihtiyaç duyulan sağlık hizmetinin içerisinde çalışmaları sağlanmalıdır.

Buradaki amaç kesinlikle bir meslek grubunu diğerinin karşısına koymak değildir. Tam tersine, amaç tüm sağlık çalışanları için adil, hakkaniyetli ve sürdürülebilir bir çalışma düzeni oluşturulmasıdır.

Ebe, hemşire, ATT, tıbbi sekreter ve diğer tüm sağlık çalışanları kendi görev tanımları içerisinde değerlendirilmeli; personel hangi kadro ve görev için istihdam edildiyse mümkün olduğunca o alanda çalıştırılmalıdır.

Sağlık çalışanlarının beklentisi çok açık:

Alan dışı görevlendirme herkese yasak olsun.
Asli görev dışında çalışma kimseye reva görülmesin.
Eşit işe eşit ücret ilkesi herkes için uygulansın.
Hekimin yanında çalışması gereken tıbbi sekreter, sahada ihtiyaç duyulan sağlık hizmetinin içerisinde görev yapsın.
Ve en önemlisi, sağlık çalışanları arasında yeni bir adaletsizlik oluşturulmadan, tüm personeli kapsayan adil bir sistem kurulsun.

Çünkü mesele bir meslek grubunun diğerinden üstün olması değil; emeğin, görevin ve sorumluluğun karşılığının adil şekilde verilmesidir.