Hukuk

Memuriyete Engel Ceza Yargıtay'da Kesinleştikten Sonra Bozulursa Göreve Son Verilemez

Danıştay İkinci Dairesi, mahkumiyet hükmü nedeniyle memuriyete şartın kaybedildiğinden bahisle memuriyete son verilebilmesi için, söz konusu mahkumiyet hükmünün kesinleşmiş olması gerektiğini belirtti.

Personelsaglik.NET yazarı Ceren Yıldız tarafından derlenmiş ve aktarılmıştır.

Danıştay İkinci Dairesi, mahkumiyet hükmü kesinleştikten sonra bozulursa, memuriyete son verilemeyeceğine hükmetti.

3. sınıf emniyet müdürü olarak görev yapan bir kamu görevlisi, 657 sayılı Kanun'un 48/5. maddesindeki memuriyete alınma şartlarını kaybettiği gerekçesiyle, aynı Kanun'un 98/b maddesi uyarınca görevine son verilmesine karşı dava açtı. İlk derece mahkemesi, Yargıtay'da kesinleşen mahkumiyet kararını yeterli bularak davayı reddetti. Mahkeme, davacının '1 yıl 5 ay 15 gün' hapis cezasına çarptırıldığını ve cezanın ertelenmiş olmasına rağmen, kasten işlenen bir suçtan dolayı bir yıldan uzun süreli hapis cezası ile mahkum olan kişinin memurluk şartını kaybettiğini belirtti.

Danıştay İkinci Dairesi ise bu kararı bozdu. Daire, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısının itirazı üzerine Yargıtay Ceza Dairesi kararı ile mahkumiyet hükmünün bozulduğunu, ardından mahkemece davacının beraatine karar verildiğini ve beraat kararının kesinleştiğini vurguladı. Bu nedenle, davacının memuriyetine son verilmesine ilişkin işlemin hukuka uygun olmadığına karar verildi.

Dava, 3. sınıf emniyet müdürü olan davacının, 657 sayılı Kanun'un 48/5. maddesindeki şartı kaybettiği gerekçesiyle görevine son verilmesine karşı açıldı. İlk derece mahkemesi, Yargıtay ... Ceza Dairesi tarafından onanarak kesinleşen mahkumiyet kararını esas alarak davayı reddetti. Ancak Danıştay, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazı üzerine Yargıtay ... Ceza Dairesinin, onama kararını kaldırarak mahkumiyet hükmünü bozduğunu ve yeniden yargılama sonucunda davacının beraat ettiğini belirtti. Beraat kararının 06/01/2023 tarihinde kesinleşmesiyle, davacının memuriyetine son verilmesi işleminin hukuka aykırı olduğu sonucuna varıldı.

657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 48. maddesinin A/5. fıkrası, kasten işlenen bir suçtan dolayı bir yıl veya daha fazla süreyle hapis cezasına mahkum olmamayı, memurluğa alınma şartı olarak düzenler. Aynı Kanun'un 98/b maddesi ise bu şartın kaybedilmesi halinde memurluğun sona ereceğini hükme bağlar. Danıştay, mahkumiyet hükmü nedeniyle bu şartın kaybedildiğinden bahisle memuriyete son verilebilmesi için, mahkumiyet hükmünün kesinleşmiş olması gerektiğini vurguladı. Ancak bu karar, kesinleşmiş bir hükmün daha sonra bozulması durumunda, memuriyete son verme işleminin geri alınamayacağını göstermektedir.

Danıştay İkinci Dairesi, 24/12/2025 tarihinde oybirliğiyle aldığı kararla, Bölge İdare Mahkemesi kararını bozdu ve dosyayı yeniden karar verilmek üzere ilgili mahkemeye gönderdi. Karar düzeltme yolu kapalı olan bu karar, memuriyete engel cezaların kesinleşmesi ve sonrasında bozulması durumunda, göreve son verme işlemlerinin hukuki dayanağını tartışmaya açtı.

Bu karar, sağlık çalışanları ve sağlık kurumları açısından da önemli bir emsal teşkil etmektedir. Özellikle, sağlık sektöründe görev yapan kamu personelinin, haksız yere mahkumiyet kararlarıyla karşılaşması durumunda, bu karar sayesinde mağduriyetlerinin giderilmesi mümkün olabilecektir. Ancak, sürecin uzunluğu ve yaşanan belirsizlikler, çalışanların psikolojik ve maddi açıdan olumsuz etkilenmesine neden olabilir. Bu nedenle, yargı süreçlerinin hızlandırılması ve çalışanların haklarının daha etkin korunması için düzenlemeler yapılması gerekmektedir.