Genel

SGK Sağlık Uygulama Tebliği'nde Köklü Değişiklik: Kemik İliği Naklinden İlaç Geri Ödemelerine Kadar Kapsamlı Düzenleme

Sosyal Güvenlik Kurumu Sağlık Uygulama Tebliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ 29 Ağustos 2026 tarihli ve 33355 sayılı Resmi Gazete'de yayımlandı.

29 Ağustos 2026 tarihli ve 33355 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Sosyal Güvenlik Kurumu Sağlık Uygulama Tebliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ, sağlık hizmetleri ve ilaç geri ödeme politikalarında önemli yenilikler getiriyor. Bu kapsamlı düzenleme, hastaların tedavi süreçlerini yakından ilgilendiriyor.

Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) tarafından hazırlanan ve 29 Ağustos 2026 tarihinde yürürlüğe giren yeni tebliğ, sağlık uygulamalarındaki güncel ihtiyaçları karşılamayı ve geri ödeme süreçlerini daha etkin hale getirmeyi amaçlıyor. Tebliğ ile birlikte özellikle kemik iliği nakli, onkolojik tedaviler ve bazı kronik hastalıkların ilaç kullanımına ilişkin kurallar yeniden düzenlendi.

Kemik İliği Naklinde Yeni Dönem

Tebliğin ilk maddesi, kemik iliği nakli tedavilerinde hastaların HLA doku grubu uyumlu verici bulma sürecini detaylandırıyor. Buna göre, hastaların anne, baba, kardeş ve çocuklarından oluşan birinci derece yakınlarından, gönüllü onam formu imzalamaları koşuluyla yapılacak doku uyumluluk testlerinin giderleri SGK tarafından karşılanacak. Ancak bu adaylar arasından uygun verici bulunamaması durumunda, diğer akrabalık ilişkisi olan adaylar için de test yapılabilecek. Bu kapsamda erişkin yaş grubunda 10, pediatrik yaş grubunda ise 30 adayı geçmemek üzere HLA doku grubu belirleme testlerinin giderleri de Kurum tarafından karşılanacak. Test sonuçlarının, Sağlık Bakanlığınca belirlenen formatta kemik iliği doku bilgi bankalarına iletilmesi zorunluluğu getirildi.

Yurt içi verici kaynaklarının taranması sonucu uygun verici bulunamaması veya uyumlu vericinin gönüllü onam formunu imzalamaması durumunda, yurt dışı verici kaynaklarının taranmasına da başlanabilecek. Bu süreçte, kemik iliği doku bilgi bankalarının fatura işlemleri için belirli işlem kodları tanımlandı. Birinci aşama işlemler için SUT eki EK-2/B listesindeki '705090' ve '705110' kodları, adres, doku tipi doğrulama, nakil merkezi ve hastanın durumunun teyidi, konsey kararının temini, verici ile görüşme ve onay alma işlemleri için ise '705100' ve '705120' kodları kullanılacak.

Kronik Pulmoner Yetmezlik ve Yurt Dışı Hasta Sevki

Tebliğin ikinci maddesi, 2.4.4.R numaralı maddede yer alan '(kronik pulmoner yetmezlik durumu hariç)' ibaresini daha net bir tanımla değiştiriyor. Yeni düzenlemeyle, ICD-10 kodu 'J95.3 Kronik pulmoner yetmezlik, cerrahi sonrası' olan hastaların bu kapsam dışında tutulacağı belirtiliyor. Bu değişiklik, söz konusu hasta grubunun geri ödeme kapsamının daha net çizilmesini sağlıyor.

Üçüncü madde ise sözleşmeli olmayan bir ülkeye hasta sevk edilmesi durumunda, bu durumun gerekçeleriyle birlikte sağlık kurulu raporunda belirtilmesi zorunluluğunu getiriyor. Bu düzenleme, yurt dışı tedavi süreçlerinde şeffaflığı artırmayı ve denetimi kolaylaştırmayı hedefliyor.

İlaç Kullanımında Güncellemeler

Tebliğin dördüncü maddesi, topikal antifungal ilaçların reçete edilme kurallarını yeniden düzenliyor. Aynı farmasötik form ve aynı etkin maddeye sahip topikal antifungallerin (jinekolojik antiinfektifler ve antiseptikler hariç) toplamda 6 aylık dozda kullanılabilecek sayıda kutu olacak şekilde ve bir reçetede en fazla 2 kutu yazılabileceği belirtiliyor. Belirtilen kutu sayısının üzerinde kullanım veya tedavinin 6 aydan uzun sürmesi gereken hallerde ise dermatoloji uzman hekimleri tarafından reçete düzenlenmesi ve 6 ay süreli uzman hekim raporu istenmesi şartı getiriliyor. Topikal jinekolojik antiinfektifler ve antiseptikler için de benzer kurallar belirlenirken, 6 aylık süre sonunda tedavi gereken durumlarda kadın hastalıkları ve doğum uzman hekimlerinin reçete yazabileceği ifade ediliyor.

Beşinci madde, bazı ilaçların reçete edilme yetkisini genişletiyor. 4.2.1.A numaralı alt maddede yer alan 'uzman hekimlerce' ibaresinden sonra 've aile hekimlerince' ibaresi ekleniyor. Bu değişiklikle, aile hekimlerinin de bazı ilaçları reçete edebilmesinin önü açılıyor. Ayrıca, 4.2.1.C-3 ve 4.2.1.C-5 numaralı alt maddelerde yer alan 'biri methotrexat olmak üzere en az 3 farklı hastalık modifiye edici antiromatizmal ilacı, en az üçer ay kullanmış olmasına veya' ibaresi yürürlükten kaldırılıyor. Bu değişiklik, romatizmal hastalıkların tedavisinde kullanılan bazı ilaçların geri ödeme koşullarını esnetiyor.

Nörolojik Hastalıklarda 1 Yıl Şartı

Altıncı madde, 4.2.8.A numaralı maddede yer alan '6 ay' ibarelerinden sonra '(nörolojik hastalıklarda 1 yıl)' ifadesini ekliyor. Bu düzenleme, nörolojik hastalıkların tedavisinde kullanılan bazı ilaçların geri ödeme süresini uzatıyor. Bu sayede, kronik nörolojik rahatsızlığı bulunan hastaların tedavi sürekliliğinin sağlanması hedefleniyor.

Yedinci madde ise 4.2.14.B numaralı maddede yer alan vinorelbin tartaratın oral formlarına ilişkin kullanım şartını yürürlükten kaldırıyor. Bu değişiklikle, oral vinorelbin kullanımında daha önce aranan 'kür protokolünde belirtilmesi ve tedaviye enjektabl form ile başlanması' şartı ortadan kalkıyor.

Onkolojik İlaçlarda Kapsam Genişliyor

Sekizinci madde, onkolojik ilaçların geri ödeme koşullarında önemli değişiklikler yapıyor. Kronik lenfositik lösemi (KLL) hastalarında kullanılan bazı ilaçların geri ödeme kapsamı genişletiliyor. Yeni düzenlemeyle, B-hücre reseptörü yolağı inhibitörü kullanmaya uygun olmayan veya bu inhibitörlere yanıt vermeyen, 17p delesyonu, TP53 mutasyonu, CD38 pozitifliği, ZAP70 pozitifliği veya immünoglobulin variable bölge mutasyonu yokluğu özelliklerinden herhangi birini taşıyan hastalarda monoterapi olarak kullanılan ilaçların bedelleri karşılanacak. Ayrıca, ikinci basamak ve daha ileri basamak tedavilerde, en az bir sıra tedavi almış (kemoimmünoterapi alan hastalarda en az 4 kür tedavi sonrası ve BTK inhibitörü tedavisi alan hastalarda gelişen tüm nükslerde) nüks gelişen relaps refrakter KLL tanılı hastalarda kullanılan ilaçlar da geri ödeme kapsamına alınıyor.

Tebliğin aynı maddesi, tiyotepa adlı ilacın kullanım koşullarını da düzenliyor. Tiyotepa, diğer kemoterapi ürünleri ile kombine olarak, erişkin ve pediatrik hematoloji hastalarında allojenik veya otolog hematopoetik progenitör hücre nakli (HPHN) öncesinde hazırlama rejiminde ve solid tümörlerin tedavisinde HPHN desteği ile birlikte yüksek doz kemoterapi uygun olduğunda kullanılabilecek. Bu ilacın bedeli, en az bir çocuk hematoloji-onkoloji uzman hekiminin veya erişkin hematoloji uzman hekiminin yer aldığı 6 aylık sağlık kurulu raporuna istinaden adı geçen hekimlerce reçete edilmesi halinde karşılanacak.

Girişimsel Radyoloji ve Diğer Düzenlemeler

Dokuzuncu madde, 4.2.15.D numaralı maddede yer alan 'kalp damar cerrahisi' ibarelerinden sonra 'girişimsel radyoloji işlemi yapan radyoloji, beyin ve sinir cerrahisi' ibarelerini ekliyor. Onuncu madde ise 4.2.24 numaralı maddede bazı ilaçların kullanım yaş sınırlarını güncelliyor. 4.2.24.A numaralı alt maddede yer alan 'yalnızca yetişkinlerde' ibaresi '12 yaş ve üzeri hastalarda' şeklinde değiştirilirken, 4.2.24.C numaralı alt maddede yer alan '12' ibaresi 'Sağlık Bakanlığı onaylı Kısa Ürün Bilgisinde yer alan yaş bilgileri kapsamında 6' şeklinde güncelleniyor.

On birinci madde, Hemofili B (konjenital faktör IX eksikliği) profilaksi tedavisinde kullanılan eftrenonakog alfa ilacının geri ödeme koşullarını belirliyor. Bu ilaç, 12 yaş altı hastalarda haftada bir 60 IU/kg, 12-18 yaş aralığındaki hastalarda ise haftada bir 50 IU/kg dozu aşmayacak şekilde kullanılması halinde bedeli SGK tarafından karşılanacak. On ikinci madde, 4.2.38 numaralı maddede yer alan 'hastalarda' ibarelerini 'tip 2 diyabet hastalarında' şeklinde değiştiriyor. On üçüncü madde ise 4.2.61 numaralı maddeyi yürürlükten kaldırıyor.

Son olarak, on dördüncü madde ile Tebliğ eki 'Hizmet Başı İşlem Puan Listesi (EK-2/B)' üzerinde düzenlemeler yapılıyor. Bu düzenlemeler, sağlık hizmeti sunucularının fatura işlemlerinde kullanacakları işlem kodlarını güncelliyor.

Bu kapsamlı tebliğ değişikliği, sağlık politikalarının dinamik yapısını yansıtıyor. Hastaların tedaviye erişimini kolaylaştırmayı, geri ödeme süreçlerini netleştirmeyi ve sağlık hizmetlerinin etkinliğini artırmayı hedefliyor. Özellikle kemik iliği nakli bekleyen hastalar ve kronik hastalığı olan bireyler için bu düzenlemeler büyük önem taşıyor.

Bu haber, 29 Ağustos 2026 tarihi itibarıyla Personelsaglik.NET yazarı CEREN YILDIZ tarafından derlenmiş ve aktarılmıştır.

Yapılan bu düzenlemeler, sağlık kurumlarının iş yükünü ve hasta takip süreçlerini doğrudan etkileyecek nitelikte. Özellikle aile hekimlerine tanınan yeni reçete yazma yetkisi, birinci basamak sağlık hizmetlerinin kapsamını genişletirken, bu durumun aile hekimlerinin iş yükünü artırabileceği de göz ardı edilmemeli. SGK'nın geri ödeme kapsamını genişletmesi, hastalar açısından olumlu bir gelişme olarak değerlendirilse de, sağlık çalışanlarının bu yeni düzenlemelere uyum sağlaması ve hastalarını doğru bilgilendirmesi büyük önem taşıyor. Bu tür kapsamlı değişikliklerin sağlık sisteminde beklenen iyileşmeyi sağlayabilmesi için, uygulama süreçlerinin dikkatle takip edilmesi ve sağlık çalışanlarının karşılaşabileceği zorluklara yönelik destek mekanizmalarının oluşturulması gerektiği açıktır.